Kumarbaz
6/10
·177 syf.··
2026 26. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 18:55
Kitabı okuduktan sonra araştırdım. Evet toplumsal mesajlar net ama bilindik. Hırs arzular.Aç gözlülük, Çıkar ve makam tutkusu... Araştırmam sonunda 25 günde yazılan bir kitap olduğunu anladım. SUÇ VE Ceza yı okuduktan sonra bu kitabı okumak insanın tokluk sofrasında aç kalması gibi. Bu sadelik te bir yazı DOSTAYEVSKİ olamaz dedirtiyor. Bana basit geldi. Ama kalemin ustalığı sayesinde okunur sayılır.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:29
"Azizim, benim bildiğim, kadının bağırıp çağıranından, düşüp bayılanından korkulmaz. Evde emniyet musluğu gibidir! Ufak bir şeyden işkillense ağzı açılır, kazan patlamadan toplanırsın. Kadının korkulusu ağzı açılmayandır!" (Sayfa: 201) Mendil Altında isimli kitap 25 kısa öyküden oluşuyor. Esendal, kendine has üslubu ile neredeyse konuşma dili gibi akıcı bir anlatım yapmış; abartıdan uzak, gözlemci bir bakış ve sıradan insanların günlük hayatlarından kesitler sunmuş. Yazar Ankara’nın, taşranın ve bürokrasinin küçük memurlarını, ailelerini, esnaflarını, emeklilerini ve gündelik dertlerini çok samimi ve ironik bir dille anlatıyor. Hikâyelerde büyük olaylar, dramatik çatışmalar pek yok; bunun yerine durum öyküsü diyebileceğimiz, Çehovvari kesitler hâkim. Bir memurun öğle tatilinde uyumaya çalışırken kurduğu hayaller, , aile içi ilişkiler, toplumsal değişim çabaları, basmakalıp fikirler ve kentleşme gibi konular işlenmiş. Esendal yargılamadan, alay etmeden ama ince bir mizahla insan zayıflıklarını, hayallerini, 'mış gibi' yapmalarını ve küçük mutluluklarını gösteriyor. Bu yüzden okurken hem gülüyor hem de, "tam da öyle" diye iç geçiriyorsunuz. Modern Türk öyküsünün 'durum öykücülüğü' geleneğini en güzel yansıtan kitaplardan biri diyebilirim. İyi okumalar.
Mendil AltındaMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 2012848 okunma
Reklam
Görmek
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:31
Görmek orijinal adıyla Ensaio sobre a Lucidez , kelime anlamı: Berraklık Üzerine Deneme, Nobel ödüllü Portekizli yazar José Saramago’nun 2004 yılında yazdığı politik bir kitaptır ve Körlük kitabının da devam niteliğindedir. 2006 yılında İngilizce diline çevrilmesiyle 25 dile de çevrilmiştir. Ülkede seçim yapılmaktadır ve sağanak yağmur nedeniyle kimsenin gelmediği görülür ve eşe dosta haber edilir. Akşamüstü saat 4 gibi hava açsa da çok az katılım olur bundan dolayı iki saat daha uzatırlar. Başbakan sonuçları açıkladığında yüzde 75’ten fazla beyaz oy çıkar yani boş oy atılmıştır. Bir hafta sonra yine seçime gidilir, bu olay bana 2015 yılında koalisyon kurulamadığından tekrar seçime gidilmesini hatırlatır, seçimde bu sefer % 83’ten fazla çıkar ve sağ/sol oyları yine güdük kalır. Hükümet halkın arasına ajanlar sokar ve beyaz oyun bulaşıcı olduğunu düşünür. Hatta hükümet başkenti değiştirmek ve emniyet güçlerini de çekmek ister. Kaos olması için metro istasyonuna bomba koyarlar iç işleri bakanının bundan haberi vardır ama belediye başkanı bunu hükümetin yapmasından şüphelenir ve onları suçlar. Hatta metronun karşısındaki parka ölenler için anıt yaparlar ve ölenlerin ailelerine yardımda bulunurlar. Dört yıl önce körlük hastalığı ile ilgili ilk kör olan Cumhurbaşkanına mektup yazar ve o da bunu başbakanla paylaşır. Karantinaya alındıklarında doktorun eşinin kör olmadığını ve kadının makasla cinayet işlediğini söyler. Ayrıntılı bilgi isterler adamdan o da 6 kişi ve bir köpeğin bulunduğu fotoğrafı verir. Kendi eski eşi de vardır ama artık onunla da görüşmediğini ifade eder. Günümüzde de demokrasi yolu tıkandığında yönetenlerin yargı eliyle kendi yerlerini korumak adına mutlak butlana sığındığını çok yakından gördük. İç işleri bakanı ve Komiser: deniz papağanı ve albatros kod
1000Kitap
GörmekJosé Saramago · Kırmızıkedi Yayınevi · 202422,9bin okunma
Acaba gerçekten ne kadar tanıyoruz birbirimizi?
Puan vermedi·456 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 13:20
Ahmet Ümit ile tanışma kitabımdı. Ne yazar hakkında bilgim vardı ne de kitap hakkında yorum okumuştum. Kitap fuarında kapağı dikkatimi çektiği için aldığım bu kitap "bir iki bölüm okur yatarım" diyerek başladığım sayfalarda saatlerce kaybolduğum oldu. En başından beri beni içine çekti diyebilirim. Hem dostluk, hem polisiye hem de Beyoğlu çok güzel anlatılmış. O yıllarda yaptığımız tek çılgınlık olan liseden kaçıp üniformalarla Beyoğlu'na sığındığımız o sokaklar 'o zamanki haliyle' çok iyi canlandı gözümde. Yenilen sakızlı muhallebi de fıstıklı çikolatanın da hala tadı damağımda. Son 25 sayfa.. Neredeyse cümleleri atlaya atlaya, heyecanla okudum. Ne büyük bir ters köşe.. Dostluk, ihanet ve geçmişin gölgesi üzerine etkileyici bir roman.
1000Kitap
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201932,9bin okunma
5/10
·224 syf.··
2026 94. kitabı
Bi hevesli hevesli, ballandıra ballandıra övülen kitaplardan biri daha. Bakalım övdükleri kadar var mı? Hikaye 2 adamın alkollü halde yasadışı av gezintisine çıkışıyla başlıyor. Bu adamları ben niye okuyorum? Orta yaş sendromuna girmiş, sapık tipleri andırıyor diye düşünürken pat 30 boş sayfa ile karşılaşıyorum üstelik yırtılmış. Tamamen baskı hatası. Neyseki okuyan arkadaşım var ve onu arayıp o arada neler olduğunu üç cümleyle bana anlatınca, 30 sayfanın sadece betimlemeden oluştuğunu anlıyoruz. Kayıp değilmiş. Derken sahneye arka kapağın vaat ettiği o şapşal gençler giriyor. Tuzaklarla dolu, kabuslarımla kapışır mekan düzeniyle hepsinin ruhuna Fatiha okuyoruz. Korktuk mu? Nayır. Sonra sahneye tüm bedeni korkunç derecede bozulmuş bir kadın giriyor. Ve bu kadın, o grupta hayatta bıraktığı tek kişiyi alıp götürüyor. Merak etmeyin yamyam değil. Rapunzel konseptine uyan şeyler yapıyor. Aslında orijinal Grimm masallarınınhiçbir versiyonu mutlu değil. Aksine hepsi korku doludur. Aslında yazarın yaptığı orijinaline uygun olarak yeni nesil uyarlama yapmak olmuş. Korkmadım, gerilmedim ama tiksindim. Hele o avcı... İğrenç şey. Sonuç: övdükleri kadar yok. Beğenmedim. O kanlı sahneleri okurken muffin yiyordum haberiniz olsun. Tiksinti oluşturmak amacıyla yazılmışsa doğru yolda. Saçma sapan da bitti zaten. İyice sinir oldum. Seri birbirinden bağımsız ama yine de okumayacağım. Bu arada +25 üzeri okusa daha iyi olur.
RapunzelLouis-Pier Sicard · Dokuz Yayınları · 2025227 okunma
Puan vermedi·639 syf.··
2026 42. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 21:33
“İnce Memede başladığımda 24 yaşındaydım. İnce Memed ise 21 yaşındaydı.ben ince memedin dördüncü kitabını bitirdiğimde ben 60 geçmiştim memed daha 25 yaşındayıdı” İnce Memed kitabı ne zaman görsem ya da sohbet arasında ismi geçse aklım her zaman Yaşar Kemal yukardaki sözleri geliyor. Hayatın bütün bir dönemini ince memedi yazmaya adamış bir adam betimlemeleriyle , anlatım tarzıyla kendine hayran bırak bir yazar diyebilirim. Özelikle Serinin ilk kitabında Çukurovayı anlatırken sadece gözlemlemez ; dokunur , koklar , hisseder , dinler. Görsel şölen sunar adeta … Bu seriye başlamadan önce bence Yaşar Kemal, Alain Bosquet yaptığı röportaj tadında Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor kitabını okumanınzı öneririm. kendi hayatından , sanat hayatından , yaşadığı zorluklardan bahsediyor. Kitabı önermemin sebebi ise kendi yaşam hikayesi , acıları , travmaları bu esere yansımıştır. Hatta serinin ikinci kitabından aklımdan kalan kısa bir kesitden örnek verirsem ; Memed uzun zaman sonra köyün gittiğinde Jandarmalara çatıştı gün sonrası kaçmayı başarmıştı. Yaşadıkları , düşündükleri onu çok üzülmüştü ;Dişleri kenetlemişti . Kitapta hatta orda “çok üzüldüğünde hep böyle olurdu” diyordu aklıma Yaşar Kemal’in çocuktan babasını camide öldürülmesinden sonra üzüntüden kekeme olması geldi . Aslında Memed bir yandan yaşar Kemal’in içindeki duygularını tercümanı. Bu sadece aklımdan kalan bir örnek yaşar Kemal’in gençliğinde arzuhalcilik yaptığı dönemede; okuma yazma bilmeyen , ağalar tarafından topraklarını ellerinden alınan köylüler, zülüme uğrayan insanları dinledi. Ağır işlerde çalıştı pamuk tatlarında ırgatlık yaptı...bunlar hepsi eserine yansıyor O yüzden yaşam hikayesi okumak eserini okumak kadar önemli olduğunu düşünmüyorum . Yaşar Kemal ince memede “mecbur insan romanı “ diyordu . Başkaldırmaya mecbur.
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
Reklam
Reklam