Bir başka görüş, eğitimin amacının insanlara, özellikle çocuk lara bilginin toplumsal geleneğini kazandırmak olduğunu ileri sü rer. Bu görüşte olanlara göre bu gelenek, bir toplumun üyelerinin malı olan bir tür mirastır. Bu mirasın bir başka adı, ‘kültür’ dür.
Kültür, uzun tarihi içinde insanlığın zihinsel, estetik, moral ve maddi başarılarını içine alır. O halde bilimler ve matematik gibi müzik ve mimari de bu mirasın bir parçasıdır. Aynı şekilde ah lak ve dinsel görüşler de onun içinde yer alırlar. İşte insanın or tak yaratımı olan bu unsurları bilmesi, kendi durumunu onlann Felsefeye Giriş * 313 meydana getirdiği kavramlarla tanımlaması, anlaması, bu alanlar da rahat ve özgür hareket etmesi, insanı hayvani varlıktan ayınr ve insan yapar. Eğitimin ana amacı veya işlevi de işte insanı öbür hayvanlardan ayıran bu özelliğin ona kazandırılmasıdır.
Eğitimin kişisel, bireysel bir yanı, sonucu olduğu gibi top lumsal bir yanı da vardır. Eğitim bir insana, özellikle bir çocuğa, bir gence birtakım bilgiletin, becerilerin, arzu edilen davranışla rın, iyi değerlerin kazandırılmasıdır. Bunun herşeyden önce bu eğitimin öznesi olan vatlık için iyi sonuçlar vereceği, onu mutlu kılacağı düşünülür. Ancak öte yandan eğitimin, eğitimi veren kişi veya kurumlar tarafından çoğu zaman kişinin kendisinin mutlu luk veya iyiliğini aşan bazı hedefleri okluğu da açıktır. Haklı ola rak işaret edilmiş olduğu üzere eğitimle bir toplum mevcut bü tünlüğünü korumaya ve gelecekteki devamını güvence altına al maya çalışır. Bu anlamda eğitimin sosyal birtakım motifleri ve so nuçları vardır. Eğitim felsefesi alanında adı geçen filozofların hiç olmazsa bazıları özellikle onun bu sosyal motifleri ve hedefleri ne ilişkin olarak görüş ve beklentilerini dile getirmekten çekinme mişlerdir. örneğin