992-Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kadının, yanında mahremi olmaksızın bir gün bir gecelik yolculuğa çıkması helal değildir."
"Korku birçoklarını kendi başına bile incitebi lir. Ve birçokları korktuğu kaderle yüzleşmek zorunda kalmıştır." Seneca, Oedipus, 992
Güç, korku ve delilik bir araya geldiğinde ölümcül olabilecek bir kombinasyondur. İhanete uğrayabi leceğinden emin olan bir lider herkesten önce davranır ve önce o ihanet eder. Sevilmemekten korkanlar, başkaları onları sevsin diye o kadar çok uğraşır ki her şey ters teper. Kötü yönetildiklerini düşünenler herkesin işine burnunu sokmaya başlar ve günün sonunda korkcukları kötü yönetimin kaynağı olurlar. Liste böyle uzar gider. Korktuğumuz ya da çekindiğimiz şeyler gözlerimizi kör eder. Bundan sonra sözde feci bir sonuçla karşılaşmaktan korktuğunda, dürtülerini kontrol edemediğinde ve hakimiyeti yitirdiğinde o korktuğun felaketin kaynağı haline gelebileceğini hatırla. Bu geçmişte en zeki, en güçlü ve en başa rı lı kişilerin başına geldi. Bizim başımıza neden gelmesin?
Son araştırmalarda Wittgenstein'ın, 1 992 yılından beri "Asperger sendromu" tanısıyla bilinen, otizmin alt türlerinden birinden mustarip olmuş olabileceği ileri sürüldü:3 İlk çocuklukta ortaya çıkan bu gelişim bozukluğu, genellikle analitik-matematik ya da müzik alanlarında içsel üstün yeteneklerle ilintilidir ve gündelik hayatta sabit davranış kalıpları geliştirerek ve kısıtlı sosyal ilişkilerle kendini gösterir.
ABD bebeklere uygulanmasını öngördüğü 26 doz aşı ile dünyanın en fazla aşı uygulayan ülkesi fakat aynı bebekleri hayatta tutma başarısı bakımından 33 ülkenin gerisinde tam 33 ülkenin bebek ölüm oranları ABD'den daha düşük.
Yapılan doğrusal regresyon analizi aşı dozu sayısındaki artış ile bebek ölümü oranlarındaki artış arasında yüksek istatistiki bağıntı (r=0,992) bulunuyor.
Gelişmiş ülkeler arasında en az aşı uygulayanlar bebek ölüm oranları en düşük olanlardır.
Duyarlı bir kısım bebeğin aşılamadan kısa bir süre sonra ani bir şekilde hayatını kaybedebildiğine dair tıbbi kanıt mevcut. Aşıya bağlı oluşmuş bebek ölümlerinin bir bölümünün tıp otoritelerince sıradan ölüm vakaları olarak görülmesi ise aşılar ve yarattıkları ölüm vakaları arasındaki bağlantının net bir şekilde ortaya çıkmasını engeller nitelikte.
Depresyonu Yen Kampanyası ve diğer pazarlama çabalarının sonucu olarak 1 990 yılında antidepresan kullanımı tavana vurmuştur. ABD'de 1 992 ile 2002 yılları arasında yazılan antidepresan sayısı %235'lik bir artışla 9,9 milyondan 23,3 milyona çıkmıştır.