Derya

"Siyasetçi iyi olanı gözetmek, doğrunun yanında olmak ve yalan söylememekle mükelleftir."
Tuco Herrera isimli okura yanıt verildi
Derya
Tammm👌
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ey insan! Bu kitabı sana ithaf ediyorum! /OKUMADAN YAŞAMAYIN!
10/10
·416 syf.··
2026 21. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 15:30
“Ey bahtsız! Tarihin hiçbir devrinde kendine bu kadar yabancı, bu kadar hayran ve düşman olmadın. (…) Kendine dön, kendine bak, kendine gel! Aptalca bir konfor aşkından doğduğu halde her biri daha korkunç bir dünya harbi hazırlayan teknik mucizelerin yanında, senin iç zıtlıklarını elemeye yarayacak ve seni kendi kendinle boğuşmaktan kurtaracak ruh mucizelerini ara. İnan, manevilere ve mukaddeslere, inan!” “Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım.” Y A L N I Z S I N . Modern çağın modern insanı, sana sesleniyorum! En kalabalık göründüğün yerde yalnızsın. En tanıdık yerlerde kendine yabancı… Bu yüzden hep kaçma isteği, konfor alanında çıkma saçmalıkları, ölüm düşüncesi… Yalnızsın ve anlaşılmıyorsun. “Beni anlayacağı gün gelip çattığı zaman, korkarım ki, iş işten geçmiş olacak.” En büyük sıkıntıların gece başını yastığa koyduğun anda başlıyor. “Tavşan gibi korkak uykular vardır. En küçük bir endişe ruhta çıt çıkarsa dörtnala kaçarlar. Senin de uykuların öyledir, bilirim.” Ve hepsinden kötüsü, kendini bunların böyle olmadığına inandırmaya çalışıyorsun; bütün o mutluluk pozları, kalabalık ortamlar, arkadaş çevreleri hepsi bir yanılsama. Yalnızlık dışarıdan gelmez, insanın içindedir, der Özdemir Asaf, Tarık Tufan, “Yalnızlık insanın kendisiyle en uzak mesafesidir.” Bazı uzaklıklar ne kadar yakın değil mi? Bir yanlışlık olarak bakar yalnızlığa Ahmet Telli, “Yalnızlık yanlışlığın ilk adımıdır.” Olanca hüznüyle Nermin Yıldırım, “Boş durdukları vakit, evlerin içi bile çürüyor.” Bambaşka düşünüyor Arthur Schopenhauer, “Entelektüel açıdan yüksek bir insana, yalnızlık ikili bir yarar sağlar: Birincisi, kendi kendisiyle olmak ve ikincisi, başkalarıyla birlikte olmamak.” En büyük eserler de bu ruh hali eşliğinde meydana gelmiyor mu? Kalabalık bir Fyodor Dostoyevski
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202527,3bin okunma
Derya
👏👏👏
Dünya Kadınlar Günü'nüz Kutlu Olsun
8 Mart Dünya Kadınlar Günü... Kadınlar bugünü aslında çiçek, sürpriz, hediye olarak düşünmüyor. Özellikle günümüz Türkiye'sinde kadınların daha önemli problemleri var. Onlar ayrıcalık istemiyor. Onlar geceleri sokakta rahatça yürüyebilmek istiyor. Kendine yakışanı rahatça girebilmek istiyor. Aşkını, sevgisini tedirgin olmadan, korkmadan, tehditlere maruz kalmadan yaşayabilmek istiyor. Onlar bir işte başarılı olurken, bunu kendi emekleriyle başarmak istiyor. Onlar, taciz ve tecavüz gibi iğrenç eylemlerin korkularını yaşamamak; onların uzağında nefes alabilmek istiyorlar. Embesil bir anlayışla erkek olmanın ayrıcalık sayıldığı bu ülkede, onlar sadece eşitlik istiyorlar. ADALET istiyorlar. Şunu da unutmayın ki, kadınların yüzünü güldüremediğimiz bir ülkede, gelişmişlik ve medeniyetten söz edemezsiniz. Kadınlarım emeklerinin hor görülmediği, doyasıya sevildikleri, mutlu oldukları, zarar görmedikleri ve en önemlisi ÖLDÜRÜLMEDİKLERİ nice güzel günlere umarım.. Dünya Kadınlar Günü'nüz kutlu olsun!!
1000Kitap
Derya
👏👏👏
"KİMİN KİM OLDUĞUNU ÇÖZEMEDİĞİMİZ ZAMANLAR."
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2024 23:51
Çoğumuzun çocukluğundan hatırladığı, anne, baba ya da başka büyüklerinden duyduğu masallar, efsaneler vardır. Öyle bir anlatırlar ki size, öyle bir kaptırırlar ki kendilerini, , onlara bakan, bilgi açlığıyla bekleyen birkaç göze, anlattıkları hikayenin gerçek olduğunu ispat etmek isterler sanki. Ben de bir zamanlar o çocuklardan biriydim. Babamın ya da babaannemin anlattığı her hikayeyi aynı şevkle dinlerdim. Bazen okuduğumuz kitaplar da bizde aynı tadı bırakıyorlar. Öyle içine çekiyor ki sizi, sanki siz de yaşıyorsunuz o hikayeyi kahramanlarıyla birlikte. Çocukluğunuza, o hikayeleri dinlediğiniz zamanlara götürüyor sizi. Aklıma eskiden dinlediğim bir efsane geldi mesela. Kitabın içinden bir alıntı olan o cümle ile başlamak istedim bu yüzden incelemeye. Anlatacağım hikaye de bunu doğrular nitelikte çünkü... "Bir gün yaşlı bir adam nehir kenarında balık tutmaya gitmiş. Oltasına balık takılmasını beklerden çalıların arasından güzel mi güzel bir kız çıkagelmiş. Adam şaşakalmış bu güzellik karşısında, aynı anda da 'burada ne işi var acaba?' diye düşünüyormuş. İrkilmiş. 'Sen de kimsin?' demiş. Kız 'Korkma!' demiş. 'Ben sadece senden bir iyilik istemeye gelmiş, yardıma muhtaç biriyim.' Adam merak etmiş, sormuş ne istediğini. Kız mahcup, bir yandan da kendini nasıl anlatacağının kararsızlığıyla başlamış sözlerine. 'Ben kırk yıldır yerin altında yaşıyorum. Kırk yılda bir yeryüzüne çıkma şansım var. Fakat senden isteyeceğim şeyi yaparsan özgür kalabilirim ve hayatımın geri kalanını yeryüzünde insan olarak sürdürebilirim.' demiş. Yaşlı adam iyice meraklanmış. Ama bir yandan da 'insan olarak' kelimesi aklının bir köşesini kurcalıyormuş. Korkarak sormuş tekrar. 'Senin için ne yapabilirim?' Kız devam etmiş: 'Ben ve ırkım yıllar önce haksız yere cezalandırılıp yeraltına
LunaBuğra Gülsoy · İnkilap Kitabevi · 2022670 okunma
Senem isimli okura yanıt verildi
Derya
Teşekkür ederim. Beğenmenize sevindim🤗
"Evet, inşa ettiği yollar ve köprüler, geliştirdiği endüstriler ülkenin yüzünü değiştirmişti ama öte yandan her alanda -politik, askerî, kamusal, sosyal, ekonomik- tüm gücü elinde toplamıştı. Bu yüzden de, ülkenin bütün cumhuriyet tarihi boyunca boyun eğmek zorunda kaldığı tüm acımasız diktatörler- Ulies Heureaux, Lilis de aralarında olmak üzere- Trujillo'nun yanında hiç kalırdı."
Sayfa 116·Kitabı okudu
Caner A. isimli okura yanıt verildi
Derya
🤭