Serhat Akış

Gözü daha yükseklerde olan herkes, günün birinde gözünün kararabileceğini hesaba katmalıdır. Nedir göz kararması? Düşme korkusu mu? Peki ama gözetleme kulesinin sapasağlam tırabzanları da olsa bu korkuya kapılırız, neden? Yok, göz kararması düşme korkusundan farklı bir şey. Bizi çağıran, bizi kışkırtan, altımızdaki boşluğun sesidir göz kararması; düşme arzusudur. Bu arzunun karşısında ise dehşete kapılır, kendimizi korumaya çalışırız.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Bu okumam, Rusya'nın Ukrayna işgali dönemine denk geldi. Tesadüf o ki bu kitap da, Rusya'nın Çekoslovakya işgali üzerine inşa edilmiş bir roman. Kitapta dört karakter var: Tomas, Tereza, Franz ve Sabina. Bu karakterler arasındaki ilişkiler, gitgeller, istekler ve arzular, cinsellik ile örülen romanda; bu dörtlünün kaderi işgalin gölgesinde şekilleniyor. Varolan düzene karşı koyan ve cerrahlık mesleğinden, sisteme aykırı olduğu gerekçesiyle aforoz edilen Tomas'a, pişman olduğunu ilan ederse eski prestijli mesleğine geri dönebileceği söyleniyor. Ancak o, bunu reddediyor. Tereza, Tomas'a çok aşık, kendince güçsüzlükleri olan bir kadın ama Tomas tarafından alenen sürekli aldatılıyor. Franz, başarılı bir akademisyen ve biraz macera arıyor. Sabina ise bir ressam; fakat o da aradığını bulamayanlardan. Kundera, komünizmi savunan bir yazar olmasına rağmen, ülkesinin komünizm tarafından işgaline şiddetle karşı. Komünizmin ideal bir yönetim biçimi olduğunu savunsa da, pratikte işlerin kontrolden çıktığını açıkça anlatıyor. Bu bir felsefi roman. Yazar, kendi varoluşçu felsefesini romanın içine yediriyor ve aralarda bizzat kendisinin konuştuğu sekanslar bulunuyor. Ancak bu geçişleri oldukça yumuşak yapıyor. Birçok derdi olan Kundera'dan iki alıntı yapıp ne demek istediğine odaklanalım: Es muss sein: Kitapta sıkça geçen bir ifade. Türkçesi "olmalı". Kundera bununla ne demek istiyor? Belirli bir şeyin kaçınılmaz olması ve yapılması gerektiği fikri. Bu ifade, karakterlerin kaderlerini ya da hayatlarındaki önemli olayları kontrol etme gücüne sahip olmadıkları duygusunu anlatıyor. Bu ifadede bir zorunluluk ve kaçınılmazlık hissi var. Örneğin, Tomas’ın *"es muss sein"*i cerrah olmak; neşteri vurduğunda insanın içini açıp o tanrısal hisse kapılmak. Sabina’nın *"es muss sein"*i ise
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · Can Yayınları · 202413,2bin okunma

Serhat Akış

, bir kitap okudu
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Milan Kundera
7.6/10 · 13,2bin okunma
Kamü'yü kamüleşerek eleştirmek
Öyle bir toplumun içine düşmüşüz ki her şey beyin yıkıyor. Bizim ölçülerimiz başkadır. Okumalı ama ne zaman. İnsanımıza neyi esas olarak verdikten sonra. Zavallı roman okuyucusu Doğulular, çarpık Müslümanlar. Kamü'nün İdam'ına bakın. Kıskıvrak yakalıyor, Tanzimat ve Cumhuriyet'in buyur ettiği kültür emperyalizminin yaralılarını, hedefine götürüyor. Bütününe muhalif olunsa bile söylediklerinin, bizde uyandırdığı reaksiyonlar kendisinin yola çıktığı esaslara uygun biçimde oluyor. Yani kamü'yü kamüleşerek eleştiriyoruz. Bizim ölçümüz başkadır. Ahmed er-Rifai Hazretleri'nin şu sözünü analım: "Bir kimseyi havaya uçuyor görseniz, buna bakmayın. Yaptıklarının şeriata uygunluğuna bakın." Evet sanat ve şeriat noktasına geldik. Açık iki kapı. Sanat bu iki kapıdan aynı anda geçilebiliyorsa sanattır bizim için. Başka türlüsü de sanattır belki ama onların sanatıdır o. Bizce makbul olmaz.
Sayfa 106 - Ketebe·Kitabı yarım bıraktı
Edebiyat
Mücadeleye Devam
Kitabı 120.sayfada yarım bıraktım. Günlük tarzında yazılmış bu kitapta Cahit Zarifoğlu'nun fikir dünyasına konuk olduk. Yazarın kolay okunmak gibi bir kaygısı olmadığını düşünüyorum. Kitap kesinlikle kötü değil, içerisinde alacak olana çok güzel dersler var. Allah korkusu olan bir yazar bulmak kolay olmadığından kendimi epey zorladım ama çok büyük bir dikkat gerektiriyor okuması. Odaklanmak şart. Azalan ve dağılan dikkatimle bunu bu dönemde başaramasam da şu ana kadar okuduğum kısımdan dolayı memnunum. Yine de mücadeleye devam. Belki bir gün tekrar elime alırım.
Edebiyat
YaşamakCahit Zarifoğlu · Ketebe Yayınları · 202211,2bin okunma
Reklam