Ben Atsızın kalemini çok seviyorum ve yine hayranlıkla okuduğum bir kitabını bitirdim.
Nasıl hayran olmayacaksın ki?
Türk yazar, Türkolog, şair, düşünür ve öğretmen olan, Hüseyin Nihal Atsız’ın
“Dalkavuklar Gecesi” - “Z Vitamini” kitabı yazarın yaşadığı devri, o devirdeki yetkilileri -birincisinde antik çağda muhayyel bir devlete taşıyarak, ötekinde kendi zamanından 50 yıl sonrasına taşıyarak- hicvettiği iki kısa satirik/allegorik romandır. Özellikle “Z Vitamini” romanı beni çok etkiledi.
Dalkavuklar Gecesi:
İlk hikaye Hititler döneminde geçen bir dalkavukluk hikayesidir. Yazar burada tarihe olan hakimiyetini, kullandığı tarihi motifler ile (Kahraman isimleri, yer adları, adetler Vb.) ispatlamıştır. Hikaye bilinmeyen daha doğrusu zehir sanılan bir içeceğin aslında şarap çıkması ile kral ve etrafındaki yalakaların nasıl zıvanadan çıktığını anlatmaktadır. Özellikle kralın etrafındaki yabancıların (Ermeni, Rum, Asurlu, Mısırlı, Lidyalı) bu durumdan nasıl faydalandığını anlatmaktadır. Bu şahıysan hallerinin bozulmaması için Ülkesini Vatanını milletinin seven insanları nasıl kraldan uzaklaştırdığını, yargısız infaza mahrum kaldıklarını hatta yeri geldiğinde yine bu şahısların Krala yaranmak için nasılda kralın atalarını ve dinini sömürdüğü anlatılmaktadır. Aralarda Kralı kötü gidişat için uyarmaya çalışanlar, kralın etrafındaki yalakalar tarafından gözden düşürülmesi de anlatılmaktadır. Hikayenin sonunda ise halk da kralın yalakalarına inanıp gerçek vatanı milletini sevenlerden uzaklaşır. Sonunda şarap halka da iner şarabın etkisi ile her yerde ahlaksızlık ve kaos hüküm sürer.
Hikâye tanıdık, aslında her devrin kitabı. Çünkü dalkavukluk kadrosu hep açık ve zamanla sadece atananların ismi değişiyor.
Hep aynı başı bozukluk, liyakatsizlik. Bir sonraki hikâye daha da tanıdık