Ve ağaçlardan kapusuyle ve dehliziyle odalar yapmışlar. Yeşil yaprak ile örtülmüş, ağaçları türlü türlü şekillere komuşlar. Öyle tertip etmişler ki, seyir edende tabiatıyle ferahlık ve neş'e müşahede olunur. Bu güzel bahçeyi seyir ve temâşa eyledikde "Dünya müminlerin hapishanesi, kafirlerin cennetidir" sözündeki latif nükte aşikâre oldu.
Sayfa 66 - Türkiye İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Paris şehrine mahsus bir oyun var imiş. Opâre derler imiş. Acaip san'atler gösterirmiş. Ol şehre mahsus imiş. Şehrin kibarları varırlar, vasi dahi ekseriya varır, kral bile ara sıra gelir imiş.
Sayfa 52 - Türkiye İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Yine kadın ve erkek, kimi ziyaret, kimi seyretmek maksadıyle kalabalık halinde gelüp, hususa yemek yediğimizi görmeği pek isterler idi. "Filan kimesnenin kızı veya filânın karısıdır; yemek yidiginüze bakmağa izninizi rica eder" deyu haberler gelüp kimini def edemeyüp nâçar ruhsat verirdik.
Sayfa 32 - Türkiye İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu