Var olan tek fobi kendini bilme fobisidir. Psikanalizin ortaya koyduğu fazlasıyla yerleşik ve tutarlı insan doğası tablosunda görünen odur ki, kim olduğumuz her daim ziyadesiyle gözümüzü korkutur.
Zeynep sıhhatiyle, tabiiliğiyle, neşesiyle, güzelliğiyle insana daha ilk görüşte bir nevi yaşamak aşkı veren kadınlardandı. Daha yüzüne dikkatle bakmak fırsatını bulmadan, bu hissi kendimde yerleşmiş buldum. Birdenbire ömrümü ne kadar boş yere ve ne manasız şekilde harcadığımı anladım. Bir kaplumbağanın kabuğuna çekilişi gibi hiçbir manası olmayan bir vehimde, musallat bir fikirde yaşamış, bir sinir buhranına kendimi kaptırmıştım. İlk defa kendi kendime “Nedir, ne oluyorum?” diye o gece sordum. Bu genç kız veya kadının, hülasa kim olduğunu henüz layıkıyla bilmediğim bu güzel ve aydınlık mahlukun karşısında birdenbire içimdeki bin yaşlı ihtiyarın kaybolduğunu hissettim. Bir zindandan henüz kurtulmuş gibi hürdüm. O sıcak maden çağlayanına benzeyen sesin delaletiyle etrafımdaki alemi, eşya, renk, koku, şekil… her şeyi tatmağa başladım. Damarlarımda kanım başka türlü geziniyordu.