“Sovyetler Birliği 1917'de kuruldu, 1991'de yıkılana kadar ana özelliklerini kaybetmeden 74 yıl yaşadı. Savaş dönemleri de gördü, barış dönemleri de. Siyasî istikrara sâhip oldu ve sistemin ana karakteri değişmeden defalarca lider ve lider kadroları değişiklikleri yaptı. Yaklaşık üç nesil Sovyet tecrübesine değişik derecelerde şâhit oldu. Sovyet Rusya süper güç statüsünü elde etti. Dışarıdan müdahaleyle değil, kendiliğinden, içi kurtlar tarafından boşaltılmış bir çınar ağacı gibi çöktü. Faşist ve nasyonal sosyalist totaliter sistemlerden bu farklılıklarından ötürü, totaliterizm incelemesi yapacak her araştırmacı Sovyetler Birliği'ne eğilmek zorundadır.
Tabii ki başka örnekler de var. Çin en büyüğü. Doğu Avrupa'nın 1989 öncesi rejimleri, Vietnam, Kamboçya gibi Uzak Doğu örnekleri, İran, Küba ve Kuzey Kore bunlar arasında. Ama hiçbiri Sovyetler Bırliği'nin yerini tutamaz.”
Peygamberimiz’e karşı ise şöyle denilmiştir:
... Bu sizi atalarınızın kulluk etmekte olduklarından alıkoymak isteyen bir adamdan başka bir şey değildir.
34-Sebe Suresi 43
“Dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse biz ona yakında büyük mükafat vereceğiz.” (Nisa, 74)
Ey ahsen-i takvimde yaratılan ve sû-i ihtiyarıyla esfel-i safilîn tarafına giden insan-ı gafil! Beni dinle. Ben de senin gibi gençlik sarhoşluğuyla gaflet içinde dünyayı hoş ve güzel gördüğüm halde, gençlik sarhoşluğundan ihtiyarlık sabahında ayıldığım dakikada, o güzel zannettiğim âhirete müteveccih olmayan dünyanın yüzünü nasıl çirkin gördüğümü ve âhirete bakan hakiki yüzü ne kadar güzel olduğunu, On Yedinci Söz'ün İkinci Makamı'nın 74-75'inci sahifelerinde yazılan iki levha-i hakikate bak, sen de gör.