“Her insanın derininde kendinden az çok gizlediği, içinde çocukluk dramının aksesuarlarının bulunduğu bir arka odası vardır. Kimseyi sokamadığı bu gizli odasına mutlaka girecek olanlar yalnız kendi çocuklarıdır.”
Alice Miller, Yetenekli Çocuğun Dramı’nı ilk olarak 1979’da yazmış, ancak bundan 16 yıl sonra eserinde kapsamlı değişiklikler ve uyarlamalar yapma gereğini duyarak bu eseri 1996’da yeniden kaleme almıştır. (Bu kitap 1996 çalışmasıdır.)
Bu kitabında, çocukluğumuzda uğratıldığımız zararların, bilinç dışına itilmiş, baskılanmış duygularımızın tamamen bilinçli bir şekilde gün yüzüne çıkarılması ile kendimizi onarabileceğimizden, değiştirebileceğimizden bahsediyor.
Miller’a göre, ebeveynlerini mutlu etmek adına kendi duygularını hiçe sayan bir çocuk sahte benlik oluşturur. Asıl benliği bilinç dışına attığı, bastırdığı istekleri ve duygularıdır. Bu iki benlik bireyde bir bunalım oluşturur. Bu bunalımın aşılması için kişi, yok saydığı tüm duygularını bilinç düzeyine çıkarmalıdır. Çocukluğunda ihtiyaçları doyurulmamış bir birey, kendi çocuğunda bu ihtiyaçları gidermeye çalışır. Kişi ne kadar eğitimli olursa olsun bu bilinç dışındaki gereksinimler bireyi zorlar. Kısacası birey, kendi çocukluk yaralarını fark edip kabullenmezse kendi çocuğunda farkında olmadan derin yaralar açabilir.
Bu kitap, çocukların duygularının, düşüncelerinin önemsenmesi ve dikkate alınması gerektiğini çok güzel bir şekilde açıklıyor. Aslında “Ne de olsa çocuk, unutur,” algısının doğru olmadığını ve çocukların her şeyi aklında tuttuğunu; öğrendikleri, yaşadıkları her şeyin onları birer yetişkin olma yolculuğunda şekillendirdiğini unutmamız gerekir. Sadece psikoloji ile ilgilenenlerin değil, herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Umarım en kısa zamanda bir şans verirsiniz.