Sayfa 59, Dipnot 10
Daha yakından bakıldığında, hoşgörülü olma niteliği ne kadar sevimli olursa olsun, bir erdemin asaletine sahip olmadığı görülür. Acı çeken bir çocuk, namuslu ama talihsiz bir hanımefendi yüreklerimizi bu acıyla doldurur, ama aynı zamanda insan türünün çok sayıda üyesinin hak etmedikleri acılara maruz kaldığı korkunç bir savaşın haberlerini umursamazca dinleriz. Çok kez, tek bir talihsiz kişinin üzücü durumuna bakamayan bir hükümdar, aynı zamanda ve çoğunlukla boşu boşuna, savaş emri vermiştir. Burada sonuçta denge yoktur; bunun nedeninin evrensel insan sevgisi olduğunu kim söyleyebilir.
Sayfa 59 - 30 yaşındayken yazdın bunu Kant. Üstünden asırlar geçti ama her şey aynı. Ne kadar yazık değil mi?·Kitabı okudu
Alıntı
Açıkça söylemekten çekinmiyorum, tüm kalbimle seviyorum onu ve büyük yalnızlığımın, derin acımın içinde, beni hâlâ neşelendirebilen tek şey onu düşünmek. Sayfa:59
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Espiriler ve blinçaltı ilişkiler
"Traduttore-Traditore!" çığlığıdır.57 İki sözcüğün neredeyse aynılık düzeyine varan benzerliği bir çevirmeni elindeki özgün metne karşı suç işlemeye iten zorunluluğu en etkili biçimde temsil eder.58 Böyle esprilerdeki olası hafif değişiklikler o denli çeşitlidir ki hiçbiri diğerine tam olarak benzemez. İşte bir hukuk sınavı sırasında yapıldığı söylenen bir espri. Aday, Corpus Juris'ten bir parça çevirmek zorundaymış: "Labeo ait". "O kayıyorum diyor" diye çevirmiş; sınavı yapan ise "ben kalıyorsun diyorum" diye yanıtlamış ve sınav bitmiş.59 Büyük hukukçunun adını bir fiil yapısı sanan ve de yanlış anımsayan her hangi bir kişi hiç kuşkusuz daha fazlasını hak etmezdi. Ama esprinin tekniği, adayın bilgisizliğini kanıtlayan sözcüğün hemen hemen aynısının sınavı yapan tarafından onu cezalandırmada kullanılmasında yatmaktadır. Dahası, espri bir "hazırcevaplık" örneğidir ki bu, göreceğimiz gibi [s. 98] burada göstermekte olduğumuz şeyden büyük bir fark taşımaz. Sayfa 66
Sayfa 66 - Payel yayınları
Sayfa 59 dan bildiriyorum, suskunluk kapladı içimi...
"Bir kul haklı olsa bile münakaşayı terk etmedikçe imanının hakikatini anlayamaz."
Sayfa 35·Kitabı okuyor
59. Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın. (En’âm 6/59)
Sayfa 133·Kitabı okuyor
Alıntı
KİTABIN ÖZETİ
Padişah ve İçki: Vahidettin’in yakın adamı Tütüncübaşı Şükrü Bey tersini söylüyor “Hünkar istediği öte beriyi bana aldırtırdı, bunların başında da daima konyak vardı (31). Padişahın Ödeneği: Ağabeyi Sultan Reşat’ın aylık ödeneği 20000 altındır. 1918 Temmuzundan 1922 yılı Kasım ayına kadar 51 ay tahtta kaldığına göre devletten toplam 1020000 (yaklaşık 4 trilyon lira) ödenek almış demektir (51). Saltanatın Kaldırılması Rıza Nur (Sinop): Türk milleti üç yıl önce TBMM’ni toplayarak kararını vermiştir: Hakimiyet milletindir. O halde Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış, yerine genç ve milli bir Türkiye devleti kurulmuştur ve bütün hakimiyet ondadır (53). Fesli Vahdettin’i Savunuyor Bu nasıl bir deli saçması: İstanbul’da kalıp Ankara hükümetine karşı söz gelimi, İngilizlerin desteği ile fiili mücadeleye girişebilirdi. Onun şahsı ve tahtından başka bir şey düşünmediğini söyleyip yazanlar, bunu olsun kabule mecbur değiller midir (59)? Fesli Miralay Fahri’yi tanık gösteriyor bununla ilgili gerçekler 1. Fahri Engin o tarihte albay değil, yüzbaşı; Vahdettin’in en yakını değil sadece sarayda görevli deniz yaveri. Üstelik bu görevinden memnun da değil, ayrılmak için daha önce başvurduğunu açıklıyor. 2. Yazarın iddia ettiği gibi Vahdettin’le gurbete de birlikte çıkmamıştır, dolayısıyla ölünceye kadar Vahdettin’den ayrılmamış olduğu da bütünüyle gerçeğe aykırı. İstanbul’da kalmış, Cumhuriyet döneminde Donanma Komutanı olmuş amiralliğe kadar yükselmiştir. 3. Harrington’la yaptığı konuşmları Refet Paşaya saati saatine intikal ettirmiş olduğu da yanlış; çünkü Harington’la sürekli değil, Harington’un daveti ve Padişahın izniyle yalnız bir kere konuşuyor. Yazının tek doğru noktası ise şu: Fahri Engin bu tek konuşma hakkındaki raporunu, gerçekten akrabası Niyazi Bey aracılığıyla Refet Paşaya