Edhem

En vurucu yer..
Bunun üzerine delikanlı, her şeyi yazmış olan El'e doğru döndü. Ve daha ağzım açıp tek sözcük söylemeden, evrenin sessizleştiğini ve hep böyle sessiz kalacağını hissetti. Bir sevgi coşkusu fışkırdı yüreğinden ve ağlamaya başladı. Şimdiye kadar hiç yapmadığı bir duaydı bu, çünkü sözcüksüz bir yakarıydı ve hiçbir şey istemiyordu. Koyunlarına bir otlak bulduğu için şükretmiyordu; daha fazla kristal satmak için yakarmıyordu; rastladığı kadının dönüşünü beklemesini dilemiyordu. Oluşan sessizlikte çölün, rüzgârın ve Güneş'in de El'in yazmış olduğu işaretleri aradıklarını, kendi yollarını izlemek ve zümrüt parçasının üzerine kazınmış olan şeyi anlamak istediklerini anladı. Bu işaretlerin Yeryüzü'nde ve Uzay'da dağılmış olduklarını, görünüşte hiçbir varlık nedenleri ve anlamları bulunmadığını; ne çöllerin, ne rüzgârların, ne güneşlerin ve ne de insanların niçin yaratılmış olduklarını bilmediklerini biliyordu. Ama El'in bütün bunlar için bir nedeni vardı ve yalnızca o, bu mucizeleri gerçekleştirebilir, okyanusları çöle ve insanları rüzgâra dönüştürebilirdi. Çünkü bir yüce iradenin, Evren'i, dünyanın yaratılışının altıncı gününün Büyük Yapıt'a dönüştüğü noktaya götürmüş olduğunu yalnızca bu El anlıyordu. VE DELİKANLI, EVRENİN RUHU'NA DALDI VE EVRENİN RUHU'NUN, TANRI'NIN RUHU'NUN PARÇASI OLDUĞUNU GÖRDÜ VE TANRI'NIN RUHU'NUN, KENDİ RUHU OLDUĞUNU GÖRDÜ.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İptal
Güneş doğunca ateşin hükmü kalır mı?
Sayfa 179·Kitabı okudu
Ey Yusuf`un Tanrısı, dedi Züleyha. Hissediyorum ki Bana Yusuf kadar yakınsın Bana kalbim kadar yakınsın Bana benim kadar yakınsın, yok, dedi Züleyha, bana benden daha yakınsın. Sen benim kalbimdesin. Yok yok, dedi Züleyha, Rabbim sen benim kalbimde değilsin, sen benim kalbimsin.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Edebiyat
"Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık."
Beden çok kereler değişir ama ruh asla değişmez!
Sayfa 157·Kitabı okudu
Din