Nereye gidersem gideyim aynı ait olmama, boşunalık duygusu… Benim için hiçbir önemi olmayan şeye ilgi duyuyormuş gibi yapıyorum, kendimi ya mekanik olarak ya da hayırseverlikten, fakat hiçbir zaman bir yere varmadan çalıştırıyorum. Beni cezbeden başka bir yer ve ben bu yerin nerede olduğunu bilmiyorum..
Bize benzeyen insanları severiz. Benzerlik fikirde, kişisel özelliklerde, geçmişte veya yaşam tarzında olsun bu durum hep doğrudur. Dolayısıyla, onların isteklerine itaat etmemiz için kendilerini sevmemizi isteyenler pek çok yönden bize benzer görünerek bunu başarabilirler.
Kıyafet bunlara iyi bir örnektir. Yapılan pek çok araştırma bizim gibi giyinen kişilere daha çok yardım ettiğimizi göstermiştir. 1970'lerin başında yapılan bir çalışmada, gençler "hippi" veya "normal" giyindiklerinde deneyi yapanlar da hippi veya normal giyinerek üniversite kampüsünde telefon etmek için öğrencilerden 1O sent istemişlerdir. Deneyi yapan kişi öğrenci ile benzer şekilde giyinmişse talebi üçte ikisinde karşılanmıştır. Deneyi yapan ve öğrenci benzer giyinmemişse istenilen 1O sent yarıdan az defada verilmiştir.
Talep yapan kişilerin itaat ve sevgi olasılığını artırmak için benzerlik ilkesini kullanmalarının başka bir yolu bizimle aynı geçmişe ve ilgi alanlarına sahip olduklarını iddia etmeleridir. Örneğin, araba satışçıları, müşterinin değiştirmek istediği arabasını incelerken bu konuya dikkat etmek üzere eğitilmişlerdir. Bagajda kamp malzemeleri varsa satışçı daha sonra nasıl mümkün olduğunca şehirden uzaklaşmayı sevdiklerinden bahsedebilir; arka koltukta golf topları varsa gün içinde oynamayı planladıkları golf oyunu için yağmur yağmamasını ümit ettiklerini söyleyeceklerdir; arabanın başka bir eyaletten alındığını fark ederlerse müşterinin nereli olduğunu sorup şaşırarak kendilerinin de (veya eşlerinin) orada doğduğunu söyleyeceklerdir.
Bir başkasında olumlu tepki yaratmak için küçük bir benzerlik bile etkili olduğundan ve benzerlik görüntüsü kolayca takınılabildiğinden, size talep yapan ve "aynı sizin gibi" olan kişilere karşı dikkatli olmanızı öneririm.
İnsanlar benim gibi kötülerin cehenneme gideceğini düşünür. Ama kötüler cehenneme gitmez. Zaten burası cehennemdir. Zihninde tek bir umut ışığı olmadan her an karanlıkta yaşıyor olmak cehennemden farksızdır. Gerçek cehennem, cehennem olduğunu bilmeden sürekli korku içinde yaşamaktır.
Bir şeyleri yapabilecek olan ama bunların gerçekleşmesine hiç önem vermeyen ve kalbinin derinliklerinde bunları yapmadığı için hep pişmanlık duyan; yapabildiklerinin ödülünü gizliden gizliye hafife alan ama daha da gizlice yapabilmenin ödüllerine ve coşkusuna özlem duyan bir adam.