Ahmet Doğan

Ahmet Doğan
@Ahmetdogan06
Öğrenci
kocaeli
Adana
656 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·132 syf.··
2025 59. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 18:13
Ben Atsızın kalemini çok seviyorum ve yine hayranlıkla okuduğum bir kitabını bitirdim. Nasıl hayran olmayacaksın ki? Türk yazar, Türkolog, şair, düşünür ve öğretmen olan, Hüseyin Nihal Atsız’ın “Dalkavuklar Gecesi” - “Z Vitamini” kitabı yazarın yaşadığı devri, o devirdeki yetkilileri -birincisinde antik çağda muhayyel bir devlete taşıyarak, ötekinde kendi zamanından 50 yıl sonrasına taşıyarak- hicvettiği iki kısa satirik/allegorik romandır. Özellikle “Z Vitamini” romanı beni çok etkiledi. Dalkavuklar Gecesi: İlk hikaye Hititler döneminde geçen bir dalkavukluk hikayesidir. Yazar burada tarihe olan hakimiyetini, kullandığı tarihi motifler ile (Kahraman isimleri, yer adları, adetler Vb.) ispatlamıştır. Hikaye bilinmeyen daha doğrusu zehir sanılan bir içeceğin aslında şarap çıkması ile kral ve etrafındaki yalakaların nasıl zıvanadan çıktığını anlatmaktadır. Özellikle kralın etrafındaki yabancıların (Ermeni, Rum, Asurlu, Mısırlı, Lidyalı) bu durumdan nasıl faydalandığını anlatmaktadır. Bu şahıysan hallerinin bozulmaması için Ülkesini Vatanını milletinin seven insanları nasıl kraldan uzaklaştırdığını, yargısız infaza mahrum kaldıklarını hatta yeri geldiğinde yine bu şahısların Krala yaranmak için nasılda kralın atalarını ve dinini sömürdüğü anlatılmaktadır. Aralarda Kralı kötü gidişat için uyarmaya çalışanlar, kralın etrafındaki yalakalar tarafından gözden düşürülmesi de anlatılmaktadır. Hikayenin sonunda ise halk da kralın yalakalarına inanıp gerçek vatanı milletini sevenlerden uzaklaşır. Sonunda şarap halka da iner şarabın etkisi ile her yerde ahlaksızlık ve kaos hüküm sürer. Hikâye tanıdık, aslında her devrin kitabı. Çünkü dalkavukluk kadrosu hep açık ve zamanla sadece atananların ismi değişiyor. Hep aynı başı bozukluk, liyakatsizlik. Bir sonraki hikâye daha da tanıdık
Dalkavuklar Gecesi - Z VitaminiHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 20198,8bin okunma
Reklam
Selanik’te Bir Avuç Türk Var’MIŞŞ
2/10
·104 syf.··
2025 53. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 16:41
Kitap, zaten çok yüzeysel ve yetersizdi ama bu kadar az sayfada belki de daha fazlası beklenemezdi. Olabilir. Yüzeysel olabilir ama anlatım tarız da hiç hoşuma gitmedi. Mustafa Kemal’in doğduğu Selanik’i anlatırken “Selanik’te bir avuç Türk vardı.” Bu ne yanlış bir bilgi. Selanik 500 küsür yıl boyunca Osmanlı tarafından yönetilmiş Türkleşmiş bir şehirdir. Bizim bu Balkanlarda olan toprakları unuturcasına millete empoze ettiğimiz ezik ideolojiden kurtulmamız gerek. Kaç tane Yunan gördüm tanımdım gerek gerçek hayatta gerek sosyal medyada, hepsi Türk düşmanı ve hepsi de İstanbul’a kadar olan toprakları almak istiyor buna inanarak yatıp kalkıyorlar. Yunanistanda aileler çocuklarını bu politikada yetiştiriyor. Bizim milletin bu sevgi pıtırcığı gibi takılması hiç bizim tarihimize göre değil. Bizim çok çalışkan olmamız herkesten daha fazla ileriye gitmemiz ve Gazi’nin de dediği gibi “Muasır Medeniyetlerin Üzerine Çıkacağız!” İşte bizim vizyon ve misyonumuz bu olması gerek. Kitapta Atatürk’ü bir batı hayranı batı özentisi gibi okuyoruz, oysaki Mustafa Kemal Türk kültürüne bağlı ve Türk milletini Üstün görüyordu, o bu milleti çok seviyordu ve isteği de iktisadi sahada da başarıp tekrardan büyük güç olmaktı. Mustafa Kemal yaptığı devrimlerle ülkemizi çağdaş bir yere getirdi. Geç kaldık ama medeniyetsiz değildik. Bizim her zaman oturmuş bir kültürümüz vardı. Kitabı okurken gerek Enver Paşa’dan olsun, gerek Mustafa Kemal Atatürk’ten olsun bahsedilme şekli hiç hoşuma gitmedi ki Paşamızın mübarek annesi Zübeyde Hanımı böyle bir gericii bir engel bir duvar gibi anlatması iyice benim sinirlerimi alt üst etti. Neyse dostlar Mustafa Kemal büyük adamdır onu başka kaynaklardan okuyup araştırmak gerek böyle küçük ek kitaplarıyla kavranılacak bir adam değildir.
Tarih
8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 23:45
Ekim ayının son kitabı olan Hobbit’i okumuş bulunmaktayım. Uzun zamandır Yüzüklerin Efendisi serisine başlamak istiyordum ve okuma sırasının Hobbit kitabı ile başlamam gerektiğini öğrendiğimden beri hali zaman geçmesine rağmen ben hâlâ seriye bir türlü başlayamamıştım. Artık buna bir son vererek Hobbit’in büyülü macerasına başladım. J.R.R Tolkien ile de tanışma kitabım oldu. Her ne kadar kalemine bayılmış olsam da ilk defa benim hayal gücümü geçen (hayal gücüm kuvvetlidir) bir filmle karşı karşıya kaldım. Yani demek istediğim: birçok kitabın filmi çekilmiştir, okuduğum ve filmi çekilen kitaplarının da filimini izlemişliğim var ve genel olarak ben kendi hayal gücümü, kendi iç tasarımları karakter oluşturma ve uygun tiplemeleri tercih ederdim… fakat okuduğum kitabın, Hobbit’in 368 sayfasından 3 film çıkaracak ve muazzam bir ses, müzik, efekt, karakterler ve saymakla bitiremiceciğim birçok şey. filim benim hayal gücümün kat ve kat üstündeydi (buna değinmem gerekiyordu. :) Şimdi kitaba gelecek olursak.kitapta harikulade bir evren var. Bir sürü farklı yaratığın bir arada yaşadığı, fantastik ve oldukça hızlı bir şekilde uyum sağlayabileceğiniz bir evren Hobbit’in evreni. Ana karakterimiz hobbit Bilbo Baggins ile epik bir maceraya atılıyoruz. Bir gün Bilbo’nun küçük hobbit oyuğunun kapısı çalıyor ve beklenmedik misafirlerle karşılaşıyor Bilbo. Bir büyücü ve on üç cüce. Bu misafirler Bilbo’yu bir maceraya çıkmaya davet ediyor. Doğudaki Yalnız Dağ’da yaşayan Smaug isimli ejderhanın hazinesini ele geçirmek istiyorlar. Bilbo ilk başta bu fikire sıcak bakmasa da sonra kabul ediyor ve unutulmaz bir macera başlıyor.
HobbitJ. R. R. Tolkien · İthaki Yayınları · 202317,2bin okunma
9/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2025 48. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2025 00:00
Beyazıt Akman kalemiyle tanıştım bu kitapta. ~Bir Sultanın, bir yeniçerinin ve bir seyyahın gözünden İstanbulun fethi.~ Daha önce söylemiştim, tekrar söylüyorum: Fatih Sultan Mehmet’e hayran olmamak elde değil! Tarihimizin en başına buyruk, en entelektüel, en cesur, en inançlı, en sabırlı ve enlerin eni olan bir hükümdar. Kitapta, küçük yaşlardan aldığı eğtimleri tut, hocaları ile yaptığı felsefi konuşmaları okumak dahi büyük bir zevk verdi ve Sultana olan hayranlığım kat ve kat katladı. Savaşın sadece kılıçla değil aynı zamanda kalem ile aynı zamanda ilim ile yapıldığını, sabrın, sebatın ne kadar önemli olduğunu kitapta okuyarak görüyoruz… Peki tarihi bir olaydan kişisel gelisim çıkarımı yapar mısınız? Sultan da olsaniz başaramayacağınıza inanan yanınızda gibi görünup tökezlemeniz için can atan insanlarla da ayrıca savaşıyorsunuz. Tüm bunların yanında her basarısızlıkta dahice yollar bulan bir imparatorun zekasına hayran kalmadan da edemiyorsunuz. Eğer “mutlaka okunması gereken kitaplar” listesi varsa, kanımca bu kitap kendine en tepelerde yer alır.
Dünyanın İlk Günü 1453Beyazıt Akman · Kopernik Kitap · 20193,772 okunma
9/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2023 00:00
Doğu öykülerini sevgili Azra sayesinde okudum ve Ferit Edgü’yü tanıma fırsatı buldum, bu yüzden kendisine çok minnettarım. 4 uzun öykü ve 17 minimal öykü denen çok kısa öykülerden oluşan kitap, Doğu insanlarının mevsim koşullarını, çaresizliğini, umudunu, dillerini anlattığı 95 sayfalık kısa ama muazzam bir öykü kitabı. Hikayelerde doğuya gitmiş bir devlet memuru ya da bir öğretmen hep var. Eserde zaman kavramı yok. Genel olarak diyaloglardan oluşuyor öykülerimiz. Fakat kitabı okuyup kapağını kapattığımda ben burada değil, doğunun herhangi bir toprağında kaç çay içiyor, otlu peynir yiyor, at üzerinde geziyor, tezek kokusunu alıyor ve adeta yaşıyor gibiydim… Özellikle uzun olan hikayeler çok güzeldi “İbram’ın Oğlu İbram’ın Öyküsü” tek başına bir çok yaşanmışlık barındırır bu öyküden mahrum kalmak istemezsiniz.
Edebiyat
Doğu ÖyküleriFerit Edgü · Alfa Yayıncılık · 2018999 okunma
Reklam