1. Evdeki eşimden, değerlilerimden, dışarıdaki oğullarım, değerlilerimden ayrıldım, ne yazık. 2. Yüz er akrabam muktedir oldukları için (ebedi anıtımı) yüz er ve elli öküzle diktiler. 3. Gök yüzünde güneş ve ay değerli imiş, değerlilerimden ayrıldım. 4. Hanım ve devletime, değerlilerime, ne yazık (doyamadım). (Yer yüzünde) hanım ve devletim değerli, onlardan ayrıldım, ne yazık. 5. Körtlü Han kırmızı bayrağı, altın sadak, omuzluk, beldeki kemer. Yetmiş dokuz yaşımda (vefat ettim). 6. Uruŋu Külig Tok Bögü Terken, babam beg, kahramanlık için birlikte gitti. 7. Sayısı çok halkım, katı ol, devlet kanunlarını atma! Ne yazık, değerli devletim ve hanım. 8. Devletim uğruna asker olup er öldürmediğim kalmadı. Örneğin, Çibilig’de, bir savaşta sekiz eri öldürdüm. 9. Devletimin zaferi için vefat edeyim, bu dünyadan ayrılayım. Bars yılı idi (bu dünyaya do)yayım. 10. Keder kötüymüş, öldüm, ne yazık. Değerlilerime doyayım. 11. Dört (ayaklı) yılkım, sekiz ayaklı varlığım. Kederim yok idim. 12. Akrabalarım ve hısımlarımdan ayrıldım, ne yazık, sayısı çok halkımdan ayrıldım, ne yazık, ben.
Sayfa 380 - Elegeşt I Yazıtı, VIII–IX. asırlar
6.BÖLÜM COFFEY YEŞİL YOLDA 8
"Yorgunum, patron. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yorgunum. Yanımda duracak, nereden geldiğimizi, nereye gittiğimizi veya nedenini söyleyecek bir dostum olmamasından yorgunum. İnsanların birbirine kötü davranmasından yorgunum. Her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan yorgunum. Çok fazla acı var. Adeta kafamın içinde parçalanan cam kırıkları gibi."
Sayfa 366 - John Coffey·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hikmet Bayur’un 1940’lar- da yayınlanmış olan on ciltlik Türk inkılâbı Tarihi (8 ciltlik 3 bölüm, 2.baskı Ankara: Türk Tarih Kurumu, 1983), İttihatçı aleyhtarı önyargısına rağmen, o döneme ilişkin bir bilgi hâzinesi olarak halen aşılmamıştır ve kuşkusuz aşılmadan da kalacaktır.
Sağlam bir model: World3
World3 modeli yaşı kırktan fazla olan eski bir modeldir. Bu model, dünya çapında 12 milyondan fazla satan ve daha çok “Roma Kulübü Raporu" diye bilinen Büyümenin Sınırları isimli kitapta tanımlanmıştır. Ancak bu raporun ana mesajı bunca zaman hem aynı fikirde olduğunu düşünenler tarafından hem de hemfikir olmak istemeyenlerce çok az anlaşılmıştır. Rapor şunu söylüyordu: Dünyamızın fiziksel sınırları olduğunu varsayarsak (bu temel hipotezdir), termo-endüstriyel uyarlığımızın genel çöküşünün 21. yüzyılın ilk yarısında gerçekleşmesi çok muhtemeldir. 1960'ların sonunda Roma Kulübü MIT'deki (Massachusetts Institute of Technology, ABD) araştırmacılardan “dünya” sisteminin uzun vadeli evrimini incelemelerini istemişti. Bu araştırmacıların arasında sistem dinamikleri alanında profesör Jay Forrester ile Dennis ve Donella Meadows'un da aralarında bulunduğu öğrencileri vardı. O zamanlar bilgisayar bilimlerinin ilk günleriydi ve araştırmacılar da dünyanın ana küresel parametreleri arasındaki etkileşimleri tanımlayacak sistemik bir bilgisayar modeli (World3) tasarlamaya karar verdiler. Ana parametrelerden en önemli altısı nüfus, endüstriyel üretim, hizmet üretimi, gıda üretimi, kirlilik seviyeleri ve yenilenemeyen kaynaklardı. Daha sonra bunları bir bilgisayara yüklediler. Hedef, dünyanın gerçek verilerini modele dahil etmek ve Enter tuşuna basarak bu dünya sisteminin 150 yıl içindeki davranışlarını simüle etmekti. Elde edilen ilk sonuç “standart çalışma” diye adlandırılmış ve “business as usual” senaryosu gibi kabul edilmişti; bu sonuç sistemimizin son derece istikrarsız olduğunu gözler önüne sermiş ve 21. yüzyılda genel bir çöküş olacağını göstermişti 2015 ile 2025 yılları arasında ekonomi ve tarımsal üretim çökmeye başlayacak, yüzyılın sonuna varmadan da bütünüyle çökecekti,
Sayfa 105·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Fatiha 1.Bölüm
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Kovulmuş, taşlanmış şeytandan rahman ve rahim olan Allah’a sığınırız. Daha önce rabbimizi isimlerinden tanıyalım, sevilmeye neden layık olduğunu bilelim ve onu, onun muamelesini sevelim diye sohbetlerimizi yapmıştık. Şimdi de hep beraber Fatiha Suresi’ni Kur’an’ın özü olarak nasıl anlayabileceğimizi, Fatiha’yı anlamasak olur mu, Fatiha’nın bize ne kazandıracağını, Fatiha’nın kulluğumuzdaki yerinin ne olduğunu öğrenmeye, anlamaya çalışacağız inşallah. Biri; “bismillahirrahmanirrahim” dediğinde; “benim rabbim rahman ve rahimdir, bana karşı merhamet sahibidir. Bana yaptığı muameleler rahmetinin eseridir, rahmetinin sonucudur. Beni yaratan, seven, rahmetiyle bana muamele eden odur. Allah bana nasıl bir muamelede bulunursa bulunsun, onun muamelesi güzeldir, ben onun muamelesini beğeniyor, kabul ediyorum; çünkü o benim rabbimdir” demiş olur. El hamdu lillâhi rabbil âlemîn:(Fatiha /1) “Hamd, övme ve övülme âlemlerin rabbi olan Allah içindir.” Bu ayeti namazda Allah’a söyler, dua olarak okuruz. Namazda bu ayeti okuduğumuzda; “ya rabbi! Hamd, övme ve övülme senin içindir, sana layıktır. Övgüye layık olan sensin, ben de seni övüyorum ya rabbi! Sen bana nasıl bir muamelede bulunursan bulun, ben seni överim; çünkü senin her işin övgüye layıktır. Bütün kâinatta ve varlıkta her ne varsa hepsini kâmil olarak, eksiksiz ve noksansız olarak yaratmışsın, bana da kâmil insan olayım diye dünya sahnesinde bir hayat tanımışsın. Sen bana nasıl bir muamelede bulunursan bulun, senin o muamelen hamda, övülmeye layıktır; yani güzeldir, benim kazanabilmem için en
Sayfa 155·Kitabı okuyor
İkinci kısım 8. Bölüm
"Pip sevgili dostum bana kalırsa yaşam denilen şey birbirine lehimlenmiş sayısız veda halkasından ibarettir;insanların bazıları demirci, bazıları kalaycı,bazıları kuyumcu, bazısı da bakırcıdır. Böylesi ayrımlar illaki olacaktır, geldikleri gibi kabul etmek lazım. Bugün biri kabahat işlemişse , o kişi benimdir. Sen ve ben Londra'da bir arada duracak kimseler değiliz, ne de başkaca bir yerde;yalnızca baş başa olduğumuz, bildiğimiz ve bizi bilen dostların bulunduğu yerde bir araya gelebiliriz. "
Sayfa 305 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı