Betül Harun

Betül Harun
Ortaçağ Avrupa'sında, aristokratlar paralarını aşırı lüks şeylere dikkatsizce harcarken köylüler her kuruşu sayarak tutumlu yaşarlardı. Bugünse durum tam tersine döndü; zenginler kendi yatırımlarına ve varlıklarına dikkat ederek yaşarken, daha az varlıklılar borca girerek hiç ihtiyaçları olmayan arabalar ve televizyonlar alıyorlar. Kapitalist ve tüketimci etik, bir madalyonun iki yüzü gibidir. Zenginlerin uyduğu birincil emir "yatırım yap!" ken, geri kalanların uyduğu birincil emir "satın al!" dır.
Sayfa 345·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir İspanyol köylüsü 1000 yılında uyuya kalıp 500 yıl sonra kolomb'un mürettebatının Nina Pinta ve Santa Maria gemilerine binerken çıkardığı patırtı esnasında uyanmış olsaydı, dünya yine de gözlerine çok tanıdık gelirdi. Teknolojide, yaşam biçimide, siyasi sınırlarda pek çok değişiklik yaşanmış olsa da bu Orta çağ gezgini yine de kendisini evinde hissederdi. Buna karşılık Kolomb'un denizcilerinden biri benzer bir uykuya dalıp 21. yüzyılda bir iphone'un sesiyle uyansa, etrafındaki dünya tanıyamayacağı kadar yabancı gelirdi. Kendi kendine "yoksa burası cennet ya da cehennem mi" diye sorabilirdi.
“Yeteri kadar elde etmedikçe durma.”
Sayfa 244·Kitabı okudu
Bence elde edemediklerimizle ilgili bütün huzursuzluğumuz, sahip olduklarımız için şükretme huyumuz olmamasından kaynaklanıyordu.
Alıntı
Para parayı, fakirlik de fakirliği çeker. Eğitim daha fazla eğitimi, cehalet daha fazla cehaleti doğurur.
Edebiyat