Berra Bayka

Berra Bayka
@Berra_Bayka
Hâlimi anlatacak sözler yazamam artık bu kavruk mektuba. Rüzgârdan yan yatmış otlar koydum, gerisini sen anla..
Ye yoksa yem olursun
Hayatın amacı et yemekti. Hayatın kendisi etti ve başka hayatlarla devam ediyordu. Yiyenler ve yenilenler vardı. Kural şöyleydi: YE YOKSA YEM OLURSUN.
Sayfa 98·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
''Bilmek istediğin şeyi bilmeye hazır olduğundan emin misin ? Öğreneceğin şeyle ne yapacağından emin değilsen, bu yükü taşımaya neden talip oluyorsun? Cehalet mutluluk getirmez... Ama bazı şeyleri bilmemeyi tercih etmek mutluluktur.''
Sayfa 64·Kitabı okudu
Alıntı
Sevgili Dost / Gel Buraya
sevgili dost rejisör bir filmde rol almak isteyen genç kıza; “eğer iki kelimeyi istediğim gibi söyleyebilirsen sana rol verebilirim.” demiş, genç kız da; “tabii söylerim. nedir bu iki kelime?” diye sormuştu. rejisör: “sadece üç kere bana; ‘gel buraya!’diyeceksin.” demiş, genç kız bundan daha kolay ne var, diye düşünürken rejisör konuşmaya devam etmişti. “birincisinde sevgilinle bir münakaşadan sonra ona artık ayrılman gerektiğini söylüyorsun o başı eğik kapıya doğru giderken ceketinin cebinde tabanca olduğunu fark ediyorsun. hayatına son vereceğini seziyor, birdenbire onun senin için her şey olduğunu anlıyor ve büyük bir pişmanlıkla: -‘gel buraya!’ diyorsun. ikinci olarak, kendini küçük bir çocuğun annesi yerine koyacaksın. çocuk dört yaşındadır. sen ona bayramlık elbiselerini giydirmiş, balkonda oturmasını hiçbir yere gitmemesini sıkı sıkıya tembih etmişsin. sana itaat etmiyor ve sokağa fırlıyor. tam o sırada köşede bir kamyon beliriyor ve çocuk bir anda yere düşüp çamurlara bulanıyor. allah’tan ezilmiyor. sen dehşet içindesin. bir yandan allah’a şükrederken, diğer yandan sana itaat etmediği için çocuğa son derece kızgınsın işte bu duygularla ona: -‘gel buraya!’ diyorsun. son olarak da bir tacirin karısısın. kocan iflas etmiş. evin içinde alacaklılar kocanı linç etmek için bekliyor. fakat kocan, onuruna dokunan bu durum karşısında kalbine sıktığı bir kurşunla can veriyor. sen de sokak kapısını açıp, dışarıdaki kalabalığın elebaşısına: -‘gel buraya!’ diyorsun.” sevgili dost, kızın bu sözler üzerine filmde rol almak istemekten vazgeçip geçmediğini bilemiyoruz. bildiğimiz, sesin tonunu kelimelere hayat verdiği ya da öldürdüğüdür. sevgili dost, gel buraya!
Alıntı
Sevgili gül
sevgili gül, sana kendimde kanayan kazandan birikmiş, sonra silinmiş sularla geldim. sorma bana, nasıl kurulur ömrün kaygısız bahçesi bir ayağım tek hücereli bir hatırada bastığım bin yıllık toprakta öbür ayağım. yaktığım kadar yandım. yaşım başıma vursun geçtim aşk dediğimden,-gülme bana gülümsün, gülüm kal, ömrüm kendime yeni bir merhamet seçtim.
Şiir
Kim miyim? Kısıtlayıcı olmak istemem. Benim, hepsi bu! Bu da hiç fena sayılmaz, değil mi?
Sayfa 214·Kitabı okudu
İnsan