27 Temmuz 1918 Trabzon: Bugün Gülnihal vapuru geldi. Rıhtıma gittim. Fakat özel vapurmuş, Halil Paşa Hazretlerini getirmiş. Kendisi, Kafkas İslam Orduları kumandanlarından. Buraya otuz beş gündür vapur gelmediği için, vapurda yolcu umuyorduk. Halbuki vapura yolcu değil, postayı bile almamış. Bu ne insafsızlıktır. Burada halk ve memurlar açlıktan ölürken, keyif için vapurlar kalkıyor. Bu arada vapurdan çıkan bir Rum'a rastladım. Onun söylediğine göre, Tokatlıyan'ın bir şubesi vapurda imiş. Geçen gün gelen ve Batum'da 24 saat kalıp dönen Gülcemal vapurunda da yine böyle Tokatlıyan'in bir şubesi varmış ve yemek masrafı olarak kırk bin lira ödenmiş. Bu parayı kimin ödediğini sordum. "Hükûmet" cevabını verdi. Bunları duyunca artık çöküşe doğru dört nala koştuğumuza hükmettim. Çünkü Endülüs ve Bizans'ın da sonu, böyle zevk, eğlence ve adaletsizliklerle belli olmuştu. Kırk bin lira halbuki Trabzon'un bir aylık yiyeceğine yeterdir. Yani padişahın yeni vezirlerinin de yaptıklarından
ümidim kalmadı.