Esmen Öztürkoğlu

Kitabın girişi..
“Tanrı verdi, tanrı aldı demişti kadına büyükannesi mezar çukurunun başında. Ama doğru değildi bu; çünkü Tanrı var olandan çok daha fazlasını almıştı... -sırtında okul çantasıyla evden koşarak çıkan küçük kız toprağın altındaydı işte;.. -solgun parmaklarıyla piyano çalan on yaşındaki kız orada öylece yatıyordu;... -saçları bakır kızılı parladığı için erkeklerin arkasından baktığı yeniyetme kızın üzeri örtülmüştü;.. -aman anne diyerek yaptığı işi elinden alacak yetişkin kadının da ağzına ağır ağır toprak dolmuştu.”
Sayfa 15 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Bu giriş❤️
Reklam
dört tik atmışlar galiba :(
Aslında, ABD'li karar vericilerin yapmaları gereken birkaç önemli iş vardı! Birincisi, Türkiye'nin yönetimindeki etkisi bariz Kemalist bürokrasisinin çanına ot tıkanmalı, yerleri Osmanlıcı muhafazakarlarla doldurulmalıydı. İkincisi, Türkiye'nin geleceği demek olan üniversitelerdeki ilerici, demokrat, sosyalist bilim insanlarına işlerinden el çektirilmeli, yerlerine Amerikancı hocalar yerleştirilmeli, onların sayesinde, yetişecek yeni neslin rotası Amerika'dan yana çizdirilmeliydi. Üçüncüsü, çağdaşlarından geriye düşmeme idealini benimsemiş tüm sanat ve kültür odaklarının derinlerine sızılmalıydı. Halihazırda neredeyse tümü ilerici, demokrat, sosyalistlerden oluşan kültür dünyası bir an önce itibarsızlaştırılmalı, alaşağı edilmeliydi. Dördüncüsü, iktidara gelme ya da ortak olma ihtimali olan bütün siyasi partilerin gelecekteki kadroları, daha iktidara ulaşmadan ele geçirilmeli, ancak ele geçirilebiliyorlarsa yolları açılmalıydı.
Sayfa 186·Kitabı okudu
Ah güzel ülkem :(

Esmen Öztürkoğlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.·
11 günde okudu
·
2024 47. kitabı
Ingeborg Bachmann
7.9/10 · 905 okunma

Esmen Öztürkoğlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·336 syf.·
Beğendi
·
6 günde okudu
·
2024 12. kitabı
Milan Kundera
7.6/10 · 13,2bin okunma
Unutulup gitmeden önce kitsch'e dönüştürecekler hepimizi.
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Bir kitap, içimizdeki donmuş denize inen balta gibi olmalı
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 302. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2023 15:56
"Bir kitap, içimizdeki donmuş denize inen balta gibi olmalı.” diye bir sözü var ya Franz Kafka’nın, işte, bu kitap o. Arka kapakta karşıma Sylvia Plath, Clarice Lispector isimleri çıkınca, beni neyin beklediğini az çok tahmin etmiştim. Ama karşımda Mrs. Dalloway’in koluna girmiş hard rock versiyonu bir Madame Bovary, Madam Bovary’nin sırtına çıkmış bir Zenime bulacağımdan haberim yoktu. Tabi ya, Zenime. Hani şu hayatından bıkmış koltuklar, başeğmiş kapılar, baygın düşmüş eşiklerle dolu bir evde elinde kılıçla gezen Zenime. Leyla Erbil’in Zenime’si. Karakter yeni evli, yeni anne bir kadın. Kocasının çok sevdiği gökyüzü üstüne kapatılmış sanki. Sanki hayat ışıksız bir tünel ve kadında klostrofobi var. Bu ruh hali yeterince korkutucu değilmiş gibi, Harwicz’in acımasız kalem ucu, bastırarak yazan. Ve Harwicz’in dilinin üstündeki o keskin jilet, kanatacak yer arayan. Harwicz o jiletle, aile olmak ve ‘annelik ideali’yle ilgili arkaik sınırları kesip biçiyor. O jiletle, bir kadının öfke ve şiddetle büyüttüğü yüz yıllık karnını deşip içinde ne kadar irin varsa akıtıyor. Hani bizim toplumumuzda doğum sonrası karabasanlardan etkilenmesin diye sarı bir bez bağlarlar ya yatağın başına, Harwicz kapkara bir bayrak açıyor. Baltalara, jiletlere, kara bayraklara hazır değilseniz, rahatsız edici, saldırgan bir dilden hoşlanmıyorsanız okumayın derim. Hele ki yeni anne olmuşsanız, annelikle ilgili sıkışmışlık yaşıyorsanız, erteleyin derim. Kesinlikle acımasızca, rahatsız edici, insanın derisini soyan, korkutucu bir kitap bu. Ama çok acayiptir ki, estetik de. İyi ki okudum’la iyi ki bitti arasında sıkışmak isterseniz okuyun
Edebiyat
Geber AşkımAriana Harwicz · Çınar Yayınları · 20191,039 okunma
"Anne olmaktan başka bir şey yapmak imkansız" içime işleyen alıntısı. Ve en çarpıcı, en sert ve aynı zamanda en tanıdık ama en söylenemeyen "Anneyim ben. Nokta. Pişmanım esasında ama bunu söyleyemem bile"
Fazla sert, fazla saldırgan, fazla fazla…Ama arada senin fark ettiğin gibi küçük ayrıntılarda ne kadar çaresiz ve sıkışmış olduğunu gösteriyor. Ve toplum buna izin vermediği için asla sesli söyleyemeyen ne çok kadın var. 🙁