Bakara,273
Bilmeyenlere karşı gösterdikleri tokluktan ötürü onları zengin sanırlar Şair de şöyle der; Hür kimsenin elinde varlığı yok olsa bir gün, değil eksiklik bu sakın Asıl kusur odur ki, insanlık iyiliklerden sıyrılıp çıksın, unutma bunu sakın.
Sayfa 73·Kitabı okudu
Bakara 3
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ ف۪يهِ وَلَا خُلَّةٌ وَلَا شَفَاعَةٌۜ وَالْكَافِرُونَ هُمُ الظَّالِمُونَ Ey inananlar, ne alışverişin, ne dostluğun ve ne de şefaatin olmadığı gün gelmezden önce, size verdiğimiz rızıktan (Allah için) harcayın. Kafirler, zalimlerin ta kendileridir. 254 اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ Allah, ki O’ndan başka tanrı yoktur, daima diri ve yaratıklarını koruyup yöneticidir. Kendisini ne bir uyuklama, ne de uyku tutmaz. Göklerde ve yerde olanların hepsi O’nundur. O’nun izni olmadan kendisinin katında kim şefaat edebilir? Onların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. O’nun ilminden, ancak kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun Kürsüsü, gökleri ve yeri kaplamıştır (O yüce padişah, göklere, yere, bütün kainata hükmetmektedir). Onları koru(yup gözet)mek, kendisine ağır gelmez. O yücedir, büyüktür. 255 لَٓا اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۗ لَا انْفِصَامَ لَهَاۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ Dinde zorlama yoktur. Doğruluk, sapıklıktan seçilip belli olmuştur. Kim tağut (şeytan)ı inkar edip Allah’a inanırsa, muhakkak ki o, kopmayan, sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah işitendir, bilendir. 256 اَللّٰهُ وَلِيُّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۙ يُخْرِجُهُمْ مِنَ
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bakara Sûresi 273. Ayet
Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna adamış olan fakirlere veriniz. Onlar yeryüzünde gezip dolaşmaya güç yetiremezler. Utangaç olduklarından dolayı, bilmeyenler, onları zengin sanırlar. Oysa sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük yapıp kimseden birşey de isteyemezler. Ne türden bir iyilik yaparsanız, şüphe yok ki, Allah onu bilir.
Alıntı
“(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için), bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler.” (Bakara 2/273)
Sayfa 524·Kitabı okuyor
Alıntı
Bu ilim muhakkak ki üstün bir ilimdir. Bunun üstünlüğü ve meşruluğu, Kitap (Kur'an-ı Kerim), Sünnet (Hadisler) ve akıl ile de sabittir. Kur'an-ı Kerim, "Bunda 'mütevessimin' (bir şeyi işaretlerinden anlayıp kavrayanlar) için ibretler vardır." (Hicr, 15) "(Sadakaya muhtaç olup da istemekten çekinenleri) siz yüzlerinden tanırsınız." (Bakara, 273) "Yüzlerinde secde ettiklerine dair belirtiler vardır." (Fetih, 29) ayetleriyle, akıl sahiplerinin dikkatlerini bu konuya çeker. Firase'nin Sünnet'te de yeri vardır. Peygamberimizin (sav), "Mümin Allah'ın nuruyla bakar, onun ferasetinden (işaretlerden hareketle içinizi anlama-sından) korkun." hadisiyle "Eğer bu toplum içerisinde bir 'muhdes' (yenilikçi, reformcu) varsa o da Ömer'dir." hadisi bu konuya parmak basar. Fahreddin El-Razî,Kitabu'l-Firase
Sayfa 40·Kitabı okuyor
Alıntı
Hristiyanlar ve yahudiler'de bu emirler yktur. ELHAMDÜLİLLAH
"Beş şey fıtrattandır: Bıyıkları kısaltmak, tırnakları kesmek, etek tıraşı olmak, koltuk altı kıllarını almak ve misvak kullanmak." ( Buhârî, Libâs 63, 64; Müslim, Tahâre 49, 50; Ebû Davud, Tereccül 16; Tirmizî, Edeb 14; Nesâğ Tahâret 10, 11, Zînet ı, 55; ibn Mâce, Tahâret 8; Ahmed b. Hanbeı, 11, 229, 239, 283, 410, 5 89; Abdürrezzâk, el-Musannef, XI, 174; Humeydî, Müsned, II, 418; İbn Ebû Şeybe, el-Musanneİ ı, 178, V, 317; Ebû Ya'lâ, Müsned, X, 273; Tahâvî, şerhli meâni '1-âsâr, IV, 229; ibn Sahîh, XII, 291, 292, 293.)
Din