Derya

Yalan da basit bir mevzudur. Fazla ciddiye almamak gerekir. Çünkü gerçek diye bağrımıza bastığımız hiçbir şey gerçek falan değildir....
Reklam
"İçinde bir sevinme kırıntısı kaldıysa da onu da söküp çıkarıyorlar zaten. Kerpetenle dişini çeker gibi çekip alıyorlar, yeri boş kalıyor."
Sayfa 422·Kitabı okudu
Bütün ömrümüzü, hakkımızda en ufak bir şey bile bilmeyen ama hakkımızdaki her şeyi bil­diklerini iddia eden insanlarla birlikte geçiriyoruz. En yakın akrabalarımız ve dostlarımız bile bir şey bilmiyor, çünkü ken­dimiz de çok az şey biliyoruz. Yaşamımız boyunca kendimizi keşfetmeye çalışıyoruz, sonunda zihin gücümüzün sınırına gelince de pes ediyoruz. Çabalarımız tam bir hayal kırıklığı ve mutlak bir ölümcül depresyonla son buluyor. Yetkili olmadı­ğımızı düşündüğümüz için iddia etmeye cesaret edemediği­miz şeylerde, başkaları bizi eleştirmekten geri kalmıyor, bile­rek ya da bilmeyerek içimizdeki her şeyi görmezden geliyor­lar. Her daim başkalarının fırlatıp attıkları oluyoruz, her yeni günde de kendimizi tekrar bulmak, toparlamak ve birleştir­mek zorundayız.
"Doğada bir denge vardır değil mi? Derler ki hiçbir şey kendisi için yaşamaz. Dereler kendi suyunu içemez, ağaçlar kendi meyvelerini yiyemezler, kuşlar kendi seslerini dinleyip mest olurlar mı bilmem ama başkalarını mutlu etmek için öterler sanki. Ağaç tohumlarını verir, kuşlar da alır, başka yerlere taşır o tohumları. Şunca zeytin ağacını hep biz mi ektik, göçmen kuşların kursaklarında taşıdığı tohumlarla oluşmadılar mı? Toprak hayır diyor mu tohuma? Ya da ağaç hayır mı diyor yağmura? Çiçek reddediyor mu arıyı?" "Almak vermek dengesidir bu oğlum. Verdiğin kadar almayı da bileceksin."
Sayfa 198·Kitabı okudu
Hissetmediğimiz duyguları, taklit etmenin anlamı yok
Reklam