Dantes

Dantes
Okudukça insanlardan uzaklaşıyorum. Böylesi daha iyi... İçlerinde olduğum zaman hislerime yeniliyorum. "Herkes istediği kadar koşsun. Beni anlayacak insan, oturduğum yerde de beni bulur."
@Cem0666·
·
sabitlendi
Tanrı'yı önce kendiniz bulun, ondan sonra insanlara Tanrı'ya giden yolu gösterin!
Sayfa 19·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Budala - İyiliğin Sınırı Üzerine Bir Roman
8/10
·779 syf.··
2026 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:12
Dostoyevski'nin Budala'sı ilk bakışta saf ve iyi bir adamın hikâyesi gibi görünür. Ancak kitap ilerledikçe anlarız ki mesele bir budalanın hikâyesi değil, iyiliğin bu dünyada ne kadar yaşayabileceğinin sorgulanmasıdır. Prens Mışkin çevresindeki insanların sandığı gibi aptal değildir. Aksine, insanların iç dünyalarını en iyi gören karakterlerden biridir. Kimin yalan söylediğini, kimin acı çektiğini, kimin tutkularının esiri olduğunu çoğu zaman herkesten önce fark eder. Fakat gördüğü gerçekleri kendi çıkarı için kullanmaz. Onun trajedisi de burada başlar. Roman boyunca Rogojin saplantının, Nastasya Filippovna ise yaralarının esiri olmuş bir ruhun temsilcisi gibidir. İkisi de farklı sebeplerle kendi uçurumlarına yürür. Nastasya'nın önünde defalarca yeni bir hayat kurma fırsatı olmasına rağmen geçmişinin gölgesinden kurtulamaması, karakterin en acı tarafıdır. İnsan ona üzülür; fakat aynı zamanda çevresindeki insanları da kendi felaketine sürüklediğini görür. Rogojin ise aşkın değil, saplantının temsilcisidir. Sevdiğini düşündüğü kadını anlamaya çalışmak yerine ona sahip olmaya çalışır. Bu yüzden sonu şaşırtıcı değil, kaçınılmazdır. Ancak kitabın en trajik karakteri bana göre yine de Mışkin'dir. Çünkü o insanların karanlığını göremediği için değil, gördüğü hâlde onları kurtarmaya çalıştığı için kaybeder. Her şeyi anlayabilmek, her şeyi değiştirebilmek anlamına gelmez. Dostoyevski'nin en sert gerçeği belki de budur. Mışkin insanları anlar, onlara acır, onları affeder; fakat bazı yaralar sahibinin isteği olmadan iyileştirilemez. Kitap bittiğinde geriye bir zafer hissi kalmaz. Kimse kazanmaz. Kimse kurtulmaz. Okuyucu son sayfayı kapattığında bir süre sessiz kalır ve kendi kendine şu soruyu sorar: "İyilik gerçekten yeterli midir?" Budala'nın bende bıraktığı en güçlü düşünce,
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,5bin okunma

Dantes

, bir kitap okudu
8/10
·779 syf.··
6 günde okudu
·
2026 34. kitabı
Fyodor Dostoyevski
8.3/10 · 31,5bin okunma
"Kendimi tutmalı, susmalıyım, çünkü sözünü ederek küçülmeye hakkım yok bu düşünceyi."
Sayfa 656·Kitabı okudu
Kendi Oluşturduğu Düzenin Esiri
7/10
·49 syf.··
2026 33. kitabı
Jules Verne’in Zacharius Usta metni, bir saat ustasının hikâyesinden çok daha fazlasıdır. Bu hikâye, insanın yarattığı düzen üzerinden kendini tanrılaştırma çabasının kaçınılmaz çöküşünü anlatır. Zacharius sıradan bir usta değildir. O, yalnızca saat yapmaz; zamanı kontrol edebildiğine inanır. Kurduğu mekanik düzen kusursuzlaştıkça, çevresindeki insanları da bu düzene uydurur. İşte kırılma tam burada başlar: İnsanların kabulü, onun için bir başarı değil, bir ilahlaştırma aracına dönüşür. Artık Zacharius için Tanrı dışarıda değildir. Tanrı, onun kurduğu düzendir. Fakat Verne burada sert bir sınır çizer. İnsan, düzen kurabilir; ama varoluşun sahibi olamaz. Zacharius’un trajedisi de tam olarak budur: Kurduğu sistem büyüdükçe kendini büyüttüğünü sanır, oysa gerçekte yaptığı şey, kendi sınırlarını unutmaktır. Finalde yaşanan çöküş bir sürpriz değildir. Bu bir ceza da değildir. Bu, kaçınılmaz bir sonuçtur. Çünkü insan, yarattığı şeyin efendisi olmaktan çıkıp ona inanmaya başladığı an, artık o düzenin kurucusu değil, ilk kurbanı olur. Zacharius Usta, şunu açıkça söyler: İnsan Tanrı’yı bırakıp kendi yarattığı düzene tapmaya başladığında, aslında yükselmez—yavaş yavaş yok olur.
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma