- STEFAN ZWEIG - RAHEL TANRI'YLA HESAPLAŞIYOR -
#okudumbitti
#kitapyorum
Merhabalar. Yine ben geldim ve yine bir kitap yorumu ile geldim doğal olarak :D . Bu ara okuma düzenim yoluna girdi gibi hissediyorum, güz mevsimi geldiğinden midir sebep bilemiyorum, okudukça okumak istiyorum sürekli. Siz bu hissi biliyorsunuz sevgili arkadaşlar durduramıyorum bu isteği hayırlısı bakalım :D.
Bir önceki gönderide bir psikoloji kitabı okumuştum ve yorumunuda girdim gözden kaçıran arkadaşlarım için belirtmek isterim bakabilirsiniz yoruma. Psikoloji türü kitap ağır gelmedi aksine zevkliydi ama araya bir Zweig koymak istedim. Kitaplarımın arasından bunu alıverdim. Zweig serisinden okuyup bitirdiğim 11. kitap oldu #raheltanrıylahesaplaşıyor . Kitap 56 sayfadan oluşuyor bu da bir #stefanzweig vazgeçilmez unsuru; sayfa sayısı zaten biliyorsunuz.
Kitapta;
-Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor,
-Ölü Kafası,
çerçevesinde toplamda 2 başlık var.
"Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor" bölümünde adından da anlaşılacağı üzere İsrailoğulları'nın ezeli anası Rahel'in ruhunun dile gelip Tanrı'ya hesap sorması anlatılıyor kısaca.
"Ölü Kafası" adlı bölümde ise Ruzena Seldak isminde bir kadının yüzü kurukafa kadar korkunç olduğu için bu 'ölü kafası' lakabı takılmış ve ayrıca onun yanına yaklaşmaya korkan insanlar, şeytan'ın bizzat Ruzela'nın burnunu sıktığını düşünüyorlar. Asıl konu ise çocukluğundan başlayarak anne oluncaya değin yaşamı orman'da süren Ruzena, çocukken bir gün orman yolunda evine dönerken 3 kişinin tecavüzüne uğruyor ve hamile kalıyor maalesef,(bu kısmı üzülerek yazıyorum ne yazık ki..) zor kabullense de Karel Seldak isminde bir erkek çocuğu doğuruyor ve zamanla onu tüm insanlardan sakınıyor çünkü çocuk Ruzena'dan çok güzel, pamuk gibi bembeyaz bir yüzü ve kestane rengi saçları var. Bu çocuk 17
Bu yıl kurban bayramında nasip oldu Konya'ya gitmek... Mevlana'yı ziyaret etmek...
Zaman kavramı olmayan yerdir Mevlana Türbesi (müzesi).. En az 1 buçuk saat gezersiniz içeride fakat size 10 dakikaymış gibi gelir efsunlu gibidir...
Her ne ise.. Asıl mevzu Konya dönüşü babamın bana Şemsi ve Mevlana'yı anlatmasıyla başladı... Kısa kısa yaşadıkları yüce aşktan bahsetti... Ve oku dedi! Mutlaka bu kitabı oku....
Ve okuyun.... Siz de mutlaka okuyun... Kaybolun bu yüce aşkın içinde... Kaybolun saflığın ve güzelliğin içinde....
Okuduğum ikinci Zweig kitabı olmasına rağmen yazarın tüm eserlerinde vermek istediği mesajı ve yazma amacını anlatan bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ne muhteşem bir yazarsın Zweig, neden intihar ettin? Hitler’in baskısına dayanamamış olman çok üzücü ama eminim intihar etme sebeplerinin arasında başka nedenlerde yer alıyordur. Dip not; nedenini anlamak için tüm kitaplarını okuyacağım.
Olağanüstü bir gece, adından da anlaşılacağı üzere kahramanın yaşadığı tek bir gece hayatının kalanını değiştiriyor. Olmak istediği kişiyle olduğu kişi arasında sıkışıp kalan bir adamın iç dünyasıyla olan hesaplaşmalarını ele alan bu modern klasik sizi okurken bir kere değil birçok kere düşündürüyor.
Ben bunu yaptım ama neden yaptım? Gerçekten istediğim için mi yaptım, yanlış olduğu için mi yaptım, yapmaya mecbur kaldığım için mi yaptım?.. Düşündüm, çok kez düşündüm, ben olsam ne yapardım? Sürekli düşündüren, düşündükçe kendini sevdiren, sevdikçe okutan, okudukça yeniden düşündüren bir eser.
Çünkü o bir Zweig. Çünkü o insan psikolojisini en iyi analiz edebilen, başkalarının 10 sayfayla anlatmaya çalıştığını tek bir cümleyle anlatabilen, kendisinden öğreneceğimiz çok şey olan bir adamdır. Bakınız kitabın en güzel alıntısıyla örnek vereyim;
“Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.”
Kısacık ama darbe etkisi yaratan bu kitabı mutlaka okumanızı öneriyorum. Ben yazarın tüm kitaplarını okuyacağıma dair kendime söz vererek yorumlamamı bitiriyorum. Saygılar.