Puan vermedi·352 syf.·
2026 424. kitabı
Yahudiler ;1376'da Macaristan'dan, 1394'te Fransa'dan, 1420'de Venedik'ten ve 1470'te Bavyera'dan kovuldular, her defasında çözümü Osmanlı'ya sığınmakta buldular." Atakan Büyükdağ Tarih severler,yine Almanya Hitler ve onun doneminden yansıyanlari okuduk Kavgamız Avrupa’dan göçen Yahudi bilimadamlarının Amerika’yı tercih etmesinin ardında yatan asıl sebep neydi? Almanya’nın tarihi hiperenflasyon döneminde neler yaşandı, Hitler bu dönemi nasıl avantaja dönüştürdü? Yahudiler neden bir anda istenmeyen ırk haline geldiler? I. Dünya Savaşı’ndan sonra Macaristan’da yaşanan kızıl terörle Yahudilerin nasıl bir bağlantısı vardı? Almanya’da Hitler’i başa getiren iç karışıklıklara kimler, nasıl sebep oldular? Hitler’den önceki geçiş kabineleri nasıl engellendi? Albert Einstein’ı Almanya’dan kaçmaya zorlayan nedenler nelerdi? Einstein nasıl bir anda kendisini antisemitizmin hedefinde buldu? II. Dünya Savaşı süresince Hitler’i yenilmez kılan etkenler nelerdi, Hitler II. Dünya Savaşı’nın ilk yıllarında nasıl bu kadar hızlı ilerledi? Atom bombası adım adım nasıl ve neden keşfedildi? Yahudi bilimadamları Hitler’den intikam almak için neleri göze alabileceklerdi? Albert Einstein’ın Türkiye’ye göndermek istediği 40 Yahudi bilimadamının amacı neydi, İsmet İnönü Einstein’ın bu teklifini neden reddetti? • Türkiye’deki eğitim reformu nasıl gelişti? Atatürk, II. Abdülhamit’in yeniden açtığı Darülfünun’u neden kapattı ve İstanbul Üniversitesi neden kuruldu? Kimileri bu kavganın sonunu bilerek şeytanla anlaşma imzaladı, kimileri ise can havliyle sığındığı limanda kendisini azgın dalgalara teslim etti. Birçoğu daha sonradan pişmanlık duyacaktı ama iş işten çoktan geçmiş, koca bir millet can vermiş olacaktı. Kavgamız
Araştırma-İnceleme Siyaset-Politika Tarih
KavgamızAtakan Büyükdağ · Destek Yayınları · 2017790 okunma
Puan vermedi·1464 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 01:32
"Bunu sonra düşüneceğim." dediğiniz tüm sorumluluklarınızı yüklenin efendim, Scarlet ile geldim. O ki,düşünmeyi ertelediği her fişkuyu yemekten geri durmayan bir cüretkâr. Amerikan iç savaşının olduğu 1860lı yıllar. Ve sonrasındaki yeniden yapılanma dönemleri. Savaş ile beraber rüzgâr gibi geçip giden yaşamları okuyoruz. Büyüme hikâyesi de, ihtiras da, tarihsel arkaplan da, aidiyet de, yeniden diriliş de... Çok katmanlı ve uzun soluklu bir okuma oldu benim için. Nisan sonundan beri okumaktayım,4.cildi bitirip geldim. Sayfalar boyunca Scarlet O'Hara karakterine çemkire çemkire ilerledim, yalan söylemeyeyim çok eğlendim. Uç ve deli karakterlerin,yararcı ve çıkarcıların nasıl doğal seleksiyonu halay çeke çeke geçtiklerini gözlemledim. Scarlet'in kölelik kavramı konusundaki değişen tutumlarına şaşıracaktım ki... İlerleyen kısımda bu kızın zaten ahlaki ve ideolojik bir derinliği olmadığını görünce,çok da şeyetmedim. Amaaaa, yazarın Rhet'in konuşmalarına ekstraa özendiği gözümden kaçmadı. Lafı gediğine oturtmalar adama kahkaha attırıyor. Canım Rhett. Kvothe ardından yeni aşkımsın. 4 cilt daha olsa okurdum. Kapra Yayınları'nın yazım hataları canımı sıkmaz derseniz tavsiyemdir. Başka basımı yok diye biliyorum şuan. .
Rüzgâr Gibi Geçti (4 Cilt Takım)Margaret Mitchell · Kapra Yayıncılık · 20213,134 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yapma Ophelia öleceksin…
Puan vermedi
400 yıl önce yazılmış dizelerin bugün bize hala bir şeyler söyleyebilmesi ne acayip. O günden beri aklımdaydı başta Hamlet olmak üzere,Shakespeare külliyatını daha önce okuduklarım da dahil olarak baştan bir hatmetmek. 400 yıl önce yazılmış şeyler bugün hala bunca geçerliyse, bana zamanında anladığımın ötesinde yeni bir şeyler söyleyecekleri de kesin.
Kitap Alıntısı
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,4bin okunma
Yaşamla Ölüm Arasındaki Çizgide
Puan vermedi
İçimdeki soğuk iklim ve hayatta kalma mücadelesi sevgisi bu kitapla tekrar canlandı. Gerek Kanada'nın, insanın serap görmesine neden olacak kadar soğuk olan havası gerek Jack London'ın yazdığı her satırda kendi deneyim ve duygularını katması hikayeyi yaşamamı ve içimin ısınmasını sağladı. İnsanın ölmemek için verdiği uğraş, hayatta kalma içgüdüsü her zaman ilginç gelmiştir. Ahiret inancına sahip insanlar bile en ufak tehditte yaşamla ölüm arasındaki o çizgiden koşarak uzaklaşmaya çalışıyor. Ölümü merak ettiğim kadar ölümün kenarından geçip hayatta kalma içgüdüsünü dibine kadar yaşadıktan sonra hayata bakış açımın ne denli değişebileceğini de merak ediyorum. Neyse kitaba geçelim :D Kitap kısaca hayatta kalma hikayelerinden oluşuyor. Yazarımız da bu deneyimleri yaşadığı için okurken iliğine kadar hissediyor insan. Doğada zorlu şartlarda yaşamakla ilgili konuları ve soğuk iklimi seviyorsanız tam sizlik bir kitap.
1000Kitap
Ateş YakmakJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202516,2bin okunma
Kasvetsiz Bir Kıyamet
9/10
·72 syf.··
2022 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2022 00:00
2072 yılında geçen hikayemiz; 2010'lu yıllarda çıkan büyük bir salgının tüm medeniyeti yıkmasının ardından, hayatta kalan insanların geçmişe dönük olarak salgını anlatmasını ve o apokaliptik dünyadaki yaşam biçimlerini ele alıyor. Kitap; toplumun tabulaştırdığı, sarsılmaz gerçeklermiş gibi kabullendiği hiyerarşi tarzı olgulara çok hoş göndermelerde bulunuyor. Jack London'ın evrime olan sevgisini, hayvanlar üzerinden yaptığı ufak değinmelerle yine hissediyoruz. Ve yine bir Jack London klasiği olarak zengin-fakir ayrımına güzel eleştiriler var; işçi Jack, köylü Jack, köylünün dostu, köylünün başkanı Jack :D Bence keyifli çıtır çerez bir kitap. Al, bir saatte bitir çok düşünme. Gerilmene de gerek yok, apokaliptik olmasına rağmen kasvetli bir ortam sunmuyor. Keşke daha uzun olsaydı; post-apokaliptik türünde olması eseri daha da keyifle okutuyor.
1000Kitap
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
•PİNBALL 1973•
7/10
·144 syf.··
2026 178. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:02
• KONUSU:Haruki Murakami’nin bu melankolik erken dönem romanı, 1970'lerin Tokyo'sunda geçmişin ve kayıpların gölgesinde yaşayan adsız bir anlatıcı ile dostu "Fare"nin, gençliğin masumiyetini ve takıntılı anılarını üç kollu eski bir langırt (*pinball*) makinesinin izini sürerek aradığı, caz tınılarıyla örülü gerçeküstü ve buruk bir yalnızlık hikayesidir. Haruki Murakami YORUMUM: 3 veya 4 kitaplık bir serinin, 2. kitabı. Yinede, kitapları bağımsız olarak da okumak mümkünmuş, ancak karakterlerin gelişimini ve hikayenin melankolik atmosferini tam yakalamak için sırayla okunması tavsiye edilirmiş. Ben seri olmadığını bilerekten bunu okudum. Zaten ince olan bir seriyi, en başından okurdum, ama... Neyse. Kitaba gelicek olursak, ben tam olarak ne anlattığını çözemedim. Pek anlamadığım bir eser oldu, o yüzden kötüdür, iyidir diye yorum yapamıycam. Belkide sırasına göre okumadığım için böyle oldu :/ Kitabı 50.sayfalara doğru biraz biraz anlamaya başladım. İkizler diye denilen karakterler var mesela, onların ne olduğunu çözemedim ve geminiye gidip sorunca anladım. İşte, karakterlerin hayat hikayesini okuyoruz tarzında birşey. Kitaba adını veren şeyide sonrada görüyoruz. Gerçek hayattaki bazı şeylerin adı geçiyor, bu yönden de biraz anlayamadım. Ne diyim ki. Her kitabı anlıycaz ve sevicez diye birşey yok. Birgünü tekrar okursam eğer, bağımsız bile olsa seriye en baştan başlarım.
1000Kitap
Pinball 1973Haruki Murakami · Doğan Kitap · 20201,552 okunma