CEMİL MERİÇ HOCA'YLA KONUŞMA¹
SORU: “Muhteşem bir maziyi daha muhteşem bir istikbale bağlayacak köprü olmak isterdim” diyorsunuz. Okuyucularımıza sizi bu cümlenizle takdim etmek isterdik, muvafık buluyor musunuz?
CEVAP: Şeref telakki ederim. Yalnız hemen ekleyeyim, bu bir iddia değil bir temenni. Bölünen bir tarihi birleştirmek münzevi bir yazarın harcı mı? Bu, bir neslin, daha doğrusu nesillerin işi. “Yaşayan bir toplum, kökü mazide olan ati-
((Dipnot) “Cemil Meriç’le Sohbet” başlığı ile 13-14 Mart 1979 tarihli Son Havadis gazetesinde yayımlanan bir röportaj. Röportajın, Şeref Oğuz imzalı “Takdim” yazısı şöyle: “Son yıllarda kültür ve sanat dünyamızda en geniş alâka gören muharrir kimdir diye sorulsa, Cemil Meriç cevabını vermek herhalde en doğrusu olur. Düşünce alanımızda alelaceleciliğin, durgunluğun hâkim olduğu bir sırada, en fazla muhtaç olunan, gerçek aydın olarak zuhur eden üstad, cemiyetimizin içinde bulunduğu derin, çok yönlü ve karanlık buhranı halis tefekkür projektörüne tâbi tutuyor.
Bilhassa son kitapları, millet olarak şikâyetlerimizin temel sebeplerine ve çarelerine dair en sıhhatli, en samimi objektif tespitler ihtiva etmekte, deneme türünün Türkiye’de bugüne kadar yapılmış en ileri örneğini vermektedir.
Son Havadis, günümüzün can alıcı bahisleri üzerinde değerli görüşlerini almak üzere Cemil Meriç’i evinde ziyaret etti. Aşağıda suallerimizi ve muhterem hocamızın verdiği cevapları bulacaksınız”.)
Sayfa: 535
dir”. Medeniyetlerin anahtarı: Birikim. Tekâmül de inkılâp da kemiyetten keyfiyete geçiştir. İnsanı insan, milleti millet yapan: Hafıza. Biz hafızamızı kaybettik. Düşünce, bütünü kucaklamak, dünü yarına bağlamak. Olanı bilmeden olacağı fethedebilir miyiz? Sıhhatli toplumlar kendileri kalarak değişenlerdir.
İçtimaî uzviyet iki zıt kanuna uyarak
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
541. Ebû Abdullah ez-Zübeyr b. Avvâm'dan (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurmuştur:
Birinizin ipini alarak dağa gidip, sırtında odun getirerek satması, Allah'ın da bu suretle onun şerefini koruması, istediği verilse de verilmese de halktan dilenmesinden daha hayırlıdır.
Saplantılı, kontrolcü bireyler
çoğunlukla öfkeyi doğrudan ifade
etmekten kaçınır çünkü bunun tehlikeli olduğunu ve taşkınlığa dönüşebileceğini hissederler.
Anadolu ve Pessinus açısından 7. yüzyılın ilk yarısı önemliydi. Çünkü Sasaniler, 610 ve
620 yılları arasında Orta Anadolu’yu yağmalamaya başlamışlar ve bu tehditler sonucunda Bizans İmparatorluğu ise ülkeyi, yeni idari ve askeri “tema”lara bölmek zorunda kalmıştır. Pessinus ise, başkenti Ankara olan Opsikion temasına bağlandı. Pessinus kentinin önemli bir
komşusu olan Amorium ise, Anatolikon temasının ana merkeziydi. Kentin, 641-931 arasındaki Arap saldırılarından nasıl etkilendiği ve 541-746 arasındaki veba salgınının ülke nüfusunu nasıl etkilediği belirsizdir.