Oysa şiddetsiz, sessiz bir geçimsizlik de az şey değildi ki. Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan, kavga etmeden, birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi? Çiçeği ha bir günde koparıp atmışsın kökünden, ha yavaş yavaş solmasına izin vermişsin.
Ayrıldıktan sonra “Kıskançlıklarına tahammül edemedim, özgürlüğümü kısıtlıyordu” falan demişsin. Teessüf ederim Muazzez. Bütün bunlar geldi kulağıma. Zaten her yaptığın geliyor, belki de kulağım sana gidiyor, bilmiyorum.
Artık öyle bir hale geldik ki aramızdaki düşmanlık, fikirlerimizdeki zıtlıktan değil; fikirlerimizdeki zıtlık, aramızdaki düşmanlıktan doğmaya başladı.