Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor! –Üç Menkıbeden Birincisi-
Tanrım... Sana Tanrı demek suç mu? Yoksa ölümcül bir günah mı? Sana kendi dilimde seslenmek, beni günahkar mı yapıyor? Bunu kabul edemiyorum sevgili Tanrım! İşlediğim günahların ağırlığı, cücelerin omuzlarında duran devler gibi ağırlık yapıyor. Hangi insan vardır ki içerisine düştüğü günah anlarında, senin adını anmayan! Ben varım sevgili Tanrım! Uzun zaman oldu ve senden bahsetmiyorum. Senin adının kutsallığıyla yıkanmayalı, senin adınla adım atmayalı uzun zaman oldu. Ama bunun müsebbibi ben değilim. Senin adınla adım atarak bizi adaletsizliğe, eşitsizliğe, aşağılık kompleksine layık gören insanlarındır bunun sorumlusu. Ama anlamıyorum Tanrım, onlar böylelerken sen neden adının kirletilmesine, adına ihanet edilmesine ses çıkarmadın Tanrım? Sen ki her şeyi gören, yoktan var eden, ol deyine olduran ilahi varlıksın. Ben seni anmıyorum ama adına da ihanet etmiyorum. Ama sen yine de senin adını kirletenlerin tarafını tutuyor, her zaman onların kazanmasına izin veriyorsun. Senin takdirlerini kazanmanın yolu, senin adını kirletmek midir sevgili Tanrım. Yoksa bize adını anmadığımız için öfkeni mi layık görüyorsun! Pompei halkı, gazabının şiddetiyle tanışmış, göklerin yarıldığına ve yeryüzünün şiddetle sarsılmasına bizzat tanık olmuşlardı. Bugün Pompei halkının binlerce kat daha fazla ahlak yoksunluğunu yaşayan insanlık, senin cehennemi öfkenden uzakta, güvenli çatıları altında yaşamlarını sürdürmektedir. Yoksa bizi kitlesel bir kıyım yerine bireysel vicdan azabıyla mı cezalandırıyorsun Tanrım! Bizi senin yokluğunla mı cezalandırıyorsun? Senin adınla kutsallaştırdıkları günahları, daha rahat işleyenler ve bizi tüm bu olumsuzluklara mahkum edenler, senin bu