Burcu Şahinbaş

Burcu Şahinbaş
@Burcuk89
Ama ben yan etkileri severim.
“Ama ben yan etkileri severim.” “Biz sevmeyiz,” dedi Denetçi. “Biz her şeyi keyifli yapmayı yeğleriz.” “Ben keyif aramıyorum. Tanrı’yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum.” “Aslında,” dedi Mustafa Mond, “siz mutsuz olma hakkını istiyorsunuz.” “Öyle olsun,” dedi Vahşi meydan okurcasına, “mutsuz olma hakkını istiyorum.” “Eklemek gerekirse, ihtiyarlama, çirkinleşme ve iktidarsız kalma hakkını da istiyorsunuz; frengi ve kansere yakalanma haklarını, açlıktan nefesi kokma hakkını, sefil olma hakkını, sürekli yarın ne olacak korkusu içinde yaşama hakkını, tifoya yakalanma hakkını ve her türden ağza alınmaz acıyla işkence çekerek yaşama hakkını da istiyorsunuz.” Uzun bir sessizlik oldu. Sonunda Vahşi, “Hepsini istiyorum,” dedi.
Sayfa 238·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dünyayı çekip çeviren Tanrı’nın kulunun nesnelere ilişkin görüş ve bilgisinin somutlarını bu kadar dar tutması, onun eşsiz iyiliğinin bir örneğiydi; insanoğlu farkına vardığı takdirde zihnini bulandırıp moralini bozacak binlerce tehlikenin ortasında yürürken bile, gözünden ırak kalan olaylar ve çevresini kuşatan tehlikelerden bihaber olduğundan soğukkanlılığını ve huzurunu koruyabiliyordu.
Sayfa 211·Kitabı okudu
Din
Asklepios Tapınağı
Bergama'da Asklepios Tapınağı'ndaki uzun koridorun damında görülen küçük delikler üstüne anlattıkları beni çok ilgilendirdi: Hekimler, ruh hastalarının rüyalarını dinler; bu hastaları iyileştirebilecek yöntemleri aralarında tartışırlarmış. Sonra belirli bir hasta koridordan geçerken, onu iyileşterebilecek sözleri bu deliklerden fısıldarlarmış. Hasta kendisine bunları söyleyenin bir insan olduğunu anlamaz; bu sözlerin gaipten geldiğini, doğaüstü güçlerin ve tanrıların ona yol göstermek istediğini sanır; telkin yoluyla iyileşebilirmiş böylece.
Psikoloji
Ne yazık ki, insanların düş gücü eksildiği, kafaları uyuştuğu için, öyle bir hale geldiler ki, "rahat" uğruna, yaşamın değişik yanlarından, renkliliğinden, rastlantılarından, yani yaşamı yaşamaya değer yapan her şeyden vazgeçmeye hazırlar artık.
İnsan ve Toplum
Buhar makinesini icat etmek elli kişinin yüz yılını almıştır. İcat etmenin bir diğer anlamıysa keşfetmektir. Ben bu anlamda kullanıyorum. Mükemmel makineyi yapmak için küçük adımlar atarak detayları birleştirirler. İskoç mucit James Watt, kapatılmış buharın çaydanlığın kapağını kaldıracak kadar güçlü olduğunu gözlemledi. Fikri o yaratmadı, sadece bir hakikati gözlemledi; bir kedi bunu yüz kez fark etmişti oysa. Çaydanlıktan silindir biçimini, çaydanlığın kapağından piston kolunu keşfetti. Piston kolunu oynatacak gereçse basitti, ihtiyacı olan krank ve çarktı. İşte size çalışan bir makine. Her türden ilerleyiş, yaratıcılık gücünü değil gözlerini kullanan insanlar tarafından kat edilmiştir; yaratma güçleri yoktur da ondan, şimdiyse yüz yıl sonra elli-yüz gözlemcinin sabırlı katkıları bir transatlantiğin o muazzam makinesinde dolaşıp duruyor.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Felsefe