Fark ettiniz mi bilmiyorum aldatma ne kadar çok filmde, dizide ve kitapta var. Sadece bu kadar da değil, insanların anlattığı yaşanmış hikayeler de aldatma dolu. Sonuçta bu kitaplar diziler yetişkinler için kötü unsurlar olacak farkındayım ama bu kadar çok olması dikkatimi çekmeye başladı artık. Mesela bu kitapta 3 hikaye var hepsinde aldatma var ve aldatılan kişinin yaşadığı kötü duygular hiç işlenmiyor. Sanki normal bir olay gibi geçiliyor. Bu durum Ahmet Ümit’in Sis ve Gece kitabında da vardı.
Özellikle son dönemde dizilerden aldatma olmayan dizi yok nerdeyse. Yaşım çok büyük değil o yüzden geçmişle pek kıyas yapamayacağım, hep böyle miydi sonradan mı oldu bilmiyorum.
Uçurtma avcısı ve Bin muhteşem güneş kitaplarından sonra okuduğum 3. kitabı ve diğer eserlerine kıyasla daha kötü yazılmış. İlk okumaya başladığım zaman beni içine çekmiş ve akıcı ilerlemişti. Ancak okumaya devam ettikçe olaylar koptu ve sıkıcı gelmeye başladı.
Kitap, yoksulluk içinde ve eşini kaybetmiş bir babanın kızı Peri’yi satmasıyla başlıyor. Ölen eşinden Abdullah ve Peri adında iki çocuğu var ve baba başka bir kadınla evleniyor. Peri’yi sattıktan sonraki süreçte Abdullah’la Peri’nin ayrılığı içimizi burkuyor. Başlarda beni hemen içine çekse de sonrasında farklı karakterler araya giriyor ve kopukluk oluyor. Biraz daha Abdullah’tan bahsedilmesi ve daha güzel bir son olmasını isterdim.
Hikayemizi iki ölmüş ruh anlatıyor, iki ayrı yerinden .. Daha doğrusu biri ölmüş ama ruhu o konakta sıkışıp kalmış diğeri ise ölümüne saatler kalmış aşık bir Derviş …
Bu hikayede hayata dair her şey vardı aşk , acı , terkedilme , hâyâl kırıklığı , ölüm , yas , hastalık , günah yani insana ait olan her şey …
Anneleri de öldükten sonra “uğursuz” Canfeda Konağında 3 kardeş bir araya geliyor aslında 4 çünkü yıllar önce intihar etmiş Halide’nin ruhu da orada . Dışarıda kıyamet kopuyor o geceyi evde geçirmek zorunda kalınca geçmişin tozlu sayfaları açılıyor herkes eski mutsuz anılarını bu konağın ,annelerinin , onları bırakıp giden babalarının kendi ruhunda açtığı yarayı sonra hayata nasıl tutunmaya çalışıp farklı hatalar yaptıklarını sırası ile anlatıyorlar .
Bir yandan da Derviş Ali var iftiraya uğrayıp idama mahkum edilen ve aslında bunu geçmişteki bir günahından dolayı hakettiğini düşünen …Ve deli gibi sevdiği HANDAN’ı …
Hikayenin sonunda bu iki ruhun ortak noktaları , benzer ölümleri Handan’ın aslında kim olduğu ve asil sandıkları soylarının aslında kime dayandığı ortaya çıkıyor . Sürükleyiciydi ve dili de gayet sadeydi okurken hiç sıkılmadım . İnsanoğlunun aynı anda hem masum hem suçlu olabileceği ne yaparsan yap her şeyi doğru yapmanın mümkün olmadığı güzel işlenmişti . Kitabın sonunda sanki ben de o Canfeda konağının içinde gezdim tüm karakterlere ayrı ayrı üzülüp veda edip çıktım….
Okuyun
İnsanların Zweig'ın kitaplarını hevesle okumasına ve beğeniyle karşılamalarına hep özenmişimdir; ama bu hissi şu ana kadar okuduğum hiçbir kitabında da yaşayamamışımdır (ki bu okuduğum 3.
Yani 1930 lu yıllarda yazılmış kısa kısa öyküler anlatımın üstünden yaklaşık 100 yıl geçince dili anlamak çok zor oldu, 3 günde zorla bitirebldim ve galiba bir şey anlayamadım
SemaverSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 202515,2bin okunma
Herkese Merhaba <3
Bugün çok severek okuduğum Momo’nun yorumuyla geldim. <3
Konusundan kısaca bahsetmem gerekirse;
Momo adında kimsesiz küçük bir kız, bir kentteki tiyatro harabelerine yerleşir. Zamanla bu kentteki tüm insanlarla dost olur.
Momo insanları dinlemesiyle kısa sürede çevrede nam salar. Hatta ‘sen bugün Momo’ya bir uğra’ diye kalıplaşmış bir cümle gezer tüm insanların dilinde. Genç, yaşlı, çocuk demeden herkesle dost olur Momo ve onları can kulağı ile dinler.
Bir zaman sonra tüm yetişkinler Momo’yu görmeye gelmez olur. Hiç kimsenin onunla konuşacak zamanı kalmamıştır. Buna sebep olanlar ise zaman tasarruf şirketinde çalışan duman adamlardır. Duman adamlar insanlardan çaldıkları zamanla hayat bulurlar.
Duman adamları durduracak tek kişi ise koca yürekli küçük kız Momo’dur. Momo ve geleceği görebilen küçük kaplumbağası zamanı tekrar insanlara ulaştırabilmek için duman adamlarla bir savaşa girerler.
Peki Momo zamanı ve dostlarını kurtarabilecek midir?
Çok severek okuduğum bir kitap oldu. Yaz aylarında okuma hevesimiz kışa göre daha az oluyor. İşte tam bu aylarda keyifle okunabilecek soluksuz bir macera…
Tüm okurlara kesinlikle tavsiye ederim.
OKUYUN OKUTUN
Kitapla Kalın
Sevgiler <3