Abstractist

Mukaddime
Ey insan! Bil ki insanların ağzından çıkan ve dinsizliği işmam eden dehşetli kelimeler var. Ehl-i iman, bilmeyerek istimal ediyorlar. Mühimlerinden üç tanesini beyan edeceğiz: Birincisi: ‎ اَوْجَدَتْهُ الْاَسْبَابُ‎ Yani, esbab bu şeyi icad ediyor. İkincisi: ‎ تَشَكَّلَ بِنَفْسِهٖ‎ Yani, kendi kendine teşekkül ediyor, oluyor, bitiyor. Üçüncüsü: ‎ اِقْتَضَتْهُ الطَّبٖيعَةُ‎ Yani, tabiîdir, tabiat iktiza edip icad ediyor. Evet, madem mevcudat var ve inkâr edilmez. Hem her mevcud, sanatlı ve hikmetli vücuda geliyor. Hem madem kadîm değil, yeniden oluyor.
Sayfa 157·Kitabı okudu
Reklam
Mağduriyet Edebiyatı
Popülistler, yıllardır seçkinler tarafından mağdur edilmiş "gerçek halk" adına görev isterler ve iktidara geldikten sonra da mağduru oynamaya devam ederler. Çoğunluklar, mağdur azınlıklar gibi davranırlar (Müller, 2017, s. 60). Geçmişin mağduriyetleri adına, "alınan önlemlerin" yeni mağdurlar yaratması umursanmaz. Önemli olan popülistlerin kendi kitlelerini konsolide etmeleridir. Konsolidasyon için haksızlığa uğramak ya da intikam peşinde koşmak kadar birleştirici sosyal zamklar azdır.
Yalnızlık
Ey yalnızlık hissiyle mübtelâ olan kişi, sakın ye’se kapılma. Bil ki kabirde de yalnızlık vardır ve insanoğlunun en büyük kaygılarından biri dahi yalnızlıktır. Belki Allah sana bu dünyada yalnızlık hissini tattırır ki ‘Kulum, kabirde bu hissi bir daha yaşamayasın’ diye. Müspet düşün ve sabret. Fahr-i Âlem Efendimiz’in hayatına bakınız; nice yalnızlıklar yaşamış, nice hislerle imtihan edilmiştir. Demek ki bu dünya, onun yalnızlık hissi kadar bir mihenk taşıdır.
Samimiyet
Samimiyet gibi görünen fakat samimiyetsizliğin hat safhada yaşandığı bir çağda bulunmaktasın. Acı ama hakikat budur ve bundan dolayı 'arkadaş', 'dost' gibi kelimeleri bazı insanlar çok kullanmazlar. Bu terimlerin üzerinde bir devrim yapılması gerektiğini düşünenler olabilir. Evet, belki bunu okuyan kişi iliklerine kadar hissedebilir; belki geçmişte yaşadıklarını göz önüne getirerek daha aklî düşünebilir. Belki de okuyan kimse kendini bir an kötü hissedebilir, fakat sonra bu tecrübelerden ders çıkararak yoluna devam edebilir Çalışmaya devam edebilir; nitekim Nietzsche’nin bir sözü var: 'Devamlı çalışan kişinin hakikatten kaçışı.' Evet, unutmak ister ama belki de bu çabalarla kendini bir mertebeye taşımak arzusundadır. Çoğu İnsanlar empatide zayıftır; zira herkes senin hâlini anlamaktan çok uzaktır. Menfaat üzerine kurulmuş bu dünyada bazı cemiyetlerin bunu erkenden idrak etmesi ve kimseye hesap soramaması dahi kendi yolunda bir hakikattir. Ve muhtemeldir ki, içindeki hissiyatı yok ederek bu dünyadan göçüp gitmektedir. İnsanoğlu kendi içinde bir elem taşır. Pozitif baksa dahi bu anlıktır. Artık insanlar kendi âlemine çekilerek şuursuz ve anlamaktan aciz kimseler yüzünden derin yaralar almıştır; bu yaralar ruhun içinde yankılanan acılardır. Olur ya, artık bazı insanların bu dünya için vakti dolmuştur. Belki de artık mâşuka kavuşma vakti gelmiştir. Dost, arkadaş demeden gitmek onlar için çok ağır olabilir. Ancak küllî iradenin içinde cüz'î irade yer aldıysa? Ahmet Göker