Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Edebiyat ve şiir evrenseldir. Kendi hikayene yakın bulduğun kitapların sayfaları arasında sürekli gezinmek ister insan işte bu yüzdendir ki çoğu yazar coğrafyanın kalbi gibi ilmik ilmik işler kelimeleri bir çağa ayna tutar ve tüm karanlıkları gün yüzüne çıkarmaya çalışır ve bunu yaparken de kendinden birşeyler ekler biraz içtenlik biraz yaşanmışlık ve biraz da umut Kitaptaki anlatım gayet akıcı ve net daha kitabın başlarında olmama rağmen şunu söylesem kesinlikle yanlış olmaz içtenlikle yapıldı mı birşeyler illa ki birilerinin yüreğinde kendine yer bulur. Burda da o kadar içten ki anlatım ve bir an ben bu yazılanları ben bir yerden biliyorum diyor insan ve çoğrafyanın Mezopotamyanın kalbi amed olması ve kalbimizin orada atması. Kitap içindeki karekodu okutarak çok tanıdık bir ezgiye eilik etmemizde bizi bu hikayenin bir parçası yapıyor zaten...
ANADOLU
Beşikler vermişim Nuh’a
Salıncaklar hamaklar
Havva Ana’n dünkü çocuk sayılır
Anadolu’yum ben tanıyor musun
Utanırım utanırım fukaralıktan
Ele güne karşı çıplak
Üşür fidelerim harmanım kesat
Kardeşliğin çalışmanın beraberliğin
Atom güllerinin katmer açtığı
Şairlerin bilginlerin dünyalarında
Kalmışım bir başıma
Bir başıma ve uzak biliyor musun
Binlerce yıl sağılmışım
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı seher sabah uykularımı
Hükümdarlar saldırganlar haydutlar
Haraç salmışlar üstüme
Ne İskender takmışım
Ne şah ne sultan
Göçüp gitmişler gölgesiz
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım görüyor musun
Nasıl severim bir bilsen
Köroğlu’nu Karayılanı Meçhul Asker’i
Sonra Pir Sultan’ı ve Bedrettin’i