29 Kasım 1947'de Amerika Birleşik Devletleri'nin ABD baskısıyla kabul edilen ve iki devletli çözümü öngören BM Taksim Planı, siyonist diplomasisi için tam bir zaferdir. Zira 70 yılda ancak yüzde 6 ‘lık toprağa ve %30'luk nüfusa sahip olabilen Yahudilere, müstakbel devlet için Filistin'in %56'lık kısmı ayrılır. Ancak burada yaşayan yüz binlerce Filistinlinin varlığı, demokratik bir Yahudi devleti kurma önünde engeldir. İşte bu noktada Siyonist Çeteler, üç aşamalı etnik temizlik politikasına girişirler, GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 31
Yok öyle hazıra konmak Enverciğim..Gazi Paşamız var,toparlar bizi
(Enver Paşa'nın, Afganistan'da bulunan Cemal Paşa'ya Batum' dan gönderdiği mektuptur.) "... ordu çökerse, memlekete yaklaşmak için Batum'a geldik. Mustafa Kemal Paşa, bizi harice çıkartmakta fayda görüyor. Bizce, ikiliği gidermek için memlekete girmek, elzem oldu. Halk Şuralar Fırkası'nın, İstanbul'da 29 şubesi var. Bununla, pek kontrolsüz kalarak, sağa sola hışım saçan Anadolu'yu da, biraz kendini toplamaya sevki düşündük... " (6 Kasım 1944 tarihli Tanin'den)
Sayfa 252
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"6 ve 7 Kasım Devrimi" diye sozlerini bitirdi. "toplumsal devrim cagini açmış bulunuyor... Baris ve sosyalizm adına girişilen işçi hareketi kazanacak ve kendi alın yazısının gereğini yerine getirecektir..."
Sayfa 140
1925 yılının 13 Şubat’ında Doğu’da Şeyh Said ayaklanması patladı. Bundan 12 gün sonra Başvekil Fethi Bey, ana muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Partisi’ne Şükrü Kaya Bey’i yollayarak partiyi kapatmalarını, yoksa kan döküleceğini bildirdiyse de; 6 gün sonra yerini İsmet Paşa’ya bırakarak çekilmek zorunda kaldı. Hemen “Takrir-i Sükun” adlı bir kanun çıkarılıp gazetelerin kapatılmasına girişildi. Biri başkaldırma mıntıkasında olmak üzere iki İstiklal Mahkemesi kuruldu. Terakkiperver Cumhuriyet Partisi’nin İstanbul şubeleri basıldı, Şeyh Said isyanı 62 gün sürerek 15 Nisan 1925’te bastırılmıştı. Bundan bir buçuk ay sonra, muhalif partinin basılan şubelerinin kapatılmasına Ankara İstiklal Mahkemesi karar verdi, bu karar Vekiller Heyeti’nce onaylandı Büyük gazetelerin başyazarları bu arada Elaziz’deki İstiklal Mahkemesi’ne gönderilmiş, gazeteleri geçici olarak kapatılmıştı. Ötekiler vartayı bu kadarla atlattılar ama Hüseyin Cahit beş yıl sürgün cezasına çarptırılıp Çorum’a gönderildi. Daha sonra, iktidar gazetelerinin “Büyük İnkılaplar” adını taktıkları değişmeler sökün etti. Kastamonu’ya giden Gazi Paşa, “buna şapka derler”, diyerek kafasına hasır şapkayı geçirdi. Yedi gün sonra “Memurlar şapka giyecek”, emri çıktı. Bir ay sonra İstanbul’un ikinci seçmenleri, o zamana kadar “Vatan kurtaran aslan” olarak tanıtılan Kazım Karabekir, Refet Paşalarla eski başvekillerden Hamidiye kahramanı Rauf ve eski vekillerden Adnan Beylerin mebusluktan çekilmelerini isteyen bir bildiri yayınladılar. Tam bir ay sonra, 30 Kasım 1925’te tekkelerle zaviyelerin kapatılması kararı çıktı. Aynı yılın Noel yortusuna rastlayan 26 Aralık’ta eski tarihin yerine İsa’nın doğumuyla başlayan Frenk tarihi kabul edildi. Bundan sonra kısa aralıklarla İsviçre Medeni Kanunu, İtalyan Ceza Kanunu
6 Kasım'da Gazi ile sulhten sonrası için hayli görüştük Sulhten sonra her şeyin ilme dayanabilmesi için, geçen yıl 18 Şubat'ta teklif ettiğim Mütehassıslar Meclisi lüzumunu açtım ve "Tek Adam" yönetiminin milli birliği sarsacağını ve fikir hürriyetini hırpalayacağını ileri sürdüm. Fikirlerime yanaşmıyorlardı!
Tarihe Düşülen Bir Not…
24 Kasım 1918’ de Ward price padişah VI. Mehmed Vahdettin “İngiliz milletine duyduğum hayranlık ve sempati bana babamdan miras kalmıştır. Ermeni meselesinde suçlu olanlar ise yakında cezalandırılacaktır.” dedi.
Sayfa 61 - Cumhuriyet kitapları·Kitabı okudu
1000Kitap