Emin

Puan vermedi·672 syf.··
2020 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2020 17:13
Söz konusu 672 sayfalık bir eser olunca haliyle söylenecek de çok fazla şey oluyor. Bu yüzden incelemenin biraz uzun olmasını öngörüyorum. Şimdiden sabrınız için teşekkür ederim. Öncelikle Yalan'ı okurken aklıma gelen daha doğrusu bana çağrıştırdığı iki kitaptan söz etmek isterim. Birincisi Martin Eden, ikincisi Cemi Meriç'in Jurnaller'i. Cemil Meriç Jurnaller'inde bir insanın aslında ne kadar kendisi olabileceğini tartışıyor, zira dünyaya geldiğimiz andan itibaren her zaman başkalarıyla iletişim halindeyiz, dolayısıyla dünya görüşümüz ve düşüncelerimiz ister istemez çevremizden etkilenmektedir. Ama biz sahip olduğumuz düşüncelerin tamamen bizim düşüncelerimiz olduğunu zannederiz. Mesela benim şahsi fikirlerim dediğim şeyler aslında okuduğum kitaplardan, izlediğim filmlerden, çevremdeki insanlardan, yaşadığım ülkeden... bir şekilde edindiğim bilgilerin, duyguların, görüşlerin... bir toplamı ve mezcedilmesi değil midir? Roman boyunca da Tahsin Yücel başkahraman Yusuf Aksu'nun kimlik bunalımını tasvir ediyor. Dışarı çıkmayan, sosyal hayatı olmayan ve sadece ansiklopedi okuyan kahramanımızın tek arkadaşı ve muhattap olduğu kişi Yunus Aksu'dur. Dolayısıyla Yusuf Aksu'yu aslında tamamen arkadaşı Yunus'un iç dünyası ve fikirleri oluşturmaktadır ki kitapta bu durum sıkça vurgulanmaktadır zaten. Kitabın sonlarında Yusuf Aksu yaşlıyken gitgide kendini Yunus'tan ayırt edemez hale gelmektedir. Kendisine şöhret kazandıran ünlü kuramı da aslında Yunus'un kuramıdır ve Yusuf Aksu bu kuramı tekrar etmekten başka bir şey yapmamıştır aslında. Cemil Meriç okuduktan sonra hiç kimsenin tamamen salt kendisi olamayacağı kararına varmıştım. Çevremizdeki he şey bizim üzerimizde az çok etki bırakır. Kahramanımız Yusuf da ömrünün tamamını(en azından bir zamana kadar) evinden çıkmadan
Edebiyat
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019797 okunma
Sezer Hiçdurmaz isimli okura yanıt verildi
Emin
Dediğiniz gibi gerçekten çok fazla alt metin var. Söylediğiniz kitabı okumamıştım bakarım inşallah teşekkürler.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·250 syf.··
2018 12. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2018 14:03
Halide Edib'in okuduğum 2.romanı. Beklentilerimi yine karşıladı. Bu gidişle tüm eserlerini okuyacağım galiba. Kısa ve akıcı bir roman olmuş. 2 günde rahatlıkla, sıkılmadan bitirdim. Sadece bir konuyu belirtmek istiyorum. Okuduğum yorumlar neticesinde aklımda sadece kurtuluş savaşından bahseden bir kitap olarak tahayyül ediyordum lakin karakterlerin duygularına da çokça yer verilmiş. Özellikle yarısından sonra aşk teması çok fazla işlenmiş. Kesinlikle tavsiye ederim, iyi okumalar.
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202530,3bin okunma
Emin
Bu arada herkes dilinin ağırlığından bahsetmiş ama 'Can Yayınları' 10. baskısını okudum. Gayet düzgün bir şekilde sadeleştirmişler.
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2017 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2017 00:00
Kitap hakkında uzun bir inceleme yazacağım, kitabı okumadan önce okumayınız. Umarım canınızı sıkmadan, beni çok etkileyen bu roman üzerine uzun bir inceleme yazacağım. Halide Edip Adıvar'ın Kurtuluş Savaşı yıllarında orduda onbaşı rütbesiyle gönüllü olarak görev yaparken yazdığı Ateşten Gömlek, okuyucunun, özellikle bir Türk okuyucunun, heyecanla okuyacağı, sürükleneceği ve kıpır kıpır olacağı bir roman . Kitabın ön sözünde Yakup Kadri'ye yazdığı açık mektupta belirttiği gibi aslında Yakup Kadri'nin tasarısı olan Ateşten Gömlek ismini o kadar beğeniyor ki kendi romanına da bu adı koymak istediğini söylüyor. Bu açık mektupta ayrıca bu iki Ateşten Gömlek 'i zaman eğer söndürüp atmazsa Türk romanları arasında aynı isimde iki kurtuluş romanı olacağını ve belki elli sene sonra raflarda yan yana oturacağını ve uzak Türk gençliğini harlayacağını, yüksek umutlarla belirtiyor. Yazar, romanda ilginç bir anlatım tekniği kullanmış, hastanede iki bacağını savaşta kaybetmiş Peyami'nin hatıra defterinden ve anılarından dinliyoruz olayları. Silik, cansız bir Hariciye memuru iken tanıdığı birkaç insan "sayesinde" nasıl ateşten gömleği giydiğine tanık oluyoruz. Aslında olayın kahramanlarının onlar olduğunu, kendisinin ise yalnızca onların arasında bulunduğunu ve kendi hayatının da onların hikayesiyle başladığını söylüyor bize. Etkileyici bir girişe sahip roman beni daha ilk cümlelerden heyecanlandırmayı başardı. Annesi bir şişli hanımı olan Peyami, annesinin onu uzak akrabaları olan Ayşe adında bir köylü kızıyla evlendirme ısrarı üzerine Peyami'nin yurdun karışıklığından da faydalanıp yurtdışına kaçması ve geri döndüğünde Ayşe'nin abisi Cemal' ile iyi ilişkiler kurmasıyla başlar hikayemiz. Cemal Peyami ile savaş konuşurken, İzmir'de evli ve çocuklu olan Ayşe'nin ailesinin öldürülmesi
Edebiyat
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202530,3bin okunma
Emin
'Halide belki de yaşananları bir kabus gibi gördüğü için böyle bir final yapmıştır.' Tespitin çok iyiydi.