Fahrule

Fahrule
@Bookrose
 °   •  .°•    ✯  *     °      °·      .   • °  •   
❝Böyle eğitimli birinin yöneticilik aklına sahip olduğundan hiç kuşku duymayız; oysa sizler nerde cahil adam var onu başınıza geçiriyorsunuz veya soylu bir aileden geldiğinden ya da güçlü bir parti tarafından seçildiğinden bu tür adamların yöneticiliğe uygun olduğunu düşünüyorsunuz.❞
Sayfa 61 - Güneş Ülkesi
10/10
·202 syf.·
2024 2. kitabı
Ray Bradbury - Fahrenheit 451 Yayınevi: İthaki Yayınları Basım yılı: 2018, ilk baskı 1953 Sayfa sayısı: 202 Fahrenheit 451'i çok eskiden okumuştum. Tekrar okumadan önce bile okurken ne kadar etkilendiğimi hatırlıyordum. Kitap sihrinden hiçbir şey kaybetmemiş, aksine etkileyiciliği katlanarak artıyor. Dünya günler geçtikçe daha da çok benziyor Montag'ın yaşadığı zamana. Kitap okumak, nitelikli kitap okumak azalıyor. Belki de bu yüzden kendimi Ray Bradbury'nin kurguladığı bu dünyanın içinde daha çok hissettim. Bütün bunlar bir yana, karakterler öyle güzel işlenmiş ki, sanki gerçekten yaşayan -ya da yaşayacak olan- kişiler bunlar. Montag'ın içindeki değişim, Mildred'in o donukluğu, Faber'in yenemediği korkuları, Clarisse'in yaşama duyduğu ilgi (İçten içe aslında ölmediğini düşünüyorum... Ya da bunu istiyorum.), Granger, Yüzbaşı Beatty, ... hepsi bir şekilde tanıdık gelen ve kendimi yakın hissetmeme neden olan karakterler. 《Kerosen (Gaz yağı): Yanıcı hidrokarbon sıvı. Yunanca keros (mum) ve elaion (yağ) sözcüklerinin birleşimiyle oluşmuştur. 15.01.24
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,5bin okunma
Demokrat, cumhuriyetçi, komünist, faşist veya... sadece tam bir Amerikalı olmak istemiyorum. Olabildiğince kendim olmak ve benim ne düşündüğümü keşfedip ortaya çıkarmak, sonra da onu mantık çerçevesinde değerlendirmek istiyordum. Ve ne düşündüğümü görmek istiyordum.
Sayfa 197 - Sesli Önsöz ~ Ray Bradbury
❝Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında, sen orada olursun. Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye dönüştürdüğün sürece, derdi. Sadece çim biçen adamla bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır, derdi. Çimleri biçen adam orada hiç olmamış gibidir; bahçıvansa bir ömür boyu orada olacak.❞
Sayfa 184 - Granger
Montag dönüp arkasına göz attı. Şehre ne verdin Montag? Küller. Diğerleri birbirine verdi? Hiçlik.
Sayfa 184