Sartre‘ye göre ‘cehennem başkaları‘dır. Eliot ise cehennem başkaları değil, cehennem biziz, cehennem bizim içimizdedir, diyor. Biz bu cehennemden, ancak kendi istememiz, kendi yolumuzu seçmek yetisi ile açacağımız ya da devireceğimiz kapılardan geçerek çıkabiliriz, demiş.
Sayfa 115 - Metis, 3.Basım Eylül 2017·Kitabı okudu
Tolstoy‘da her şey kral gibi başlamış, peygamber gibi bitmiştir. (Tevrat’ın kral peygamberleri gibi değil, kral olmayan peygamberleri gibi…)
Krallığı toprak sahibi oluşundan geliyor sanırım. Peygamberliği de sınır tanımaz bencilliğinden...
Tolstoy, romancılığını, krallığı ile peygamberliği arasında öldürmüş bahtsız bir sanatçıdır .
Büyük sanatçılarda biraz krallık biraz peygamberlik yok değildir ama, onlar bunları sanat platformundan dışarıya taşırmadan, sanata yararlı kılmayı becererek kullanmışlardır.
Bütün insanları sevmeye giden sahici yolun, çevremizdeki insanları tek tek sevmekten geçtiğini bilememek, Tolstoy için sahiden büyük bahtsızlık, sahiden büyük bilgisizliktir.
Sayfa 214 - İthaki, 1.Baskı Nisan 2016·Kitabı okudu
Geleneksel toplumlara göre gündelik hayatın bütün önemli eylemlerinin "ab origine" olarak tanrılar ya da kahramanlar tarafından ilham edildiğini eklememiz gerekir. İnsanlar bu örneksel ve aparadikmatik hareketleri sonsuzca yinelemekten başka bir şey yapmazlar.
İyileştirme, dölleme, çocuk doğurma, tarım işleri söz konusu olduğunda Dünya'nın Yaratılış miti okunur. Kozmogoni yaratışın bizzat kendisini temsil eder.