Biruni ve İbn-i Sina’nın Sönen Meşalesi.
10/10
·688 syf.··
2025 43. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 20:28
Tarih bilimi, yüzlerce, belki de binlerce kenarı olan çok boyutlu bir şekle benzer. Her bir kenar kendi gerçekliğini yansıtırken, diğer kenarlarla olan bağlamından asla kopmaz. Bir kenardan diğerine geçtiğinizde, yeni karşılaştığınız gerçeğin aslında bir eskisinin nedeni ya da sonucu olduğunu fark edersiniz; hatta bazen bu yeni gerçek, bildiğiniz birkaç doğruyu tamamen bertaraf edebilir. Ancak asıl mesele tarihin ne olduğundan ziyade, her toplumun veya bireyin kendi inançları doğrultusunda onu nasıl şekillendirdiği veya manipüle ettiğidir. İşte tam bu noktada, Orta Asya medeniyetleri uzmanı S. Frederick Starr, Kayıp Aydınlanma adlı eserinde yüzlerce farklı kaynağı ve araştırmacının tespitlerini referans alarak bizi manipülasyonlardan uzak, salt gerçekliğe yakın bir tarihi sahneye davet ediyor. Neden Bu Kitap? Neden Şimdi? Tarihçilerin satır aralarında bildiği, meraklılarının araştırarak ulaşabildiği bu meseleleri Starr neden geniş kitleler için yazma ihtiyacı duydu? Kendi ifadesiyle bu araştırmanın başlangıç noktasını bizzat "olayların kendileri" oluşturuyor. Yazarın şu sorusu kitabın asıl belkemiğini teşkil etmekte: "Nasıl oldu da İbn-i Sina ve Biruni gibi dünya tarihinin en büyük beyinlerinin neredeyse tamamı, aynı zaman diliminde ve aynı coğrafyada (Orta Asya) ortaya çıktı? Ve daha da önemlisi, bu ışık neden söndü?" Bizler genellikle tarihi olaylar üzerinden değerlendirir ve doğrusal bir ilerleme bekleriz. Ancak Orta Asya’da tarih, bu olağan akışın aksine seyretmiştir. Yaşayan medeniyetlerin yerini yenileri almamış, o zengin kültürü yaşatacak ve geleceğe aktaracak eserler zamanla yok olmuştur. Dünyanın Merkezi: Büyük Orta Asya Yine de coğrafyanın kaderi bir dönem için tüm dünyayı aydınlatmıştır. Orta Asya'da başlayan bu "Aydınlanma Çağı", dünyanın geri kalanı
Duygu ve Düşünce
Kayıp AydınlanmaFrederick Starr · Kronik Kitap · 2019536 okunma
Sarıkamış
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
#ServetKoşar'ın kaleminden #Sarıkamış eserini #okudumbitti Yazar eser'in kapağında şöyle bir ifade kullanmış : ‘’ Hesabı Sorulamayan Bir Felaketin Hazin Öyküsü diye bu dünyada belki bu mümkün olabilir lakin yaklaşıp 100.000 Mehmet'in ölümüne sebep olanlar Mahkemeye Kübra'da hesabını tane tane vereceklerdir. Lakin tarihin akışına baktığımızda sebep olanlar bu dünyada da bedelini ödediklerini görüyoruz. Sarıkamış vakası büyük bir hüzündür. Osmanlı'yı 1.Dünya Savaşı'na sürükleyen İttihat ve Terakkinin üçlü grubu olarak ifade edilen Talat , Enver ve Cemal Paşalar Osmanlı'nın yıkımına gidecek süreci hızlandırıp ve yıktılar. Kafasında kurduğu hayal dünyasında yaşayan ve ihtiraslı ve egosu tavan yapan Enver Paşa, makam, şöhret için Allahuekber Dağları’nda Mehmetçiğin kıyımına neden olan Hafız Hakkı Paşa ve onun yanındakileri, tarih ve müslümanlar tarafından hiçbir zaman affedilmeyeceklerdir. Eseri okurken yüreğin daraldı, kalbim sıkıştı, gözlerimden göz damlaları kendiliğinden aktı. Makam ve ihtirasları yüzünden Mehmetçiklerin beyaz örtülerin üzerinde donarak kurtlara, kuşlara yem olmalarını hangi yürek kaldırır. Bu olayı anlatmaya ne harfler ne kelimeler ile cümleler yeter. Biz ne kadar anlatmaya çabalarsak bile, bu hüzün dolu olayı anlatamayız. Yazarda Sarıkamış eserini bu anılar üzerinden kaleme almıştır Ancak yaşayanların dilinden olayı yaşayan ve anılarında bunu ifade edenlerden dinleyelim. ️Enver Bey kararlı ve sabırsızdı, rütbesi uygun değildi, yaşı da otuzikiydi. Yaşını büyütmek olanaksız olsa da rütbesini düzeltmek mümkündü. Trablusgarp'taki hizmetlerinden dolayı Kıdemine üç yıl eklendi ve albaylığa yükseltildi. Yeni çareler düşünülürken Harbiye Nazırı İzzetpaşa görevden alınır. Bu sırada Enver Bey'in Balkan harbindeki üstün hizmetleri göz önüne
Edebiyat
SarıkamışServet Koşar · Arel · 201612 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Karamazov Kardeşler İncelemesi
10/10
·1002 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2024 01:45
Sonunda bitirdim. Uzun zamandır okumak istediğim ama kendimi hazır hissetmediğim için bir türlü başlayamadığım bir kitaptı. Karamazov Kardeşler çok derin bir kitap olduğu için incelemeye nereden başlamam gerektiğine karar vermekte epey zorlandım. Ancak öncelikle bu incelemenin bolca spoiler içereceğinden bahsederek başlayabilirim. Karamazov Kardeşler ’le ilgili ilk merak ettiğim şey Karamazov’un ne demek olduğuydu. Yaptığım ufak araştırmaya göre “Kara” kelimesi Türkçe ya da Tatarca’dan alınmış, yani bildiğimiz kara, siyah anlamında. Mazov ise Rusça leke anlamına gelen “Mazat” kelimesinde türetilmiş. Yani Karamazov demek Kara Leke demek oluyor ki kitabın konusunun günahlar ve insan ruhunun karanlık tarafı olduğu düşünülünce oldukça güzel bir isim seçimi. Peki neden Tatarca ve Rusça’nın karışımı bir isim koymuş diye sorarsanız, kanımca Rusya’yı oluşturan iki önemli etnik grubun birleşimine bir atıfta bulunmak istemiş olabilir. İkinci olarak kitabın geçtiği yer dikkatimi çekti. Bu şehrin ismi kitabın sonlarına doğru belirtilmiş. Şehrin adı hayvan pazarı anlamına gelen Skotopringonyevsk. Rusya’nın bir taşra kenti ya da kasabası. Fyodor Dostoyevski muhtemelen Karamazov Kardeşler 'i tamamladığı Staraya Russa kentinde esinlenerek böyle bir yer ismi koydu. Ancak benim için önemli olan nokta bu değil. Neden Moskova ya da Petersburg gibi bir yerde değil de Skotopringonyevsk gibi bir taşra şehrinde geçiyor bu kitap? Benim bu konudaki görüşüm şu şekilde; gerçek Rusya demek Moskova veya Petersburg demek değil. Bu şehirler Rus ruhunu yansıtmamakta. İkisi de popüler ve büyük birer şehir. Ancak ne derece Rus ruhunu yansıtıyorlar? Mesela Türkiye’nin ruhu ile alakalı bir film çekmek isteyen bir yönetmen bu filmi İstanbul’da mı çeker yoksa Kırşehir’de mi? Kabul edin ya da etmeyin Türkiye’yi Kırşehir daha iyi temsil eder. Zira
Rus Edebiyatı
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 202045,4bin okunma
Geçmişler Geleceğimize Tanıklık Ediyor
8/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
Erken dönemde yaşayan araştırmacı, nakilci ve dil bilgini İbn Kelbî'ye (öl. 819) ait hacmi küçük, içeriği ise ansiklopedik bilgi dolu olan meşhur eseri Putlar Kitabı'nın, günümüze ve hatta geleceğimize dair -şirk inancının gelişimini anlamak noktasında- ciddi bir ışık tutma özelliği taşıdığını düşünüyorum. Nitekim, vaktiyle Arap yarımadasında, Hz. İbrahim (as) döneminde -M.Ö. 2000 yıllarında- tevhid inancıyla başlayan ve nesiller boyu tüm dünya kıtalarına yayılan bir dinin mensuplarının, nasıl olur da kendi elleriyle yaptıkları heykel, büst ve süret nevinden şeyleri ilahlaştırdığının hazin ve vahim öyküsünü bulabilirsiniz. Putçuluğun kısa tarihi: Vaktiyle müslüman olan bazı kimselerin, Allah'tan başka kutsallaştırdıkları çeşitli putlara -ki bunların hemen tamamının isimleri ve serüvenlerine değiniliyor- el sürerek, yanında kurban keserek, adına yeminler ederek, hürmetle adak ve süs-zîynet eşyası sunarak, ulu-yüce-büyük vb. lakaplar takarak, sessiz-güzel mekanlarda toprağa dikerek veya gömerek (anıtlar inşaa ederek) ve başkalarını da bu şekilde tapınma eylemlerine davet ederek ... Allah'a ortaklar koşmaya başlamasının (şirk işlenmesinin) tarihidir. Buradan yola çıkarak; yakın ve uzak coğrafyalara baktığımızda, insanlığın nereden nasıl başladığını hayal edip ve şimdi nerede nasıl durduğunu gözlemlediğimizde, bize bazı ipuçları vereceğini düşünüyorum. Dinler Tarihi meraklılarına şiddetle tavsiye ederim.. Okuma süreci çok düşüktür: Takribi yarım / bir saat.
Din
Putlar Kitabıİbn Al-Kalbi · Pınar Yayıncılık · 200368 okunma
Kayıp Aydınlanma - Frederick Starr
9/10
·688 syf.··
2022 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2022 02:11
Orta Asya ve İslam dünyasının altın çağındaki bilimsel ve felsefi düşüncenin yükselişini anlatan bu nefis eser, gerileme sebeplerine de değinen kapsamlı bir kitaptır. Ama bu kitabı size tanıtmadan önce uzun bir inceleme olduğunu baştan söyleyelim. Ve incelemeye geçmeden önce bu kitabı hangi niyetle okuduğumu yazayım: Bizim Türk düşünce tarihinde ‘’aydınlanma’’ kavramı genelde Batı uygarlığıyla özdeşleştirilmiş bir kavramdır. Bundan dolayı Türk aydınlarının çoğu, Orta Asya ve İslam medeniyetlerinin ‘’içsel bir aydınlanma dönemi’’ yaşadıklarını gözardı etme eğilimi taşırlar. Özellikle de İslam medeniyetinin birikimini küçümseme eğilimindedirler. İşte bu hor görmenin doğru olup olmadığını soruşturma niyetiyle bu kitabı okumaya başladım diyebilirim. Yazar Frederick Starr, Vaşington’da Orta Asya araştırmaları üzerine çalışan bir profesördür. Kayıp Aydınlanma adlı bu kitapsa, Orta Asya’nın orta çağdaki karanlıkta kalmış olan Aydınlanma Çağı’nı tarihi sıralamaya sadık kalarak ama kuru bir anlatımdan çıkartarak, görseller ile ortaya koyma amacındadır. Dönemin en büyük zihinlerinin maceralı hayatları, büyüleyici başarıları ve modern dünyanın oluşumunu nasıl hazırladıklarını açık bir dille anlatan bu eser, olup biteni sebep-sonuç dairesi içinde okura sunarak zihinlerdeki sorulara cevap veriyor. Kitaba konu olan neredeyse tüm isimlerin Arapça yazmış olmasından ötürü Arap oldukları yönündeki yanılgıyı bertaraf eden bu kitap bugün Kazakistan’dan Afganistan’a ve Sincan’a kadar uzanan Orta Asya’da Türkî ve İranî halkların nasıl büyük medeniyetler inşa ettiklerini gözler önüne seriyor. Kayıp Aydınlanma, 800 ilâ 1200 seneleri arasında en büyük ve gelişmiş kentlere, en zarif sanata ve hemen her alanda en ileri bilgi ve teknolojiye sahip olan Orta Asya’nın dünya ticaretini ve
Siyaset
Kayıp AydınlanmaFrederick Starr · Kronik Kitap · 2019536 okunma
Alanında eşsiz ve dönemine göre son derece objektif bir eser.
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2021 23:04
Neseb âlimi ve tarihçi İbnü'l-Kelbî'nin (204/819) Kitabü'l-Esnâm isimli eseri Ahmet Zeki Paşa'nın şahsi çabaları sonucu orijinal nüshayı 1914 yılında satın alarak Kahire'de neşretmesiyle ilim dünyasına kazandırılmıştır. Kitap bu nüshanın Rosa Klinke-Rosenberger'e ait Almanca çevirisinden Beyza Bilgin tarafından tercüme edilmiştir. Kitap iki bölümden ibaret olup ilk bölümde raviler zinciri, Arap Yarımadasında putperestliğin tarihçesi ve nedenleri üzerinde durulmuştur. İkinci kısım birincinin kısmen tekrarı gibi görünse de putperestliğin doğuşu ve kökeni ile Amr b. Luhayy hakkındaki bilgiler farklı şekilde anlatılmıştır. Putların özellikleri ve tapınış şekilleri hem Cahiliye dönemi Arap şiiri hem de Kur'an ayetlerinden örneklerle ele alınmıştır. Aynı zamanda akademik bir çalışma olduğu için bolca dipnot içeriyor. Dipnotlarda da batılı bilim insanlarına önemli atıflarla çok değerli bilgiler yer almakta. Bende sonraki kitap olarak Freud'un "Totem ve Tabu" isimli eserini okuma isteğini uyandırdı.
Tarih
Putlar Kitabıİbn Al-Kalbi · Ankara Okulu Yayınları · 201768 okunma