İslam, özel hayatın dokunulmazlığını temel insan hakları arasında kabul eder. Bu çerçevede Kur'an-ı Kerim insanların özel hallerini araştırmayı ve kişilik haklarına saldırı demek olan arkadan çekiştirmeyi (Hucurat 49/12); kendi evinden başka evlere (Nur 24/27) ve istirahat zamanlarında özel odalara izinsiz girmeyi (Nur 24/58-59), hatta bakmayı (Buhari, Libas, 75) yasaklamıştır. İslam hukukçuları bu ayet ve hadislere bakarak gizli ve özel konuşmaların dinlenilmesini veya orada bulunan küçüklerden soruşturulup, öğrenilmeye çalışılmasını da haram saymışlardır. Bu çerçevede yazışmalar da konuşma gibi kabul edilmiş ve Peygamberimiz (s.a.s.) izin almadan başkasının mektup gibi özel bir yazısına bakanın, ateşe bakmış olacağını bildirmiştir. (Ebu Davud, Dua, 23)
Sayfa 149·Kitabı okudu
"Poyraz Karayel 2. Bölüm 59.27"
Sevgili Bilge, Bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.
Sayfa 385·Kitabı okudu
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Selçuklunun Kuruluşu
​1. Dandanakan Sonrası Kesin Kuruluş ve İlk Hamleler. Zaferden hemen sonra savaş meydanında Tuğrul Bey tahta oturmuş, Horasan emirleri onu selamlamış ve komşu hükümdarlara fetihnameler gönderilmiştir. Bu an, Selçuklu tarihinin "müstakil" başlangıcıdır. Tarihçinin Anlatımı: "Dandanakan Savaşı sonunda Gazneli topraklarında Selçuklu Devleti kati olarak kurulmuş, Horasan yalnız fiili olarak değil, resmen de Gaznelilerin elinden çıkmıştır. ... Selçukluların kendilerine ait bir vatanları vardır." 2. Merv Kurultayı ve Devletin Tanzimi (1040) ​ Devletin kuruluş (tesis) safhası bitmiş, artık teşkilatlanma (tanzim) safhası başlamıştır. Bu kurultayda aile içindeki hiyerarşi yeniden belirlenmiştir. ​Tarihçinin Anlatımı: "Selçuklu şefleri aynı ay içinde Merv’de toplanan kurultayda devletin tanzimi için bazı kararlar almışlardır. ... Yabgu üçüncü dereceye inmiş, Davud Bey (Çağrı Bey) ise birinci plana geçmiştir." ​3. Diplomatik Meşruiyet ve Abbasi Halifesi ile İlişkiler Açıklama: Halifeye yazılan mektupta, Gazneli Mesud’un kötü idaresinden bahsedilerek Selçukluların bölgeyi huzura kavuşturacağı söylenmiş ve halifenin kendilerini tanıması istenmiştir. Tarihçinin Anlatımı: "Kurultayda alınan ilk karar, Abbasi Halifesi Kâim bi-Emrillah’a bir mektup yazmak oldu. Bu mektupta kendilerinin evvelden beri gaza ve cihad yolunda çalışmış [olduklarını bildirdiler]." ​4. Ülkenin Taksimi ve Hakimiyet Sembolleri ​Selçuklu geleneklerine göre fethedilen yerler hanedan üyeleri arasında paylaştırılmış ve bağımsızlık sembolleri (para ve hutbe) hayata geçirilmiştir. ​Tarihçinin Anlatımı: "Tuğrul Bey adına ilk para Nişabur'da basılmıştır (1040-1041). ... Hutbe iki kardeş adına okutulmaktadır. ... Tuğrul esas hükümdardır. Çağrı ise bir nevi Yabgu (Melik) dur." Paylaşım Planı: ​Çağrı Bey: Merv
Alıntı
59. Mektup
anlamadığım başka bir şey daha var: hayvanlar tok olduklarını hemen anlıyorlar. oysa ben yemede içmede ölçü ne olmalıdır, midem ne kadar alır, bilmiyorum.
Kitap Alıntısı
Bir Yazar Bir Kitap
KELİME DEFTERİ * Diğer yandan her yazarın belli kelimeler etrafında döndüğünü biliyordum. Öyle ki o kelimelerin bir araya getirilerek yorumlanması yazarın ilgilerini, ısrarlarını, meselelerini kısacası temel izleğini (personel mitini) ortaya çıkarabilirdi. Yazar o kelimelerden ibaret tek cümleye indirgenebilirdi. 13 * İşte benim Kelime Defteri’m: Aşk: Ezelden beri aşk olduğu için kelimelerin en başına yazıldı. Ezel Tanışıklığı: Aşkın tanımı. Bezm-i cânda Galib’in payına düşen kâle-i kâm. İhanet: Ezeli aşk üçgeni. Akıl ve Kalp: Aklıma yaslansam kalbim, kalbime yaslansam aklım yarı yolda bırakıyor. Acı: Kendimiz için çekersek bizi bencilleştirir. Kendi acımızda bütün evrenin acısını tecrübe edersek olgunlaşırız. Acıdan acıya fark var. Empati: İnsan olmanın ilk şartı. İnsan kendini başkasının, dahası kurdun kuşun, börtü böceğin, kırık dalın yerine koyabiliyorsa insandır. Hayvanlar: Sevmiyorsan da yaşama hakkına saygı göster. Yusuf’u yemeyen kurttan muhacir Masala, akıbeti meçhul karacalara. Yazdıklarımda hep varlar. İnsaniyet: Her türlü davanın üstünde. Ve ben artık insanlardan insaniyete sığmıyorum. Sahici: Düz cümleler kurmaya heves edişimin hem sonucu hem sebebi. Siyaset: Tek masumun acı çektiği yerde bütün geçerliğini yitirir. Savaş: Niye ki? Şefkat: Bütün duyguların üstünde duruyor, hâlâ. Zaman: Her şey her an yeniden yaşanıyor. An: Her şey anın içinde donmuş duruyor. Ölüm: Ölüm sonrasında bir hayat olduğundan, orada tekrar buluşup konuşacağımızdan kalemimin şu an elimde durduğundan emin olduğum kadar eminim. Kadim: Ne güzel kelime. Evrensel: Kadim ile birlikte. Perde: Bu perdenin arkasında ne var ki ömrünü onun önünde muztarib bir ruh gibi dolaşmakla geçiriyorsun? Hepimiz bu taraftayız. Arkada ne var? Gölge: Sen bana gölge ben sana gölge. Rabb’in nazarında sen gölge
TİMAŞ
SAHTE BELGELER
Tehcirden dolayı Osmanlı Devleti'nin soykırım yapmakla suçlanmasına sebep olan dokümanların tümü sahte belgelerden oluşmaktadır. 1. Dünya Savaşı yıllarında ve daha sonraki dönemde Ermeniler veya tehcir meselesiyle ilgili çalışımalar yapan yazarların hemen hemen tamamı olaylara Ermeni gözüyle bakmışlardır. Çünkü hepsinin dayandığı kaynak, bâzı sahtekârların siyasî maksatla tertip ettikleri düzmece raporlardan, dramatik hikâyelerden ve hiçbir mesnede istinat etmeyen iddialardan ibarettir! Daha önce de söz konusu ettiğimiz gibi Morgenthau, James Byrce, Lepsius, Andonyan. Rene Pinon ve bâzı gazeteciler ve misyonerler, Ermeni meselesinde bütün dünyayı yanıltmışlardır. Avrupa ve Amerika'da Türk düşmanlığının köpürmesine sebep olan bu yaratıklar, Ermeni tehcirine, bitmez tükenmez Ermeni isyanlarından sonra karar verildiğinin bile farkında değillerdir! Onlara göre Ermeniler isyan etmemişlerdir, tehcir başlayınca silâha sarılmışlardır. Ermenilerin soykırım iddialarına dayanarak yaptıkları 3 temel kaynak vardır: 1- Toynbee'nin editörlüğünü yaptığı, Ermenilere Yapılan Mezalim, Bir Milletin Katli başlığını taşıyan 1916 yılında basılan ve Bryce Raporu diye tanılan İngiliz Mavi Kitabı. 2- Harp içinde İstanbul'daki son ABD Büyükelçisi Morgenthau'nun yazdığı ve 1918'de basılan "Ambassador Morgethau's Story" isimli hatıratı. 3- Aram Andonian'ın yazdığı, Ermeni katliamına ilişkin, sözde Talat Paşa'nın telgraflarını derleyen "Naim Bey'in Hatıratı" isimli 1920'de bar sılan kitap. Bir kısmı Gizli Propaganda Bürosu'nun elemanları olan bu adamlar ve kitapları hakkında kısa bir değerlendirme yapmak istiyoruz. 1- Wellington House'nun ajanı. İngiliz İstihbarat Teşkilatı. 1. Dünya Savaşı içinde Türkiye ve Almanya'ya karşı yürütegeldiği propaganda faaliyetlerini daha müessir hale getirmek için
Sayfa 258 - Bilgeoğuz Yayınları·Kitabı okudu
Tarih