Spinozast

Spinozast
@Diskirimnant
"Doğru ve yanlış (sevap ve günah) tüm bu kavramların ötesinde bir yer var. Seninle orada buluşacağım" Mevlana Celaleddin-i Rumi
@Spinoza_st
Master
Güneşe kurşun sıkılan şehir
https://youtu.be/mmCnQDUSO4, 9 Ocak
1295 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Ivan
7/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2021 21:43
Lev Tolstoy'un 1886'da yazdığı romanıdır. Ivan İlyiç yüksek rütbeli bir yargıçtır ve son günlerini yaşamaktadır. Tolstoy bu romanında yaşadığı hayatın anlamı ve insana dair olan her şeyi, ölümü bekleyen İvan İlyiç üzerinden toplumsal modernizme karşı ironik bir eleştiriyle aktarır. Ivan İlyiç gerek kendisi gerek toplum tarafından takdir edilen ve "olması gerektiği gibi" olduğu düşünülen bir hayat yaşamıştır. Ancak ansızın gelen ölüm korkusu ona bu kusursuz olduğu düşünülen hayatı sorgulamaya iter ve ölüm anı yaklaştıkça, hayatının ne kadar boş ve anlamsız olduğunu farkeder. -alıntı- " nedir bu? gerçek olan ölüm müdür yoksa? " içindeki ses yanıt veriyordu: evet, ölümdür " " bunca acılar niçin öyleyse? " ses bir kez daha yanıt veriyordu: işte öyle... bir nedeni yok. " "tepeye tırmandığımı zannederken aslında bayır aşağı koşmak. tam böyleydi durum. insanların gözünde giderek yükselirken, ayni anda hayat da benden o kadar eksiliyor. ayaklarımın altından çekilip gidiyordu. madem öyle, ölmeye hazır ol. ne bu şimdi? ne icin bütün bunlar? olacak şey mi! böylesine anlamsız ve iğrençse, o zaman niye ölünüyor; hem de acılar çekerek?.. bir yanlışlık vardı bu iste. belki de sürdürdüğüm yaşam, sürdürmen gereken yasam değildir."
Roman
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Can Yayınları · 202061,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Burçak
9/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2021 30. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2021 22:15
Onur Ünlü' nün 1993-1998 yılları arasında yazdığı "bütün eve dönmek isteyenlere" ithaf ettiği, "ve bunları elbette çabucak geçelim sevgilim" diyerek bitirdiği postmodern şiirler manifestosudur. -alıntı- *çıldırmış bi vaşak gibi, kaybediyorum *büsbütün kaybettim bana dokunmayın sakın bunların düzenine sokayım *zaten kırılmış bir kızsın dövülmüş bir av *ayakkabılarını kapımın önünde görmeyi istiyorum çünkü bu, çünkü bu seni seviyorumun içine nal salmak demektir *bugün, bugün yepyeni bir imparatorluk öğreniyorum ekmeğin ağırlığında
Şiir
Gidiyorum BuOnur Ünlü (Ah Muhsin Ünlü) · Sel Yayınları · 20116bin okunma
Schopenhauer
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2021 19:27
Arthur Schopenhauer' in 1818 yılında yazdığı bu tez-makale tarzı eser, insanların iç güdüsel davranışların esiri olduğunu, farkında olarak veya olmayarak doğanın beklentilerini karşıladığını söyler. Aşka sahip olmamız, olamamamızın yerini asla tutmaz der Schopenhauer. Ayrıca insanların zekalarını anneden, vücut özelliklerini ve karakterini babadan aldıklarını henüz yeterli genetik çalışmalarının olmadığı o yıllarda tespit etmiştir. Cinsellik hakkında da seks ve orgazmın türün kendini devam ettirebilmesi için bir güdüleme, bir nevi kadın ile erkeğe verilen bir ödül olduğundan bahseder. Aşk, kadın erkek ve türlerin devamı konuları hakkında değişik ve çarpıcı saptamalarla, bir sosyolog antropolog psikolog kadar konuya hakim olup, aşka varoluşsal açıdan bakılmış çarpıcı bir kısa kitaptır. "...sadece öznel bir ihtiyaç olan cinsel dürtü, Çok akıllı bir tarzda nesnel bir hayranlık maskesini takmayı ve bu yoldan bilinci aldatmasını Çok iyi bilir." .... "erkeğin doğası gereği aşkta vefasızlığa, kadının ise sürekli sadakata eğimli olduğu andan itibaren belirgin bir biçimde azalır. Hemen hemen bütün öteki kadınlar onu, sahip olmuş olduğu kadından daha fazla çekerler. Erkek değişiklik özler. Kadının aşkı ise, özellikle o andan sonra artmaya başlar. ... bundan ötürü erkeğin eşine sadakati yapaydır Kadının ki doğaldır. Dolayısıyla da, kadının ihaneti, nesnel olarak, sonuçları bakımından olduğu kadar, öznel olarak doğaya aykırılığı bakımından da erkeğinkinden Çok daha az bağışlanabilir bir ihanettir. " "tabiat amaçlarına ulaşabilmek için bireyin içine belirli bir hezeyanın tohumlarını eker ve bu yolla da, gerçekte sadece türün yararına olduğu halde ona bunu, sanki kendi yararınaymış gibi gösterir. böylece birey türünün çıkarlarına hizmet edebilecektir. oysaki aslında kendi
Felsefe-Düşünce
Aşkın MetafiziğiArthur Schopenhauer · Yapı Kredi Yayınları · 201916,8bin okunma
Makyavelizm
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2021 22:46
1500 lü yılların başında 43 yaşındaki Niccolo Machiavelli' in, Lorenzo de Medici'nin oğlu Piero de Medici'ye yazdığı öğüt/mektup tadındaki eserlerinin derlendiği, asıl adı "De Principatibus" olan ve yazarın ölümünden beş yıl sonra basılabilmiş politik analiz kitabıdır. Eser Machiavelli’nin en bilinen eseridir ve fransızlarca edebi yaşama kazandırılmış ‘makyavelizm felsefesinin' temelini oluşturmaktadır. Makyavelizm düşüncesine göre devlet hiçbir şekilde sorgulanamaz. Devletin selameti ve başka birçok kişinin yaşaması için bir kişinin öldürülmesi gerekiyorsa öldürülmelidir. Bu eseri en önemli kılan şey; Machiavelli' in verdiği öğütlerden ziyade sürü psikolojisini ve halkın sosyolojik durumunu çok güzel tespit edebilmesidir. Hükümdar'ı okuduktan sonra görüyoruz ki, binlerce yıl geçmesine rağmen insan psikolojisi, lider arayışı, kitlelerin liderlere bakışı ve kul köle oluşu arasında hiçbir değişiklik yok. Hükümdar'ın tozlu raflarda yok olması yerine hala günümüzde popüler bir kitap olabilmesi de zaten 21. yy siyasetine uyarlanabiliyor olmasından ve halkın yönetilme psikolojisinin hala aynı olmasından ileri geliyor. -alıntı- "gerçekten sahiplenebilmek için yakıp yıkmaktan başka bir çare yoktur. ve özgürce yaşamaya alışık bir kenti ele geçiren biri eğer o kenti yakıp yıkmazsa, kendisi o kent tarafından yakılıp yıkılmayı bekliyor demektir." "ve insanlar öylesine basitler ve günün gereklerine uymayı öylesine iyi bilirler ki aldatmaya kalkan kişi, karşısında aldanmaya hazır birini bulur her zaman." "en iyi kale halkın nefretini çekmemektir. eğer halk senden nefret ediyorsa, istediğin kadar kale al yap, gene seni kurtaramaz. çünkü halk silaha sarıldı mı, ona yardım edecek yabancılar hiçbir zaman eksik olmaz." "üç tür insan vardır. insanların kimileri kendiliğinden anlar,
Roman
HükümdarNiccolo Machiavelli · Martı Yayınları · 201320,3bin okunma
seyit
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 27. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2021 15:32
1958'de Novy Mir (yeni dünya) dergisi'nde yayınlanmış olan roman tadındaki uzun Aytmatov öyküsüdür. Olaylar 1943 yılı Ağustos ayında 2. dünya savaşı yıllarında Kırgızistan'da geçer. Cemile bir aşk hikayesi olmasının yanı sıra bir maneviyat hikayesidir. Bütün somut, görünen, keyfi lezzetleri bırakma; ve hayale, manaya, duyguya prim verme öyküsüdür. Karşılıksız aşkın serkeşliğini ama içlerde bir yerde yıllar geçse de silip atılamayacak onulmaz yarayı da tanıştırır bize. Yazar edebi dili ve tasvir yeteneğini bir fırça gibi kullanarak resmen bir yağlıboya tablo yapmış biz okurlara. Öyle ki; gözünüzü kapattığınızda sararmış Kırgız bozkırında ahıl atlarının çektiği bir arabada türkü söyleyen Danyar’ı ve onun omzuna başını koyan Cemile’yi tüm renkleri ile görebilirsiniz. Luis Aragon Fransızca' ya çevirdiği bu öyküye yazmış olduğu önsözde Cemile hikayesi için “dünyanın en güzel aşk hikayesi” ifadesini kullanmıştır ve böylece Cengiz Aytmatov tüm edebiyat dünyasında tanınır bir yazar olarak ünlenmiştir. -alıntı- “sanki havada asılı kalmış türkünün son melodisini de dinlemek istercesine başını omzuna eğmiş öylece oturuyordu. danyar uzaklaşıp gidince ikimiz de köye varıncaya kadar ağzımızı açıp tek bir kelime dahi etmedik. hem konuşacak bir şey de yoktu! zaten kelimeler her zaman, her şeyi anlatmaya yetmezdi…” '' yine o tuz beyazı serapta, batıda, şekilsiz bir güneş yüzüyor, dalgalanıyordu. ötede,kapalı, belirsiz bir ufkun üzerinde, portakal kırmızısı fırtına bulutları toplanmaktaydı. bora halinde esen kuru bir rüzgar atların yanaklarını köpüklere beyazlatıyor, yelelerini ağır ağır sallıyor ve sonra uzaklaşıp yamaçlardaki pelin saplarına dalgalandırıyordu.'' "ansızın çakıveren düşüncelerdi bunlar gelip geçerlerdi, en büyük mutluluğum, cemile'nin çocuk dudakları gibi
Öykü
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,6bin okunma