Öyle bir zehir ki bu çok sevmek.
Bütün kötülüğü çok severek yapıyoruz birbirimize.
Öyle miktar belirtmeden sadece dümdüz sevemiyoruz
Ya çok sevicez her şeyden çok sevicez
Ya da etimizle kemiğimizle nefret edicez…
Susarım o kolay. Susmayı severim ben. Susmanın yarattığı etkiyi karşımdakinin tüm silahlarını o suskunlukla nasıl etkisizleştirilebileceğimi iyi bilirim. Susmak ilerletmez anı, oracıkta dondurur.
“Duy bizi, Ey Hürriyet,
Merhamet et bize, Ey Atina’nın Kızı;
Kurtar bizi, Roma’nın Hemşiresi;
Nasihat et bize, Musa’nın Yoldaşı;
Yardım et, Ey Sevgili Muhammed;
Öğret bize, Ey, İsan’nın gelini;
Kalplerimize kuvvet ver ki yaşamaya devam edelim
Ya da arttır gazabını düşmanlarımızın, Ölelim,
Gerçeklere değil de yüzeysel şeylere meraklıydı. Kalbini dinlemez, çevresinden gelen seslere göre yaşardı. Gözlerini ve kalbini yaşamın sırlarına kör eden parlak nesnelerle avuturdu kendisini.