Uykusuz Sofî

Uykusuz Sofî
@Fakr_i
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Cemil Aydın'ın "İslam Dünyası Fikri" kitabını da okuduk çok şükür! Bu fikrin 1870'ler öncesinde olmadığını, her müslüman ülkenin ve vatandaşlarının kendi minik dünyasında huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşadığını tarihi örneklerle ispatlamaya çalışıyor. Yekpare bir İslâm dünyası yoktu, olmadı ve olmayacak da diyor. Üstelik bu fikrin Batılıların işine yaradığını, müslümanları ırksallaştırmak, İslamofobi için kullandıklarını iddia ediyor. Müslüman devletlerin işine geldikçe Ümmetçilik yaptığını, İslâm dünyasının geneline yönelik mesajlar verdiğini ama çoğu zaman milliyetçi ve mezhebî reflekslerle hareket ettiğini örneklerle gösteriyor. Osmanlı Devleti'nin dağılmasından sonra Suud, Mısır, Pakistan ve İran'ın nasıl kendilerini merkez kılmak için, İslâm dünyasının liderliğine oynadıklarını, gayret ettiklerini, bir takım cemaat yapılarını, örgütleri desteklediklerini, âlimleri, yazarları kendi projelerinde istihdam ettiklerini anlatıyor. Nice hayal kırıklıkları, gönül yorgunlukları...Okunmaya ve üzerinde düşünmeye değer doğrusu...
İslam Dünyası FikriCemil Aydın · Alfa Yayınları · 202130 okunma
Tarih
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
Durmuş Hocaoğlu'nun 9. vefat yıldönümü idi. Dün akşam Bağlarbaşı/Üsküdar'da dostları, arkadaşları ve talebelerini dinledik. Dertli bir adammış, "mustarip". Çok yönlü bir münevver. Bilgi aşığı bir adam. Titiz, hassas bir dindar, başörtüsünden dolayı sınıfa giremeyen öğrencileri için sınıfta gözyaşı döken bir hoca. Elektrik mühendisi, fizikçi, tarihçi, edebiyatçı, dostlarının deyimi ile bir "filozof". Eserleri yeniden neşrediliyor, iki kitabı yayınlanmış, üçüncüsü yolda. Mübarek adamlar! Yayınlanmış 3 kitabı var zaten, niye sunuşta bu kitapların isimlerini zikretmezsiniz, makalelerinin hangi dergilerde yayınladığından niye bahsetmezsiniz, çok mu zor?... **** "Bunalan aydınlar" aynı zamanda bunalımlar için "ilmî metodlar" keşfetmekte zorlanan kişilerdir. Bir yandan bir şeylerin kötü gitmekte olduğunu görmek, diğer yandan da bu kötü gidişata "nasıl mani olunacağını" tam olarak bilememek! Bu da onların en büyük "kurtuluş melcei" olarak "ideolojik mevzileri" görmelerine yol açmaktadır. Bu suretle bir çok felsefî fikir, ideolojikleştirilmekte, mistikleştirilmekte ve adeta din haline getirilmektedir" Durmuş Hocaoğlu, Düşük Şiddetli Devrim, s. 19.
Düşük Şiddetli Devrim Bir Entelijansiya KritiğiDurmuş Hocaoğlu · Kocav Yayınları · 018 okunma
Zafer Değil Sefer
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2019 21:45
Bir zamanlar bir televizyon kanalında İsmet Özel ile İsmail Kara epey müddet devam eden bir söyleşi programı gerçekleştirmişlerdi. O mesele de gündeme geldi. Kitaplaşsa iyi olur, denildi. İsmail Ağabey, tedbirli, ihtiyatlı bir insan. Hepsinin video kaydını almış, arşivinde tutmuş. Maalesef o Tv kanalının arşivinde bile yokmuş o kayıtlar. Neyse. Epey müddet kitaplaştırmak için uğraşmışlar, ama telif meselesi yüzünden gecikmiş. Şimdilik kisve-i tab'a bürünmeyi bekliyor. Bekliyoruz, inşallah gün yüzüne çıkar. Umutluyuz. Allah İsmail Kara'ya uzun ve bereketli bir ömür nasip etsin. Yoksa o güzelim konuşmalar da kaybolup gidecek... "Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar" kitabının adını ilk defa görüyordum. Cazibesine tutulduğum ve beni esir alan şey başkaydı. Fuat Köprülü bu eserini yayınladığı zaman 29 yaşında imiş. Evet 29 yaşında. Yıl 1919. Dahası var: Kitabı müjdeleyen ilk ihatalı yazıları ise 23 yaşında iken kaleme almış ve en muteber Türkiyat mecmualarında yayınlanmış. Yıl 1913-1914. Hadi bunlar da önemli değil diyelim. Aradan tam yarım asır geçmesine rağmen eser hâla aşılamamış...Başımı kaldırıp uzaklara baktığımda ilk farkettiğim şey; Fatih'in İstanbul'u fethettiği zaman 23 yaşında oluşunun bir menakıp, bir edebiyat olmadığı oldu..." İsmail Kara, Zafer Değil Sefer, s. 23. "Kitabın merkezinde Ahmet Yesevi ve Yunus Emre vardı. Anadolu'da yeşeren müslümanlığın iki büyük dil ustası ve mürşidi. Kurucu ve yaşatıcı iki dev...20'li yaşlarda bir Türk müellifi, Türk tarihinin en sıkıntılı ve karmaşık bir devrinde, devasa oryantalistleri hizaya sokarak, gerekirse "hesabını görerek" bütün bu derin vadilerde nasıl bu kadar rahatlıkla ve mahirane at koşturabiliyordu? Osmanlı Devleti'nin tarihten çekilip koparıldığı bir yıl. 1919. Müellif de bu yorgun ve müzmahil devletin bir
1000Kitap
Zafer Değil Seferİsmail Kara · Dergah Yayınları · 201949 okunma