Serhat Akış

Han Kang’ın neden Nobel aldığını en iyi özetleyen yazıydı : “ tematik cesaret “ 👏🏻👏🏻

Melike Zeynep Akış

@melikemza7
·
Han Kang 2024 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü alarak bu ünvanı alan ilk Asyalı kadın olmuştur. En meşhur eseri Vejetaryen, aile içindeki çöküşün rahatsız edici ama sürükleyici bir hikayesi. Başkahraman Yeong-hye mutsuz bir evliliğin içinde yıllarca sessiz bir şekilde eşine hizmet ederek ve hiçbir sorun çıkartmadan yaşar. Bir gün gördüğü bir rüya yüzünden aniden vejetaryen olmaya karar verir. Kitaptaki kahramanlar bu duruma anlam veremez; hatta bu kitabı okuyanlar bile anlaşılmaz bulabilir. Bu aslında onun çocukluğundan beri ailesinden, babasından, kocasından gelen fiziksel ve duygusal şiddetin sonucu. Çünkü Yeong kendi bedeni ve hayatı konusunda artık bir kontrol kazanmak ister. Yeong-hye’nin et yemeyi bıraktığını öğrenince babasının kocasından sana et yemeği yapmıyor diye özür dilemesi Güney Kore’deki ataerkilliğin ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Kitap bu koyu ataerkil sistemin kadınların duygularına ve başkaldırılarına ne kadar tahammülsüz olduğunu anlatır. Yeong kendi direnişini hiç konuşmayarak yapar ve bu onu kontrol edilemez birine dönüştürür, çevresindekileri çıldırtır. Ailesi ve kocası tarafından sürekli “kendini ifade etmesi” değil “uyum sağlaması” dayatıldığı için Yeong konuşsa da onu kimse dinlemez. Bu yüzden susmak onun en özgür tercihi olur. Bu hikayede aslında Yeong anlaşılmaz birisi değil, sorun sadece yanlış insanlara anlatılmak zorunda kalması. Kitabın konusu ilginç olsa da çok fazla rahatsız edici unsur vardı. Bu rahatsız edici yanını yine Kore yapımı olan Parazit filmine benzettim. Nobel almasını hak edecek ne oldu anlayamadım. Bence bu yazardan önce Nobel alması gereken Murakami, Coelho gibi yazarlar var. Han Kang’ın Nobel’e uzanması bana edebi başarıdan çok, tematik cesaretin ödüllendirilmesi gibi geldi. P.S. Bu kitabın bana kattığı bir şey de
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·348 syf.··
2023 7. kitabı
Zorba'yı okurken Ege’nin iki yakasını birleştiren ortak kültürün ete kemiğe bürünmüş halini okur gibi hissediyoruz. Yunanlı bir yazarın kaleminden çıkmış ama satır aralarında bize, Anadolu’ya, bizim insanımıza dair pek çok şey fısıldıyor. Hatta öyle ki kitabın kapağında zeybek oynayan bir figür var; mesela iç sayfalarda bir yerlerde birinin “İki keklik” türküsünü söylediğini bile duyabiliyorsunuz. Dini atıflarla yazılmış bir roman Zorba. Ancak ilginçtir, Türkiye’de bu tonda bir roman yazmak zordur; çünkü bizde din çoğunlukla ya kutsanır ya dışlanır – ama anlatılmaz. Kazancakis’in romanında Hristiyanlık yer yer hicvedilse de aslında dini motifler karakterlerin hayatına işleyen, öğretici ve düşündürücü bir arka plan olarak duruyor. Bu haliyle bile kendi dinleri üzerine yazılmış birçok metinden daha çok şey anlatıyor – çünkü gösteriyor. Zorba çok etkileyici bir karakter. Ama ne kadar etkileniyorsun ya da ne kadar sevebiliyorsun, bu biraz da senin kim olduğuna, hayatının hangi döneminde olduğuna bağlı. Gençken başka bir yerinden tutuyorsun Zorba’yı, yaş aldıkça bambaşka şeyler söylüyor sana. Kadınsan başka, erkeksen başka türlü geçiyor içine. Ama her hâlükârda gerçek bir karakter. Bu müthiş karakterden bir söz ile bitireyim bu yazıyı: “İyi de olsa, kötü de olsa insan insandır be patron...”
Edebiyat
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma

Serhat Akış

, bir kitabı yarım bıraktı
Harriet Lerner
7.1/10 · 184 okunma
Kitabı yarım bıraktım. Kitapta özellikle yazarın konuyu anlatırken hep başından geçen kişisel öyküleri anlatmasını beğenmedim. Okuyan kişiyle arada bir samimiyet bağı kursa da benim hoşuma gitmedi. İlerleyen dönemde belki tekrar elime alabilirim ancak şimdilik bırakıyorum.
Korku DansıHarriet Lerner · Varlık Yayınları · 2016184 okunma
10/10
·124 syf.··
2025 6. kitabı
Yaşar Kemal’in Ağrıdağı Efsanesi’ni büyük bir keyifle okudum. Enfes bir aşk, gelenek-görenek ve mertlik hikâyesi… Kitap, sadece bir efsaneyi anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda insanın geleneklere olan bağlılığının ne denli güçlü olabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Alt metinlerinde ise halkın birleştiğinde nasıl iktidarı sarsabileceğini gösteren güçlü bir yapı var. Kitapta halk içinde “görünmez” olan ama hikâyesi olan insanlar var; Demirci Hüso, Kervan Şeyhi, Sofi Memo gibi karakterler adeta bir halk belgeseli gibi karşımıza çıkıyor. Her biri ayrı bir derinlik, ayrı bir hayat. Kitabın her cümlesi adeta bir hazine gibiydi; çok lezzetliydi, çok beğendim.
Edebiyat
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma