Hayatımda okuduğum en zor kitaplardan biriydin. Başımı ağrıttın. Bana inat ettirdin. Ama çok da şey öğrendim… Cidden bu kitabı okuduğum için kendimi çok şanslı buluyorum. Şöyle sahaf gezmenin iyi yanları da bu olsa gerek. Kıyıda köşede bir sürü hazine bulabiliyorsunuz.
Gelelim kitaba. Daha ayrıntılı bir tarih okuması yapmak adına tarihin sıfır noktasından başlamak için öncelikle Yakındoğu okumaları yapmak istedim. Bu kitapta beklentilerimi fazlasıyla karşıladı. Kitapta Yakındoğu, Mısır, Sümer, İndus, Akdeniz vs. krallıkları ve önemli şehirleri; Ur, Akad, Lagaş, Nippur, Kisurra, Der vs. hakkında geniş bilgiler yer alıyor. Bu bölgelerin sosyal siyasal yaşamları detaylıca ele alınmış. Antropoloji, Paleografi, Etnoloji, harita bilimi ve coğrafya bilimleriyle desteklenen bilgiler ve görseller sayesinde okurken yeterince tatmin oluyorsunuz. Hatta yer yer kitap öyle dip bilgiler veriyor ki başka bir konuyu araştırırken buluyorsunuz kendinizi. Zaten önemli sanat tarihçilerinden Umberto Eco 'nun da yazardan alıntılar ve atıflar yapması bunu ortaya koyuyor. Kitap için şunu rahtlıkla diyebilirim: Yakındoğu okumaları için birinci el kaynaklardan biri! Fakat öncesinde bahsedilen konular hakkında alt yapınızın olması kitaptan verim almanız açısından daha doğru olacaktır. Çeviri dili de eski olunca (1971 tarihli tıpkıbasım, 2. baskısı) bazı yerlerde okurken zorlanabilirsiniz. Şevket Aziz Kansu buna rağmen çok güzel bir çeviri yapmış. Okurken bağlamdan uzaklaşmıyorsunuz. Günün sonunda her şeye rağmen okuduğum için çok mutlu olduğum bir kitap oldu Doğunun Prehistoryası…
Gordon Childe :
"Bu eserin amacı evvelâ, proto-historik doğunun iyi tarihlenmiş ve çok zengin malzemesine müracaat etmesi yerinde olacak Avrupa prehistoryası tetkikinde tatbiki gereken ilkeleri ortaya koymak ve mümkün ise müdafaa
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Cevdet Kudret 'in 1957-1988 yılları arasında ele almış olduğu dil, dil özleşmesi ve dil devrimi konuları hakkında çeşitli yazıları yer alıyor kitapta. Nurullah Ataç ve Melih Cevdet Anday ile girdiği dil, dilde sadeleşme hakkındaki meselelere cevap veriyor ve dil hakkında sahip olduğu görüşlerini anlatıyor. Dilin temel dilbilgisel ve dilbilimsel yapılarını verdiği örneklerle sağlam bir şekilde gösteriyor. Dilde sadeleşmenin hangi yöntemlerle doğru bir yola ulaşacağının tarifini açıklıyor. Bu hususta Ziya Gökalp çizgisinde ilerliyor. Kitabı okurken Cevdet Kudret'i literatür taraması ve veri toplamada çok başarılı buldum. Savunduğu ve eleştirdiği görüşlere dayanıklı ve akla uygun örnekler vermiş. Altı boş söz söylememiş ve eleştirilerinde açık kapı bırakmamış. - Bunu Nurullah Ataç ve M. Cevdet Anday'ın da yayınlamış olduğu makalelerden anlıyoruz-
Kitap yer yer ağırlaşıp teknik bilgi anlamında insanı yoruyor olsa da dil devriminden 80'lere kadar birincil ağızdan yeterince bilgi öğrenebiliyorsunuz. Bu anlamda başat bir kaynak diyebilirim.
Bir öneri: Nurullah Ataç ve M.Cevdet Anday'ın da makalelerini okumak objektif bir yorumlama açısından daha doğru olacaktır. Keyifli okumalar dilerim…