"kitap okuma denilen şey benden koparılıp alınırsa, hiçbir hayat deneyimi olmayan ben ağlanacak halde olurdum galiba. Kitapta yazılanlara işte o kadar çok güveniyorum."
Günlük kokusunda ne vardı ki insanı mistik yapıyordu? Amberde duyguları alevlendiren, menekşe kokusunda olmuş aşkların anısını canlandıran, miskte zihni tedirgin eden, çampakta hayal gücünü çalıştıran ne vardı?
"... Yaşayanların birçoğu ölümü hak ediyor. Ve ölenlerin bir kısmı da yaşamayı hak ediyor. Yaşamı onlara verebilir misin? O halde öyle hak, hukuk adına ölüm buyurmakta çok acele etme. Çünkü en bilge olanlar bile herşeyin sonunu göremez."
"...Nisan en sıcak zamanına erişince ,birden soğuk seni çarpar. Dört beş gün soğuk kalır. Bu böğürtlenlerin tomurcuklanması içindir ve bu soğuğa böğürtlen kışı adı verilir. Böğürtlenler onsuz tomurcuklanamaz. Bu nedenle bazı yıllar hiç böğürtlen olmaz...."