Adnan Beceren

Bir toplum neye tanıklık yaparsa, o toplumun çocukları ona değer vermeyi öğrenir. Böylece bir toplumun yaşayan değerleri kuşaktan kuşağa tanıklık süreci içinde aktarılır. Bu demek oluyor ki değerler okullarda ders vererek, nasihat ederek, "Atalarımız şöyle yaptı, böyle yaptı." diyerek öğretilemez. Değerler, günlük yaşamda yapılan tanıklıklar aracılığıyla farkına varılmadan öğrenilir.
Sayfa 267 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam
Herhangi bir Batı ülkesinde büyük bir fikir adamı, bir teorisyen olabilirdi. Ezdiler... Acaba ezilen daha kaç kişi? Her aydınlığı yangın sanıp söndürmeye koşan zavallı insanlarım: Karanlığa o kadar alışmışsınız ki yıldızlar bile rahatsız ediyor sizi! Düşüncenin kuduz köpek gibi kovalandığı bu ülkede, düşünce adamı nasıl çıkar?
Sayfa 280 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Okumak, iki ruh arasında âşıkane bir mülâkattır. Her yabancı intiba vuslatın büyüsünü bozar.
Sayfa 111 - İletişim·Kitabı okudu
Bu Ülke
Bu sayfalarda, hayatımın bütünü, yani bütün sevgilerim, bütün kinlerim, bütün tecrübelerim var. Bana öyle geliyor ki hayat denen mülakata bu kitabı yazmak için geldim: etimin eti, kemiğimin kemiği.
Sayfa 56 - İletişim·Kitabı okudu
Alıntı
Hastalık, fakirlik ve itibarsızlık. Kırk gün geçti , üçü de uğramadı. Keyfin yerinde, hasta değilsin, fakirlik yok, sana hep selam veriliyor, saygı duyuluyor ve kırk gün bu hal devam etti. Sen o zaman kork! Çünkü gözden çıkarılana böyle yapılır. Allah göstermesin.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Din