8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 02:30
SPOİLER İÇERİR! Birinci kural: Kurallara uy. Üçüncü kural: Babagoo her zaman haklıdır. Dördüncü kural: Sadece Babagoo'ya inan. Beşinci kural: Korkunç kulak ver. Altıncı kural: Hiçbir işaretin olmaması bir işaret olabilir Yedinci kural: Asla dolaba dokunma. Sekizinci kural: Binlerce gün Dışarda'n gelmesem bile beni aramaya gelme. Dokuzuncu kural: Açgöz gelince saklan. Onuncu kural: Ortalıkta başıboş dolaşma. On birinci kural: Şişen hayvanlardan uzak dur. On ikinci kural: Asla duvarın üzerine çıkma. On dördüncü kural: Günlük işleri tamamlamak gerekiyor. On beşinci kural: İçeri'yi onun bizi koruduğu gibi koru. On altıncı kural: Bıçağını unutma. Yirmi birinci kural: İçerideki hayvanlara asla zarar verme. Yirmi ikinci kural: Geceleri Yuva'dan çıkmak yok. Yirmi dördüncü kural: Yükseklere çıkma. Yirmi altıncı kural: Tuzakların görünmediğinden emin ol. Yirmi yedinci kural: Kakaları bırak ama onları aynı yere yığma. Yirmi sekizinci kural: Eğer bir Dışarılı seni görürse İçeri'den uzaklaş ve güvende olana kadar saklan. Yirmi dokuzuncu kural: Bir Dışarılı seni yakalarsa boğazını kes, üzerini çöplerle ört. Sonra mümkün olduğu kadar hızlı ve dikkatli bir şekilde İçeri'ye dön. Otuzuncu kural: Buzdolabının kapısını her zaman kapalı tut. Babagoo, Landfill’i Dışarı'daki tehlikelerinden korumak için sert kurallar koyuyor ve ona dışarısı hakkında korkutucu hikayeler anlatıyor. Ancak Landfill büyüdükçe, her çocuk gibi sınırların ötesini merak etmeye, Babagoo’nun otoritesini ve "İçeri'yi ve bizi korumak için söylenen yalanları" sorgulamaya başlıyor. ... Modern dünya bize sürekli tüketmeyi ve eskiyen her şeyi arkamıza bakmadan fırlatıp atmayı öğretiyor. Peki, bizim "çöp" deyip geçtiğimiz o atıklar, bir başkasının tüm evreni olsaydı? Darren Simpson, Çöpçüler romanında tam olarak bu sorunun
ÇöpçülerDarren Simpson · Genç Timaş Yayınları · 2020676 okunma
10/10
·256 syf.··
2026 39. kitabı
Herkese merhabalar :) Eğer beni tiktokta da desteklemek isterseniz hesabım: @bookswithemir tw:yamyamlık KİTAP KORKUNÇ İYİYDİ GERÇEKTEN!! Yani bu kadar iğrenç korkunç bir konunun bu kadar iyi bir şekilde ve bu kadar güzel bir plow twist ile yazılabileceğini asla tahmin edemezdim. Bana kalırsa 2025 Goodreads Yılın En İyi Korku Romanı olmalıydı sadece aday olarak yetinmemeliydi... Yalnızca ben temelinde psikolojiye biraz daha dayanabileceğini düşünerek okudum fakat bu olduğu haliyle bile yeterince keyifli ve korkunçtu. Sadece bazı sahnelerde tekrara düşüyordu o yüzden belki neredeyse 260 sayfa değil de 200 sayfa da olsa olurdu ama bölümler çok kısa olduğu için o tekrar bile gözüme hiç batmadı çok iyiydi be!!
KuzuLucy Rose · İthaki Yayınları · 202624 okunma
Reklam
Ben Bir Kılıçsam Camdan Yapılmışım
10/10
·456 syf.··
2026 24. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 22:11
Dediğim gibi ikinci kitapta toparladı,yani hâlâ bazı eksikler var ama ilk kitap kadar fazla değil.İkinci kitabı çok ama çok sevdim,gerek alıntıları gerek karakterleri ile mükemmel bir kitaptı.Sanırım benim için serinin en sevdiğim kitabı olacak ama emin konuşmayayım.Yine de sayfa 260'a kadar içim çıktı.Çok ama çok sıkıcıydı yani nasıl tahammül ettiğimden emin değilim. Bu seriyi sırtlanan tek karakter Julian heralde çünkü diğerleri gereksiz bir atışma içinde.Hayır hep bir laf hep bir kavga.Ayrıca kitap yine romantizm açısından çok ama çok düşüktü,yani duyguları falan anlayamaz oldum.Bakın kesinlikle romantizm düşkünü biri değilim ama kitapta lafı geçen bir şeyi de görmek isterim. Her neyse Mare yine harika bir kızdı,yani biraz deli ama napayım seviyorum delileri.Çok fazla karakter çatışması var kızda,yani bu yazarın hatası mı yoksa bunu mu yazmak istedi anlayamadım.Hataysa da güzel olmuş,yani bipolar ben için güzel.Deli deliyi dakikada buluyor,sizi bilemem.Sever misiniz,sevmez misiniz. Kitapta distopya,isyan,ayaklanma ruhu çok iyi verilmiş.Yani ciddi ciddi "Bu ne biçim düzen be?!" diye sövebilirsiniz.O kadar iyi yansıtılmış ki sınıf ayrımı kendinizi orada o hengamede hissediyorsunuz.Aşağılanıyorsunuz yani. Mare çok değişti bu arada yani o kız değil,Julian olmasa ölüp giderdi herhalde.Julian'ı seviyorum ben ya.Çok zeki,anlayışlı yani bu adam mükemmel bir devrim yapar.Herkese Julian lazım."Her eve bir suç kralı"der gibi oldum.Bilen bilir.Beyaz Leke'den.Ben de her şeyi okumuşum ya. Durun konudan sapmayayım Julian önemli.Yani böyle tam uzun yolda yan yana oturulacak kişi.Uzun yol yolculuklarını bilenler bilir.Julian harika biri ya.Satırlarca anlatabilirim bu adamı. Kısa kesiyorum güzeldi,beğendim.Bayıldım...
Cam KılıçVictoria Aveyard · Pegasus Yayınları · 20162,018 okunma
Puan vermedi
Bazı kitaplar sadece okunmuyor… insanın içine oturuyor.Bu kitap bittiğinde resmen yüreğime bir öküz oturdu.Toplam 260 sayfa boyunca defalarca durup derin nefes almak zorunda kaldım. Sayfalar arasında dakikalarca bekledim; okuduklarımı sindirebilmek için… Bazı bölümlerde ise sadece ağladım. İsyan ederek, içim parçalanarak… Cinsel, fiziksel ve duygusal istismara uğramış insanların yaşadıklarını kendi ağızlarından okumak insanın dünyaya bakışını değiştiriyor. Bir çocuğu büyütürken mahremiyet eğitimini ona aktarabilmenin ne kadar önemli olduğunu bilmeliyiz. Bazı insanların ebeveyn olmaması gerek,Hatta bazı insanların hiç var olmaması gerek.. LütfenTüm ebeveynler ve ebeveyn adayları bu kitabı okusun. Çünkü bazı gerçekleri görmek can yaksa da görmezden gelmek daha büyük yaralar açıyor.
Susma! Konuş ÇocukDilek Cesur · Yediveren Yayınları · 2019379 okunma
Puan vermedi·136 syf.·
2026 332. kitabı
Ziya Gökalp kimdir? Türk yazar, sosyolog, şair ve siyasetçidir. Meclis-i Mebûsanda ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekilliği yapmıştır. "Türkçülüğün babası" olarak da anılır. Ziya Gökalp ’in Kürtlere ilişkin düşüncelerini eleştirel bir yaklaşımla incelemek ve yaşamının az bilinen veya bilinmeyen yönlerini aydınlatmaktır. Bu nedenle, Ziya Gökalp’in tüm yaşamını ve düşüncelerini ele almak bu incelemenin sınır ve amacını aşmaktadır. Hem Türkiye’de hem de değişik ülkelerde, bir bütün olarak onun düşüncelerini ve yaşamını ele alan bir dizi çalışma bulunmaktadır. Tüm bu çalışmalara rağmen, Ziya Gökalp’in Kürt kimliği ve Kürtler üzerindeki düşüncelerini bir bütün olarak inceleyen kapsamlı bir çalışma, bildiğimiz kadarıyla henüz kaleme alınmadı. Kendi Türkçü taraftarları açısından “nazik”, Kürtlerin de “gereksiz” gördükleri bu konunun incelenmesi bizce önemlidir. Bu çalışmanın Kürt tarihinin bilinmeyen bir sayfasına ışık tutacağı kanısındayım. - Rohat Alakom söylemiyle bitirelim kıtabımızi Ziya Gökalp'in Büyük Çilesi Kürtler
Araştırma-İnceleme Tarih
Ziya Gökalp'in Büyük Çilesi KürtlerRohat Alakom · Avesta Yayınları · 201816 okunma
- Bir Yürüyüş Hikayesi -
8/10
·500 syf.·
2026 38. kitabı
Neydi ev sahiden? Yeri geldiğinde tren kompartımanlarını, gemi kamaralarını, sokak banklarını, kaplumbağaların kabuklarını, ihtiyarların hatıralarını, çocukların umutlarını yuva yapan neydi? Sığındığımız yer miydi yuva? Gittiğimiz mi, terk ettiğimiz mi, döndüğümüz mü yoksa? ” (s.260) ~~~~~~~~~~ Nermin Yıldırım’ın Ev romanı, alıntıdaki sorulara cevap arayan bir karakterin hem fiziksel hem de iç dünyasında yolculuğa çıkmasını anlatıyor. Uzun süredir, geçmişten beri taşıdığı yükleri, aile travmaları ve aidiyet duygusuyla mücadele eden Seher, bir gün yürüyerek bir yolculuğa çıkmaya karar veriyor. Gitmeyi hedeflediği yer ise, eskiden dünyanın sonu olduğu inanılan, Santiago yolu sonunda okyanus kıyısında bulunan Finisterra adlı bir kasabadır. Tek başına gitmeyi düşünmesine rağmen bu yolculuğu ağzından kaçırarak en yakın arkadaşı Ogo'ya söylemiş bulunuyor. Bunun üzerine, Seher istemese de belli bir noktaya kadar eşlik etmek üzere yolculuğa Ogo da katılıyor. Roman, Seher'in anıları ve bastırılmış duyguları, suskunluklarının bir bir çözülmesi üzerinden ilerliyor. Yazar, bunu yolculukla eş zamanlı olarak yer verdiği psikoloji seanslarıyla yürütüyor. Yürüyüşlerde Ogo dışında, rota üzerinde karşılaştıkları farklı milletlerden de insanlarla olan iletişim ve yaşananların yanında, bolca geçen diyalogların sonunda birden seanslara geçiş yapılıyor. İlk başta bu, kopuk bir anlatım gibi görünse de, seanslara geçiş Seher'in yürüyüş esnasında iç dünyasında olanları anlamlandırmak için oldukça tamamlayıcı görünüyor. Yazarın çoğu kez son diyalogdaki kelimeyi seanstaki başlangıç cümlesinin ilk kelimesi olarak kullandığı bir geçiş bağlantısını tercih etmesi dikkatimi çekti; bu aslında kopukluk hissini azaltırken, aynı zamanda karakteri analiz etmek için bir olanak sağlıyor. Çünkü yürüyüş
Edebiyat
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,8bin okunma
Reklam
Reklam