#k:147.
Orwell, bu romanında Sovyet devriminden sonraki yönetime ve Stalin’in diktatör rejimine eleştirilerde bulunuyor. Kitapta dönemin ezilen halkından tutun, siyasi gücün zehriyle hırslanıp, kutsal olarak görülen değerleri bile kendi lehine çeviren politikacılara, medya propagandasına ve daha bir sürü gerçeğe rastlamak mümkün. Orwell’ın kitapta kendi dönemini eleştirdiği görülse de hem geçmişe hem günümüze yönelik farklı çıkarımlar yapılabilir.
Rejimler değişse bile yerine geçen baskıcı yönetimler, halka sözleriyle güzel vaatlerde bulunarak onların salt bu söze inanmalarını ister. Arka planda ise halkı eğitimsiz, cahil bırakma ve sorgulamayan bir kitle oluşturma politikası yürütür. Kendi özgürlüğü ve zenginliği tüm toplum problemlerinden ve toplumdan daha önemlidir çünkü eline geçirdiği gücün büyüsü baş döndürücü ve zehirlidir.Değiştirilmek istenen düzene geri dönülmüş, tarih tekerrür etmiştir. Eğitimin önemi kitapla bir kez daha anlaşılmıştır. Hep birlikte ayaklanmayı başarılı şekilde gerçekleştirmiş olsalar da, domuzların okuyup-öğrenmesi, gücü elinde bulundurmalarına sebep olmuş ve diğer hayvanlar verilen buyruklara uymak zorunda kalmışlardır. Bir milletin sağlıklı bir yaşam sürmesi ve ilerlemesi için eğitim şarttır. Mustafa Kemal’in de dediği gibi “Bir millet irfan ordusuna sahip olmadıkça muharebe mekanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuna bağlıdır.”