Bu yeni zenginlerin cogu yoksul, sıfırdan baslayan bataklik cocuklariydi. Ama siyaset denen baska bir camurda karanlik sayilacak isler cevirip dogrulmayi basarmislardi. Onemli kisi olunca da sefil kalan hemcinslerini zehirlemekte, döğüşten sonra olmelerine yardim etmek icin boyunlari koparilan horozlar gibi kayitsizca yuklenmekte en ufak bir sakinca gormuyorlardi. Yalniz, hassas sinirlerini korumak icin, bu asagilik isle polisi gorevlendiriyorlardi.
Bayram gunu misafirlere kapiyi acarken (13 yasindaki aşık) sevgilimin (kendisinden 2 kat daha yasli olan evli bir kadin) iceri girip, kendisine;
- Isa dirildi!
Diyecegim ani, onun da:
- Gercek, dirildi!
Diyerek beni üç defa opecegi dakikayi sabirsiklikla bekliyordum
...
Sarhos ziyaretcilerin bayram bahsisleri, hicbir zaman bugunku kadar beni alcaltmamisti. Bunlari almamak elimde degildi.
...
Iste, nihayet kadin geldi. Mavi ipekliler giymisti. Sirtinda da, boncuklu siyah bir pelerin vardi. Bastan basa, bir nevi sessiz hışırtılı ve pırıltı icindeydi. Tikanarak:
- Isa dirildi! dedim
- Gercek, dirildi. Cevabini verdi ve durmaksizin elime, iri bir gozyasi buyuklugunde bir on kapik sıkıstırdı.
...
Ondam hemen sogumustum. Bu on kapik, soguk bir balta gibi, yuregimdeki sevgiyi söküp koparmisti.
...
Bu olaydan sonra, daha pek cok seferler sevdim, ve daha pek cok eski, silik, yeni on kapikler aldim.
Aşkımın degeri hikayesinden.