Yapma Ophelia öleceksin…
Puan vermedi
400 yıl önce yazılmış dizelerin bugün bize hala bir şeyler söyleyebilmesi ne acayip. O günden beri aklımdaydı başta Hamlet olmak üzere,Shakespeare külliyatını daha önce okuduklarım da dahil olarak baştan bir hatmetmek. 400 yıl önce yazılmış şeyler bugün hala bunca geçerliyse, bana zamanında anladığımın ötesinde yeni bir şeyler söyleyecekleri de kesin.
Kitap Alıntısı
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,4bin okunma
Puan vermedi·1216 syf.··
2019 28. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2019 00:00
"Bütün iyi seçenekler elinden alınırsa ne yaparsın?" Herkese merhaba... Geçen ay sonu başlayıp yetiştiremediğim, hem #kingokuyoruz, hem de Okuyan kadinlar kulubu nün #birharfbirkitap ve #herayinbiribiryayinevi etkinliklerinin ortak kitabı olan #mahşer le geldim. "yaşasın sonunda okuyorum" ruh haliyle başladığım, "adam yine yazmış arkadaş" diye devam ettiğim, "yahu öldürmek için mi adamı elli sayfa anlattın aşkolsun" diyerek kızdığım, "ne okuyordum ben, konu ne ara buraya geldi" diye şaşırdığım, "yok artık" diyerek bitirdiğim bir okuma oldu :) umarım anlatabilmişimdir :) Kısacası Stephen King işte... kitabın başı ve sondan az önceleri daha bir heyecanlıydı sanki. Bu kadar ne yazmış? diyenlere şunu söyleyebilirim, tek bir kurgu okumuyorsunuz. King 'olay bu kadar hadi dağılın' dememiş, başıyla sonunu arasında farklı olaylara geçiş yapmış ve bunu karakterlerle çok güzel bağlamış. İlk basımında yayınevinin önerisiyle üretim maliyeti sebebiyle 400 sayfalık bir kesintiye maruz kalmış kitap. Elimdeki tam metin hali 1080 sayfa. Ustayla ortak görüşümüz: filmlerin fantastik eserler üzerinde tuhaf bir şekilde örseleyici etkisi olması. Siz ne düşünüyorsunuz bilmem. Birleşik Devletlerin imzaladığı biyolojik ve kimyasal silahlar karşıdı anlaşmayı ihlal eden bir hükümet tarafından başkalaştırılmış bir virüs, kaçmaya çalışan bir görevli tarafından yayılıyor. Sözü edilen antijen virüsün çaresi yok. Çünkü insan bedeni, sürekli değişen antijen virüsü durdurmaya yetecek miktarda antikor üretemiyor. Doğru antikor her üretildiğinde virüs başka bir şekle bürünüyor. Bu yüzden aşı üretilmesi imkansız hale geliyor. Nüfusun büyük bölümü yok okurken kalanlar binlerce km yol katederek ortak bir yerde toplanıp yeniden yapılanmaya başlıyorlar. Konunun kabası bu. Ortak yeri nasıl biliyorlar?
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20243,928 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·352 syf.··
2026 67. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:30
Fransa'nın ilk resmi devr-i âlem seferi ve Louis - Antoine de Bougainville 1766 yılında Bougainville liderliğinde biri tedarikçi olmak üzere iki gemi ve her türden bilimsel ataştırmacıların da yer aldığı 400 kişilik mürettebatıyla Brest kentinden Atlas Okyanusu'na açılırlar. Hiç bir yere uğramadan İspanyollar ve Portekizliler tarafından paylaşılmış Güney Amerika'ya varırlar ama zamanlama kötüdür. Bölge siyasi karışıklıklar içindedir ve bu sebebten ekip Rio De Janeiro, Montevideo ve Buenos Aires arasında mekik dokumak durumunda kalırlar. Bu arada ilk görev olan Falkland Adaları ya da o zamanki adıyla Malvinas'ın İspanyollara teslimini de gerçekleştirilmiş olurlar. Bugün dahi İngiltere ile Arjantin arasında tartışma konusu olan bu ada grubu bu dönemde Fransızların elindeymiş ve başarısız bir kolonileştirme girişimleri de olmuş. Bu noktadan sonra asıl macera başlıyor çünkü bildiğimiz anlamda medeniyetin bittiği yerdeler. Avrupa'nın kıtada yerleşebildiği en güney üç Buenos Aires. Bu şehrin güneyi tam bir muamma. Ellerinde yalan yanlış ve fazlaca eksik haritalarla ve artık efsaneleşmiş kulaktan dolma bilgi kırıntılarıyla Atlas'tan Pasifik Okyanusu'na geçiş yapmak için Macellan boğazını bulmak ve o tehlikelerle dolu labirentte yollarını bulabilmeleri gerekiyor. Aylar süren bu bilinmezlerle dolu tehlikeli boğazı geçmeleri sürecinde pek çok yeni hayvan ve bitki türleri keşfediyorlar, çoğu coğrafi noktayı ilk defa gören Avrupalılar oluyorlar ve o anki ruh hallerine göre kendileri isimlendiriyorlar. Bu isimlendirme olayı Hollanda kontrolündeki Endonezya adalarının doğu ucuna varana kadar devam edecek. Ayrıca, kendi kanılarına göre, tüm dünyada yaşayan topluluklar arasında en sefil hayatı yaşayan , Patagon dedikleri yerli halklarla da bir tür iletişim kuruyorlar. Bu
Dünyanın Çevresinde YolculukLouis-Antoine de Bougainville · Yapı Kredi Yayınları · 200917 okunma
9/10
·432 syf.··
2026 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 16:52
Scott Hawkins denen adamın kafa yapısına ve düş gücüne inanılmaz derecede hayranlık duymama rağmen öfkelenmeden de edemiyorum; "Böyle müthiş bir evreni neden 400 sayfaya sığdırırsın ki? Seri halinde ve uzun uzun olsaydı tadından yenmezdi ayrıca evreni daha çok kavrayabilirdik. 12 kütüphanecinin on ikisinin de kataloglarını iyi bir şekilde bilmek, sindirmek, Baba'nın varisini seçerken seçtiği müthiş yolu sonda ayrıntılı bir şekilde öğrenmek hakkımızdı diye düşünüyorum. Spoiler olmadan kısaca kitaba değinmek istiyorum. Kitabın arkasındaki tanıtım yazısı bence büyük spoiler içeriyordu. Ne olacağı az çok tahmin edilebiliniyordu tabi tamamiyle değil. Son kısmı inanılmaz etkileyiciydi öngörülemezdi bence. Bu fantastik evrende bir tane kütüphane var bu kütüphaneyi Baba denilen adam yönetiyor bire bir Tanrı da diyebiliriz bu adama. Bu adamın 12 tane kütüphanecisi var. Öğrenci çırak ya da evlat da diyebiliriz. Her birinin kataloğu, uğraştıkları alan farklı hiçbiri diğerinin kataloğu hakkında bilgi edinemez. Bir gün bu Baba ortadan kayboluyor olaylar o şekilde başlıyor. Güç savaşı ortaya çıkan sırlar vs. Derken olay kitabı elden bırakamayacak bir yere evriliyor. Başta olaylar karmaşık gelecektir ama sonda bir çok şey gün yüzüne çıkıyor ve olaylar birbirne bağlanıyor. Uzun süredir fantastik kitap okumak istiyordum cidden beni tatmin etmeyi başardı.
Kül Dağı’ndaki KütüphaneScott Hawkins · İthaki Yayınları · 2017160 okunma
Nocticadia
6/10
·680 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:36
Herkese merhaba, Yeni yazar yeni bir kitap ile karşınızdayım. Bekletiğimi karşıladım diyelim, çok yükseldiğim bir kitap olmadı ama iyidi, kötü değildi. Ama uzun bir kitap, biraz slow burn tarzı ile devam ediyor. 400 kadar kitap aktı gitii valla , sonrası biraz sıkılmaya başladım ve bittirdim. Kitaba gelirsek; Lilia annesinin ölümünden 4 yıl sonra en eski ve en saygın okullarından biri olan Dracadia Üniversitesi’nden kabul mektubumu alır. Okula giden Lilia hem gizemli ölümleri hem kendini hemde annesinin aslında kim olduğunu öğrenmek için Zorlu bir yola girer ama bu yolda onu en büyük duvarı okulun “Ölüm Doktoru” olarak bilinen ve Gece Yarısı Laboratuvarı’nı yöneten başarılı patoloji profesörü Devryck Bramwell, herkesden nefret ediyor gibi görünse de ölümcül derecede yakışıklı bir adam yolları bir düşer… Şimdi yazarın kalemi, oluşturduğu dünyayıda sevdim ama karakterlerde pek başarılı olamamış bence… evet kız karakter kaşar değil ama yaptığı sacma sapan şeyler yok muydu tabiki vardı. Ilk gözümden düştüğü yeri yazmazsam olmaz, kendisi mastürbasyon yaptığı bir video cekiyor ve salak olduğundan yayınlıyor fılan bu siteden para kazanıyorlar sırf kardeşini okul parası için yapıyor bunu sonradan çok pişman oluyor ama neyseki başrol adamımın anından kaldıyor viedoyu ama ızleyen binlerce kişi oldu… kızdım ama çokta kızamadım , kardeşi okuldan atılırsa babasının yanına gelecek ve o evdede sapık bır adam var ve babası pıs işler yapan biri o yüzden o paraya ihtiyacı vardı ama olsun kızdım ben hahaha… sevdiği insanları guzel koruyan bır karakter olmuş ama yazar bir şeyleri eksik yazmış yoksa karakter iyidi kötü diyemem… Başrol adama gelirsek alfa evet ama beni etkılemedi yani, yaşadıkları aşırı kötü şeyler ama birilerini kotrolunde olması cok hoşuma gitmedi, yok ne derler, yok
Gotik
NocticadiaKeri Lake · Independently Published · 0247 okunma
Bu hikâye, sabrın mükâfatı.
9/10
·960 syf.··
2026 150. kitabı
Bu kitap benim için inişli çıkışlı ama güçlü bir okuma deneyimi oldu. En baştan söyleyebilirim ki: Bu hikâye gerçekten büyük. İlk sayfalardan itibaren tempo yüksek. Çoklu olay örgüsü nedeniyle genel ilerleyiş zaman zaman yavaş hissettirse de, sahne içinde akıcılık var. Özellikle ikinci kısımdan sonra kitap tam olarak benim sevdiğim tempoya ulaştı. 400. sayfadan sonra ise ilk kez gerçekten duygusal olarak etkilendim. Anlatımın güçlendiğini, gerginliğin daha iyi verildiğini hissettim. Ve o noktada şunu fark ettim: Bu seri, başından beri beni bu finale hazırlıyormuş. Yazarın en güçlü yaptığı şey bence burada ortaya çıkıyor. Serinin başında yapılan en küçük iyilik bile yıllar sonra geri dönüyor. Hikâye adeta bir kelebek etkisi gibi işliyor. Ama… Benim için en büyük sorun, yazarın zirveye ulaştığı yerde durmaması oldu. Heyecan çok uzun süre yüksek tutulmaya çalışılıyor ve çözülmesi gereken yerde bile hikâye uzamaya devam ediyor. Bu da bir noktadan sonra o gerginliğin kopmasına neden oldu. Savaş sahnelerini genel olarak çok sevdim, gerçekten sinematikti. Ama bazı yerlerde fazla uzatıldığını hissettim. Birçok güçlü anın tek bir savaş içine sıkıştırılması, bir süre sonra etkisini azaltıyor. Aksiyonun içine yerleştirilen uzun diyaloglar da zaman zaman tempoyu düşürdü. Ve bu yüzden, aslında çok iyi kurgulanmış bir final bölümü bende beklediğim etkiyi tam bırakamadı. Sonunda biraz “gazı kaçmış gazoz” hissi kaldı diyebilirim. Bir de serinin genelinde olduğu gibi bu kitapta da yazım ve editöryal hatalar dikkatimi çekti. Bu da okuma deneyimimi yer yer zorlaştırdı. Ama tüm bunlara rağmen… Bu kitap benim için bir ödül gibiydi. Yer yer sıkıldım, hatta bırakmayı düşündüğüm anlar oldu. Ama şimdi dönüp baktığımda, yine okurdum. Sonuç olarak: Kusursuz değil ama çok güçlü bir finaldi. Ve
Kül KrallığıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20201,434 okunma