Ziya Osman Saba
Ziya Osman Saba'nın hikâyeleri, genellikle içe dönük, anı-hikâye biçiminde yazılardır. Bu konuda kendisi şöyle demiştir: Şimdiye kadar yazabildiğim nesir veya hikâyemsi yazıların bir kısmı, "Mesut Insanlar Fotoğrafhanesi" adı altında, yakında çıkacak (...) "Nesir ve hikâyemsi yazılar" dedim. Zira, hikâye yazmanın zorluğunu, hele benim gibi memleket ve insan tanımamışlar için imkânsızlığını bildiğimden, yazdıklarıma hikâye demeğe bir türlü dilim varmıyor. (Edebiyatçılarımız Konuşuyor, 1953.s.91)
Sayfa 123
Enbiyâ Suresi 91. Ayet-i Kerîme
İffetini korumuş olan kadını da an! Ona ruhumuzdan üfledik; onu ve oğlunu cümle âlem için bir işaret kıldık.
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sineklerin Tanrısı
"Eğer bir yüz,üstten ya da alttan ışık aldığına göre değişiyorsa,neydi bir insan yüzü?Her şey neydi?"(sy 91)
Sayfa 91 - TürkiyeİşBankasıKültürYayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
(Habibim) sen "Allah" de (geç) ve sonra onları bırak ki daldıkları batakta oynaya dursunlar (En'am 91)
Sayfa 184·Kitabı okuyor
Alıntı
Dinde yok
89- Saçları ortadan ayırmada sünnet sevabı arama 90-Saçları yağlamanın sevaplığı 91- Saçlara, sakala kına yakmanın sevaplığı 92- Erkeklerin sürme çekmesinin sevaplığı 93- Yüzükoyun yatmanın yasaklanması
Alıntı
Erbakan bir ruh hastası... Kendi hayâl ve yalanlarına inanan ve göz bebeklerine çizdiği uydurma şekillere gerçek diye bakan bir hasta... Bu çeşit hastalarsa cemiyet içinde tabiî kişiler gibi görünür, kolay kolay şüphe çekmez ve böylece hastanelik hallerini gizlerler. Bu suretle çevrelerine itimat aşılamaya kadar varırlar ve böylece en tehlikeli insan olmak hususiyetini muhafaza ederler. Bir müddet önceki televizyon konuşmasında Erbakan’ı halkalayan balmumu adamların vecd ve hayranlık tavırları görülecek şeydi. Hepsinin de yanaklarından bal akıyor ve üfürükçülerinin hikmet nefesine çöp gibi kapılmış olmak halleri, seyircilere, ibretle karışık merhamet telkin ediyordu. Cezaî ehliyeti yerinde bir ruh hastasının, göz göre göre siyaha beyaz ve beyaza siyah demesi, meselâ 19 rakamını el çabukluğuna getirerek, sağından okuması ve 91 diye göstermesi, hokkabazlıkta bir şaheser...