Fındık rengine çalan kumral, hafif dalgalı, yer yer kıvırcıklaşan saçlarını, her kadının sevdiği, ellerine hakim olamayıp okşadığı, parmaklarını arasında gezdirdiği buklelerini gördü.
Kendini hayatında ilk defa gerçekten görmüştü. Gözleri görmek için yaratılmıştı fakat o ana kadar dünyanın sürekli değişen manzaralarına bakmakla o kadar meşgul olmuştu ki kendisine bakmaya fırsat bulamamıştı.