Öyle acizdim ki bitti derken bile devam edelim istedim.
Son konuşmamızı yaparken öyle sarılmak istedim ki , hem ondan kaçıp kurtulmak hem de deli gibi sarılıp öylece kalmak istedim.
Her şey bitti derken bile lütfen hiçbir şey bitmemiş olsun dedim içimden.
O öylece soğuk , yere bakarken ve bana olan aidiyetini tamamen kaybetmişken bile öpmek istedim onu.
O gün kendimi nasıl zor tuttuğumu, bugün hâlâ tüm hücrelerimle hatırlıyorum.
Ağladım o gün ve istedim ki gözyaşlarımı silsin her şey geçti desin.
O kadar zor ki bir insandan nefret ederken her zerrenle onu istemek.
Hadi ben gidiyorum derken, acaba kolumdan tutar mı diye düşünmek öyle acizce ki...
Hem canını deli gibi yakan hem de seni iyileştirebilecek tek insanın "o" olduğunu bilmek ve bunu reddetmeye çalışmak öyle yorucu ki...
Onu bir daha görmek bile istemiyorsun ama bir sarılsa öpse her şeye tamam diyeceksin.
Olmuyor tabii.
Kalpsiz olan buz gibi otururken o gün giden gitti ve defalarca arkasına dönüp bakarak, bir ümit o da bakıyor mu diyerek...
Ama orada oturan asla dönüp bakmadı .
Seni sonsuza dek sevebilirdim, şimdi gidiyorum...
TÜKENİYORUZ
Ayrı ayrı yerlerde
örttük acılarımızı.
Hiç sevmemiş gibi,
Yüzümüze çarpıp
kapattık kapıları.
Her gün
biraz daha tükeniyoruz..
Oysa dibimizdeydi.
Yüreğimizde,
Gözlerimizdeydi.
O bitmez
tükenmez kavgaları
İçimizden atamadık...
Bir adımdı
belki mutluluk
Yakalayamadık...
Senden sonra
Sokak çocuğunun
gözlerini giyindi
yüreğim.
İçinden kayıp düşen
yıldızları tutmadı.
Saçlarına sızan
ışığı görmedi.
Enginlere açılan
rüzgarları yoktu...